7 Haziran 2017 Çarşamba
Blogerlar Buluşması
Geç kalmış bir yazı ile yine buradayım. 30 Nisan 2017 de Yaşama Açılan Pencere'nin Ankara'da düzenlediği blogerlar buluşmasındaydım. 7 harika bloger ve yazar Tolga Aydoğan ile tanışıp kitaplar hakkında çok keyifli bir sohbet gerçekleştirdik. Etkinliği düzenleyen ve katrılımcı blogerların adresleri aşağıda. Ben biraz o keyifli pazardan bahsedeyim size,
Sevgili Elmas ve Sevgili Şafak sayesinde bir araya geldik. Nilüfer bu etkinlik için kızı ile Eskişehir'den gelmişti. Ben bir önceki gün Antalya'dan ev sahiplerimiz Elmas ve Şafak İstanbul'dan...
Kitaplardan, yayınevlerinden ve yeni nesil yazarlardan konuştuk. Ve yeni nesil yazarlardan Sevgili Tolga Aydoğan'ın katılımı ile yazarla sohbetimiz başladı. Benim en sevmediğim şey yazar söyleşisinde kitabını okumadan onunla kitapları ve kendisi hakkında sohbet etmektir. Tolga Bey ile de bu şekilde başladı sohbetimiz. Yazma tutkusunu, yazdığı dizileri ve kitaplarını konuştuk. Kısa ama oldukça keyifli bir sohbet oldu. Yayınevinin bizlere hediyesi olan kitaplarını imzalattık.
Bu buluşmaya sponsor olup bize hediye kitaplar gönderen yayınevlerinede ayrıca teşekkür ederim. Hediye kitapların fotoğrafları aşağıdadır... Böyle keyifli bir buluşma organize ettikleri için Sevgili Elmas ve Sevgili Şafak'a çok teşekkür ederim. Günün daha güzel geçmesini sağlayan Sevgili Tolga Aydoğan ve Sevgili Bloger arkadaşlarıma tekrar tekrar teşekkür ederim Tekrar görüşmek ve sohbet etmek dileğiyle.
Sevgiler
Çilek Kız,
Etkinliği düzenleyen blog:
http://www.yasamaacilanpencere.com/
Ev sahibi bloglar;
http://www.elmaspiriltilari.com/
http://www.safagindunyasi.com/
Katılımcı Blogerlar,
https://kozmokitap.blogspot.com.tr/
http://sonsayfasiask.blogspot.com.tr/
http://ugurbocegininkitapligi.blogspot.com.tr/
http://kzlgezegen.com/
http://nypdsena.blogspot.com.tr/
16 Nisan 2017 Pazar
Bay Mükemmel ile tanışmak ister misiniz?
Kitap Adı :
Mükemmel Serisi – Bay Mükemmel
Yazarı : Aşkın Nur Karataş
Yayınevi : Parola Yayınları
Türü : Erotic Romance
Puan : 5/5 *****
Yazarı : Aşkın Nur Karataş
Yayınevi : Parola Yayınları
Türü : Erotic Romance
Puan : 5/5 *****
Merhaba,
Yine bir seyahat ve tadı damağımda kalan “BAY MÜKEMMEL” kitap
yorumumla geldim… Öncelikle yazarın sıkı bir fanıyım o yüzden o ne yazsa okurum
beğenmezsem kendisine bunu açık yüreklilikle söylerim… Eleştiriye açık biri
olması günümüz yazarlarında nadir bulunan bir özelliktir. Benim sevdiğim ve
okuduğum yazarların böyle olması sanırım benim şansım…
Size bir sır vereyim mi? Serinin ikinci kitabı Bayan
Mükemmel de çok yakında raflarda yerini alacak…
Öncelikle Bay Mükemmel için Grinin Elli Tonu’na benziyor
diyenlere bir çift sözüm var… Evet, iki ortak özellik var kitabın ana erkek
karakterlerinin zengin birer dominant oluşu ve kızımızın bakire oluşu… Bunun
dışında hiçbir benzerlik yok her iki kitabı okumuş biri olarak bunu açık ve net
söyleyebilirim.
Nazenin Mimarlık Fakültesi son sınıf öğrencisidir… Ailesini
küçük yaşta kaybetmiş, hayatı tek başına sırtlamış yalnızlığını ev arkadaşı
dostları Eylül ve Burcu ile paylaşan narin, ürkek, güzeller güzeli bir kızdır. Antalya’da
garsonluk yaptığı otelde sakarlığı ve dalgınlığı ile Alp Ataman’ın dikkatini
çeker. Alp’in ortağı ve arkadaşı Handan
ile girdiği iddia sonucu Nazenin’in hayatına dâhil olması ve onu kendinin
yapması...
Yaşadıkları sadece
sex miydi? Tutku, şehvet, şefkat ve aşk bu ilişkinin neresindeydi? Okurken
elinizden bırakamayacaksınız. Bence bu kitaba bir şans verin…
Ayrıca instagram hesabımda Bay Mükemmel için çekiliş
yapıyorum katılmak isterseniz koşullar @ysmn978 de
Sevgiler,
Çilek Kız Yasemin.
31 Mart 2017 Cuma
Wattpad'in Sevilen Yazarı Aslı Özden'i tanıyalım mı?
Herkese Merhaba
uzun bir aradan sonra yeni bir söyleşi ile buradayım. Artık bol bol kitap
yorumu ve söyleşi ile sizinle olacağım…
Sevgili Aslı, söyleşi talebimi kabul ettiğin için çok teşekkür ederim demek isterdim ama sana emrivaki yaptım. Öncelikle inceliğin için teşekkür ederim emrivaki mi hiç tereddütsüz kabul ettiğin için.
Sevgili Aslı, söyleşi talebimi kabul ettiğin için çok teşekkür ederim demek isterdim ama sana emrivaki yaptım. Öncelikle inceliğin için teşekkür ederim emrivaki mi hiç tereddütsüz kabul ettiğin için.
Kabul edilmeyecek
hatun musun kuzum sen? Ayrıca seninle söyleşi yapma onurunu bana da verdiğin
için çok teşekkür ederim.
(Bal yazarım… Teşekkür
ederim)
1- Aslı Özden kimdir? Blog takipçilerim ve okuyucularına kendinden bahseder misin?
Aslı Özden… 29 mayıs1982 doğumlu, 17 yıldır eşine
âşık bir eş. 15 ve 13 yaşında iki erkek evladıyla arkadaş olan bir
anne. Üç kız kardeşin en büyüğü. Diğer ikisi okuyup öğretmen
olmasına rağmen 18 yaşında liseyi bitirdikten sonra okumayı değil evliliği
seçen bir kadın. Yazdıklarını okuyup beğenen okuyucularla beslenen bir
yazar.
2- 2 Erkek evlat annesi, eş ve yazar olarak bize bir gününü anlatır mısın?
Sanırım bütün kadınlar gibi koşuşturmaca ile güne
başlıyorum. Malum titiz bir eş ve oldukça dağınık iki delikanlının arasında
kalmak beni oldukça yoruyor. Geleni gideni eksik olmadığı için -bir arkadaşım
'senin otel' diye hitap eder evime- çoğu zamanım mutfakta geçiyor günüm.
Yaz günleri sabah bir saat yürüyüş yapmaya özen
gösteririm. Spor, müzik ve kitap vazgeçilmezlerim arasında.
3- Aslı’nın iyi bir okuyucu olduğunu biliyorum. Neler okursun belli bir tarzın var mı yoksa ne bulsan okur musun?
Ne bulsam okurum diyemeyeceğim. Kesinlikle bana
bir şeyler hissettirmeli. İlk bir kaç sayfayı okuduğumda kurgunun içerisine
girmişsem o kitap bitene kadar gözüme uyku girmez. Romantik, tarihi kurgu,
fantastik kısacası içinde aşk ve tutku olan kitaplar tercihimdir.
4-En
sevdiği 3 kitap nedir herkesin okuması gerekli diye düşündüğün?
Kuran'ı Kerim.
Alaca Karanlık serisi
Çile
Kimliksiz
Zoraki Gelin
Duygu
Ben üç dedim ama kitap canavarı aslım altı adet önermiş.
Aslı diyorsa okuyun azizim
5- Okumaktan
asla sıkılmam dediğin 3 yazar ismi lütfen.
Necip Fazıl Kısakürek
Fatih Murat Arsal
Selvi Atıcı
Işılca
6-Peki, Wattpad
de kitap okumayı seviyor musun?
Yazarken okumak biraz sıkıntı oluyor ama takip
ettiğim yazarlar var. Merakla bölüm bekleme heyecanını bende yaşıyorum yani.
7- Wattpad de okuyup
bizlere önerebileceğin hikâye var mı?
Oldukça fazla zaten bununla ilgili sayfama ayrı
bir çalışma ekledim. Acaba Ne Okusam? Başlığı altında sevdiğim okuduğum
hikâyeleri takipçilerime öneriyorum.
8- İşte söyleşinin
en heyecanlı kısmı, gelelim senin yazma tutkuna… İlk ne
zaman yazmaya başladın?
İlk olarak 14-15 yaşlarında şiirle başladım
yazmaya. Sonra araya evlilik ardından peş peşe iki çocuk girince uzun bir süre
uzak kaldım. Daha sonra sevgili kardeşimin sayesinde kitap okumaya başladım.
Lisede edebiyat hocamızın bir sözü vardı. ‘Okuma
aşkıyla bir kez tanışırsanız, kendinizi durduramaz kalemi elinize alır ve bir
daha bırakamazsınız,' diye aynen bende öyle oldum.
9- Yemin raflarda
okuyucu ile buluşmak üzere, neler hissediyorsun?
Yemin konusundaki heyecanım dorukta. Sanki ilk
bebeğim gibi. Elime alıp kokusunu içime çekeceğim anı sabırsızlıkla
bekliyorum.
Umarım kitabımı alıp okuyanlarda Yasemin ve Özgür'le
birlikte kurgunun içinde yaşamış gibi hisseder...
10-Yasemin’in (adaşım)
hikâyesini yazarken neler hissettin, Kitap olacağını düşünür müydün?
Yasemin’e yazdığım çok güçlü bir karakterdi. Bir
yemin uğruna herkesi ve her şeyi karşısına alabilen, bütün benliğini ortaya koyabilen
bir kadındı. Onu yazarken çok eleştiri almama rağmen çokta sevildiğinin de
farkındaydım. Ve kitap olacağını düşünmedim yani ilk olacağını düşünmedim. Hep
Sertaç ve Ada'nın ilk basılacağını hayal etmiştim. Ama kısmet ‘Yemin’miş.
11-Özgür’cüğümün
yaşadıkları, yazarken o duyguyu verebilmek seni zorladı mı?
Yazarken adeta yazdığınız kişiliğe
bürünüyorsunuz. Onun gibi düşünüyor onun gibi davranıyorsunuz. Tabii yine de
zorlanmadım desem yalan olur. İllaki tatlı zorlukları oldu.
12-Kitap hem Yasemin’in
hem de Özgür’ün ağzından anlatılıyor. Erkek ağzından yazmak nasıldı.
Üç erkekle birlikte yaşıyor olmanın da etkisiyle çok
zevkliydi Özgür'ün ağzından yazmak...
13- Kitabın
hazırlık sürecinden biraz bahseder misin?
Bambaşka bir duygu yaşıyorsunuz. Yani
hayallerimin elle tutulacak olması bile aşırı heyecan veriyor bana. Ve bu
sürece girerken ekibimin mükemmelliğini benim en büyük şansım. Okuyucuya en
iyisini vermek için çok yardımcı oldular. İyi ki varsınız Yasemin, Zeynep ve
Ebru...
14- Ve gelelim
İmkânsız Aşk serisine… Biraz bize Ada’dan, Kerem ve Kenan’dan bahseder
misin? Bu kurgu nasıl oluştu… (Okumak isteyenlere sırası ile İmkânsız Aşk
Töre, İmkânsız Aşk Yara, İmkânsız Aşktan Kaçış) (Benim favorim Kerem ve
Hale’nin hikâyesi İmkânsız Aşk Yara)
Okuma aşkıyla yanıp tutuşurken bir kaç töre
hikâyesine denk geldim ama aradığım zevki vermedi bana sonra ben aldım elime
kalemi. ‘İlk ve tek yazacağım’ diyerek
başladığım yola okuyucunun ısrarıyla Kerem ve Kenan'ın hikâyeleriyle devam
ederken şimdi 6. Hikâyemi yazıyorum.
15- Benimsin Aydan
ve Alex’in hikâyesi aslında İmkânsız aşk serisinin 4. Kitabı. Hikâye
okuyucularının isteği ile yazdın yazarken bir şeyler eksik gibiydi… Haksız
mıyım?
Hikâyelerimde çok sık
kullandığım bir cümle var. "Asla asla deneyeceksin'' diye. Asla
yazmam dedim yoğun ısrarla yazmak zorunda kaldım. Ama istediğim duyguyu
veremediğimin farkındayım. Sonuç olarak haklısın duygu eksikliği var.
16-Benimsin şimdi
Tayfun ve Filiz ile devam ediyor… Kendi adıma Alex ve Aydan’dan daha çok sevdim
bu çifti bizi ilerde neler bekliyor ipucu verir misin?
Bu ikili hiç aklımda yokken çıktı ortaya. Bölümün
başına geçmeden ne olacağını tahmin etmem imkânsız o anki duruma göre
değişiyor. Bazen bir yoruma takılı kalıp hikâyeyi değişik şekillendire
biliyorum. Ama mutlu son yakındır.
17-Mucize… Ne sorsam
bilmiyorum ama kurgusu güzel, özel bir hikâye gelecek bölümlerde neler olacak?
Gelecek bölümlerde; Soner ve Oğuz'un kozlarını
paylaştığı 'yok artık' diyeceğiniz bölümler olacak.
18- Yazdıklarının
dizi ya da film olmasını ister miydin?
Bir gün olacak. Ben görür müyüm bilmiyorum ama
hissediyorum.
19- Geleceğe dair
hayallerin nelerdir? Bir Tutam Çilek ile söyleşi kısmı tamam…
Yarına dair
hayalleri olmayanlar nefes alan ölülerdir bence. Benim hayallerim kitaplarımım
hepsinin kâğıt kokusuyla buluşup milyonlara ulaşması...
20- Blog
takipçilerime ve okuyucularına son sözün nedir…
Asla hayallerinizden ve okumaktan vazgeçmeyin...
Sevgili Aslı,
Okuyucun bol, yolun açık olsun…
Sevgiler,
Çilek Kız Yasemin,
Okuyucun bol, yolun açık olsun…
Sevgiler,
Çilek Kız Yasemin,
Çok çok zevkliydi bende teşekkür ediyorum.
Şimdi
gelelim okuyucularının sorularına…
Zeynep Alkanat – Neden
başka bir ülke değil de İtalya?
Melek için yakışıklı bir babaya ihtiyacım vardı.
Malum İtalyan erkeklerini bilmeyen bir araştırsın derim.
Zeynep Alkanat – Aşkı
bu kadar yoğun anlatman eşine duyduğun aşk mı?
Tek kelimeyle evet, eşime 15 yaşında âşık oldum. O
gündür bu gündür hiç eksilmeden Allah'ıma şükürler olsun aşkı yaşıyorum. Bana
verdikleriyle birlikte onu çok seviyorum.
Allah herkese böyle bir aşk
nasip etsin.
Huriye Çelik – Yazdığın
karakterlere gerçek hayattan bir örnek var mı? (Sertaç için esinlendiğin kişiye
talibim)
Hurişim Sertaç isminin asıl kahramanı da
üzgünüm bir hayal ürünü. Bunu ilk defa açıklıyorum Sevgili Selvi Atıcı'nın ilk
yazdığı "Neden" adlı hikâyesini okuyan varsa bilir, psikopat ruhlu
Sertaç'ı. Hikâyenin sonunda öldüğü için günlerce üzüldüm. Ve Sertaç yaşamalı
dedim kendimce böylece Ada ile birlikte yaşamaya başladı.
Tuğba Özcan- İlk
hikâyeni kaç yaşında yazdın? Her hangi bir platformda yayınladın mı?
İlk hikâyem İmkânsız Aşk TÖRE, 32 yaşında yazmaya
başladım ve wattpad ve Facebook da hâlâ yayında.
Seninle Tek Kelime Oyununa Hazır mısın?
(Yazdığım Kelimenin
Karşısına Senin için İfade Ettiği
Anlamı Tek Kelime ile Yazar mısın?)
Yemin - Heyecan
Editör-Yasemin Şahin
Güroğlu
-Özgür
Mimar -Yasemin
Basketbol- İkizler (Kerem
/Kenan)
Fenerbahçe -Tutku
Evlat - Cennet kokusu
Sertaç - Aşk
Çilek -(reçel dermişim) Tabii
ki Yasemin
Töre- Göz bebeğim
İkiz - Hale (çok istedi ama
ikiz sahibi olamadı )
Taksi- Eylül
Oğuz -Ahsen
Mucize - Bölüm yazmam gerek
Yasemin- Şans
26 Mart 2017 Pazar
Seksi Numara Kitap yorumu...
Kitap
Adı : Seksi Numara
(+18 olan hayatın kendisi)
Yazarı : Melis Ben
Yayınevi : Deniz Altıyayınları
Puan : 5üzerinden / 7 *******
Yazarı : Melis Ben
Yayınevi : Deniz Altıyayınları
Puan : 5üzerinden / 7 *******
Nerden başlasam, nasıl anlatsam bilmiyorum… Bildiğim tek şey
bu kitap ergenlere ders niteliğinde okullarda okutulmalı. Biliyorum hepiniz
salt porno bir kitap olduğunu düşünüyorsunuz. Ama hayır öyle değil evet sevişme
sahneleri var, Erhan ile Melis’in ateşli sahneleri. Melis önce karşısındaki kadına saygı
duymasını öğretiyor. Kadın isterse bedenini satsın, isterse eğitimci, isterse
sıradan bir işçi olsun saygı duyulmak zorunda. Ayşe, Fatma, Melis ya da çocuk,
ergen, genç, yetişkin kadın cinsel meta değildir. Önce o kadının ruhunu
doyurmalısın sonra bedenini…
Kitaptan birkaç paragraf…
Sayfa 10
Evlenmek için erkeğe ehliyet vermeliler bence. Kadına nasıl dokunulur, hangi düğmelere ne zaman basılır, ne zaman dudaklar, ne zaman dil konuşturulur. Hepsi için tek tek puan verip geçemeyeni anasının evine geri göndermeliler. Yoksa başka bir ana kuzusu yatakta benim gibi canı yanmış, çaresiz ve doyumsuz kalır.
Evlenmek için erkeğe ehliyet vermeliler bence. Kadına nasıl dokunulur, hangi düğmelere ne zaman basılır, ne zaman dudaklar, ne zaman dil konuşturulur. Hepsi için tek tek puan verip geçemeyeni anasının evine geri göndermeliler. Yoksa başka bir ana kuzusu yatakta benim gibi canı yanmış, çaresiz ve doyumsuz kalır.
Sevgiyse sevgi, saygıysa saygı, güvense güven. Ee? Hani
mükemmel evlilik için bunlar yetiyordu? Yalanmış lan. Bildiğin yalanmış. O
kriterlerin arasına ten uyumunu koymayı ya unutmuşlar ya da bilerek
saklıyorlar.
Sayfa 14
Haddini bilen adama erkek derim ben. Kadını ezmeyene. Ağalık, babalık, patronluk taslamayana… Eşitim olduğunu bilecek; sadece fiziksel güç anlamında ondan zayıf olduğumu, ama ruhen onu kat kat aşabileceğimi de yüreğinde hissedecek.
Haddini bilen adama erkek derim ben. Kadını ezmeyene. Ağalık, babalık, patronluk taslamayana… Eşitim olduğunu bilecek; sadece fiziksel güç anlamında ondan zayıf olduğumu, ama ruhen onu kat kat aşabileceğimi de yüreğinde hissedecek.
Sayfa 25
Kadınız, kadın. Telefon seksine bile sadık kalma dürtümüz var. Normal mi?
Kadınız, kadın. Telefon seksine bile sadık kalma dürtümüz var. Normal mi?
Sayfa 36
Bir erkeğe bakarken ne çok beğeni kriterimiz var, farkında mısınız? O olmasın, bu olmasın, bunu yapmasın, bunu demesin… Adamı olduğu gibi kabul etme olgunluğuna sahip değiliz. En azından ben değilim. Ama beyler size bir sır… O çorap beyaz olursa benim bütün ateşim sönebilir.
Bir erkeğe bakarken ne çok beğeni kriterimiz var, farkında mısınız? O olmasın, bu olmasın, bunu yapmasın, bunu demesin… Adamı olduğu gibi kabul etme olgunluğuna sahip değiliz. En azından ben değilim. Ama beyler size bir sır… O çorap beyaz olursa benim bütün ateşim sönebilir.
Sayfa 41 :
Bir gün bir kızım olursa, ona diyeceğim ki, ilk öpücükte seni uçurmayan birinden bir bok olmaz arkana bakmadan kaç. Kim bilir kaç kadın herhalde sonra uçacağım diye düşünerek kanatlarını baba evinde bırakıp evlendi. O kanatları bir kez bırakınca da uçmak sadece bir hayal olarak kaldı…
Bir gün bir kızım olursa, ona diyeceğim ki, ilk öpücükte seni uçurmayan birinden bir bok olmaz arkana bakmadan kaç. Kim bilir kaç kadın herhalde sonra uçacağım diye düşünerek kanatlarını baba evinde bırakıp evlendi. O kanatları bir kez bırakınca da uçmak sadece bir hayal olarak kaldı…
Bunlar sadece tadımlıktı gerisi kitapta alın okuyun ve tartışalım…
25 Mart 2017 Cumartesi
Plaza Kızları kitap yorumu
Kitap
Adı : Plaza Kızları
Yazarı : Nazlı Ozan
Yayınevi : Arunas Yayıncılık
Puan : 5/5 *****
Yazarı : Nazlı Ozan
Yayınevi : Arunas Yayıncılık
Puan : 5/5 *****
Yağmur, Bilge ve Sezen bence mahşerin üç atlısı olmaya aday
sıkı dostlar.
Yağmur: Güzelliği,
havası ile erkeklerin başını döndüren… Egosu göklerde başkarakterimiz…
Bilge: Güzel ama güzelliğinin farkında değil. Bir kere aşk acısı çekmiş, aşka tövbeli Jüliet…
Sezen: Şıp sevdi, patavatsız sarışın güzelimiz… Bir gizemli Bay Ya ’ya vuruldu…
Bilge: Güzel ama güzelliğinin farkında değil. Bir kere aşk acısı çekmiş, aşka tövbeli Jüliet…
Sezen: Şıp sevdi, patavatsız sarışın güzelimiz… Bir gizemli Bay Ya ’ya vuruldu…
Buğrul: Başarılı, yakışıklı,
buzdolabı gördüğü ilk günden beri Yağmur’a âşık. Başkarakterimiz…
Burak: Özgüven göklerde, yakışıklı, sevimli, kızların göz bebeği Bilge’nin deyimiyle Çakma Romeo’muz.
Bay Ya: Sadece çok yakışıklı ve adının ilk iki harfini biliyoruz… YA Sezen’in gizemli aşkı, bu kitapta çok bahsedilmeyecek… Nazlı’nın üçüncü kitabını bekleyin…
Burak: Özgüven göklerde, yakışıklı, sevimli, kızların göz bebeği Bilge’nin deyimiyle Çakma Romeo’muz.
Bay Ya: Sadece çok yakışıklı ve adının ilk iki harfini biliyoruz… YA Sezen’in gizemli aşkı, bu kitapta çok bahsedilmeyecek… Nazlı’nın üçüncü kitabını bekleyin…
Güven ve bağlanma sorunu olan Yağmur son sevgilisi Barış’tan ayrılmaya
karar vermiştir. Akşam yemeğinde buluştuğu Barış’a sorun sen de değil bende
demeye hazırlandığında, Barış tarafından terk edilir bir de üstüne birlikte
çalıştığı rakibi Seçil ile aldatılmıştır…
Yağmur’un aylardır hazırlandığı sunumu Cuma günü yapacaktı ve
terfi etme hayalleri vardır. Ama bir gece önce şirket eğlencesinde Barış’ın,
Seçil’e evlenme teklifi ile yerle bir olur… İçer içer ve içer… Sabah bilmediği
bir odada güne gözlerini üzerinde sadece iç çamaşırları ile açar. Banyodan gelen su sesi ile ben ne yaptım der.
Apar topar giyinip banyo kapısını açtığında oldukça hoş kaslı bir sırt. Ama kim bu
adam, gece o odada neler yaşandı ve macera başlasın…
Daha fazla yazıp size ipucu vermeyeceğim okuyun efendim
okuyun.
Bitti ama bitmesin diye yavaş yavaş okudum. Tadı damağımda kalan bir aşk okudum. BUĞRUL
gibi seven adamlar çoğaltılsın, sadece kitap karakteri olarak hayallerimizi
süslemesin. Nazlı bana göre yerli Sarah Jio çok güzel aşk yazıyor ben onun
kaleminden akan aşkı çok keyifle okuyorum.
Bu hikâyede sadece aşk yok, sağlam dostluklar, eski
sevgililer, ihanetler, entrikalar ve kötü kadında var… Ay o Seçil’i verin elime
kafasını duvara sürtüp kıvılcım çıkarayım… “Sevgilim” sıfatı hiç bu kadar güzel
yazılmamıştı. Roberto’ya “Cara,” Buğrul’a “Sevgilim,” kelimesini söylemek çok
yakıştı. Hayatın grisi pembe olsun
derseniz Nazlı Ozan okuyun okutturun derim. Mutlu sonları ve mutlu son
yazanları sevin, sarılın…
Sevgiler,
Çilek Kız…
Çilek Kız…
Kitaptan birkaç diyaloğa ne dersiniz?
Sayfa 296…
Bilge;
Belki de tüm kadınların sorunu buydu. Hayata ve erkeklere fazla iyimser bakıyorlardı…
Bilge;
Belki de tüm kadınların sorunu buydu. Hayata ve erkeklere fazla iyimser bakıyorlardı…
Sezen;
Ne olmuş yani? Bizim kaderimizdeki karşılaşmada bu şekilde yazılmış. Ayrıca biraz olumlu düşünsen ne olur.
***
Sayfa 306
Buğrul;
Bazı karşılaşmalar felaketmiş gibi görünse de, asla tahmin edilmeyecek güzel başlangıçlara sebep olabiliyordu.
***
Ne olmuş yani? Bizim kaderimizdeki karşılaşmada bu şekilde yazılmış. Ayrıca biraz olumlu düşünsen ne olur.
***
Sayfa 306
Buğrul;
Bazı karşılaşmalar felaketmiş gibi görünse de, asla tahmin edilmeyecek güzel başlangıçlara sebep olabiliyordu.
***
Sayfa 357
Bilge;
Ben…
Ben…
Burak;
Sen… Benim Juliet’imsin. Söz veriyorum seni üzmeyeceğim
Bilge. Lütfen bize bir şans ver…
***
Sayfa 368
***
Sayfa 368
Burak,
Ah Enrico… Aslı’nın evde kalmış arkadaşlarından bize sıra
gelir mi sanıyorsun?
(Ah Burak ben bu oyunu bozarım bize evde kalmış dedin ha…)
***
(Ah Burak ben bu oyunu bozarım bize evde kalmış dedin ha…)
***
Sayfa 370
Aslı,
Aslı,
“Aleyna, Aslı,
Dilan, Duha, Duhan, Duygu, Emine, Esma, Esra, Hilal, İlknur, Kübra, Merve, Nermin,
Yasemin…” Oh be! Sonunda
bitti. Meğer etrafımda ne kadar çok bekâr kız varmış benim.
13 Şubat 2017 Pazartesi
“KENDİ DÜŞEN AĞLAMAZ” kitap yorumu
Uzun bir aradan sonra bir günde bitirdiğim Sevgili Ayşegül
Çiçekoğlu’nun “KENDİ DÜŞEN AĞLAMAZ” kitap yorumum ile buradayım…
Kitap
Adı : Kendi Düşen
Ağlamaz
Yazarı : Ayşegül Çiçekoğlu
Yayınevi : Müptela Yayınları
Puan : 5/5 *****
Yazarı : Ayşegül Çiçekoğlu
Yayınevi : Müptela Yayınları
Puan : 5/5 *****
Alize Hıfzızade bir yaşındayken annesini kaybetmiş babası
Nurettin Hıfzızade tarafından bir dediği iki edilmeden büyütülmüş şımarık,
umursamaz, bencil bir kızdır.
Bir gece arkadaşları ile eğlendiği gece kulübünde babasının
nefret ettiği yan yalıda yaşayan kendisinden 8 yaş büyük Sinem ile evleneceğini
duyduğunda apar topar kulübü terk ederek eve gider. Babası ile girdiği kavgayı
kaybetmiştir babası Sinemle evlenecektir. Ama Alize ne yapıp edip buna engel
olacaktır…
Öncelikle aldığım bir kararı burada sizlere açıklayayım Ayşegül
Çiçekoğlu’nun hikâyelerini wattpad üzerinden okumayacağım. Kitap olmasını
bekleyip kitap olarak okuyacağım…
Böyle bir kalemin yazdıkları kesinlikle kitap olarak kâğıt
kokusu ile okunmalı. Ben bu kalemle tanışmak içi çok geç kalmışım.
Kendisinin tüm kitapları kitaplığımda var ama ilk olarak
okumaya Affet ile başladım. Affet ne kadar dramsa Kendi Düşen Ağlamaz o kadar
eğlenceliydi.
Okur Yorumu:
Alize’nin oto tamircisi Serkan ile tanışması. Babasının Sinem
ile yapacağı evliliği engellemek için Serkan ile evlenmesi. Serkan’ın ailesinin
kendi yalılarındaki müştemilattan daha küçük olanı gecekondusunda onlarla
yaşamaya başlayıp, kaynana zulmüne katlanması. Amacı önceleri babasının
evlenmesine engel olmaktı ama sonraları basit, sıradan bir tamirci olan Serkan’a
âşık oldu ve ondan ayrılamadı.
Herkesin 10 gün sonra gider dediği Alize tam 7 ay boyunca bu
hayatı yaşadı…
Serkan’ın öküzlükleri o kadar eğlenceliydi ki işte yontulmamış
bir Türk erkeği dedim. Eminim okurken çoğunuz Serkan’a saydıracaksınız ama
yapmayın ben bayıldım.
Okurken Romantik Komedi tadında bir film izledim sanki. Bu
arada sadece güldürmedi bazı yerlerde ağlattı. Özellikle Alize’nin anne özlemi
ve cadı kaynanası Şaziye’ye ‘sizi
gördükçe iyi ki annem yokmuş dedim’ dediği kısımlar…
Efendim hayat yeterince gri, haberleri izledikçe, gazeteleri
okudukça griler siyaha dönüyor… Eğer sizde hayatınızda canlı bir pembelik
istiyorsanız bu kitabı okuyun.
Sevgiler,
Çilek Kız
31 Ocak 2017 Salı
Değişim Serisinin Genç Yazarı Elif'i tanıyalım mı?
Merhaba;
Şubat ayının ilk konuğu Değişim Serisi, Hayatımı Değiştir ve Hayatımı Değiştir Ada’m kitaplarının yazarı Sevgili Elif Kaplan…
Şubat ayının ilk konuğu Değişim Serisi, Hayatımı Değiştir ve Hayatımı Değiştir Ada’m kitaplarının yazarı Sevgili Elif Kaplan…
Biz Elif ile söyleşi
yapalı yaklaşık 20 gün oluyor ve Değişim serisinin üçüncü kitabı Açelya’da
kitap oluyor. Evet, onu da merak ediyorum ama ben en çok serinin son kitabı
Levent’i bekliyorum… Elif’ciğim hayırlı ve okuyucusu bol olsun. İmza atmakta
kolların, okurlarına gülümsemekten ve kitaplarını konuşmaktan çenen ağrısın…
(Bir kere beddua değil bu çok güzel bir dua)
Sevgili Elif, söyleşi
talebimi kabul ettiğin için çok teşekkür ederim.
1- Elif Kaplan kimdir? Bize kendini anlatır mısın?
21 yaşında üniversite öğrencisi, kendi
halinde bir kız J Dışarıdan bakıldığında sert bir duruşu olan
hemen ortama ayak uyduramayan insanlara karşı daha mesafeli olan biri. Onun
dışında kendi arkadaş ortamında da tam tersi. Öyle ki, gevezelik yapmayı
severim.
2- Elif’in bir gününü bize anlatır
mısın?
Ben ikinci öğretim öğrencisiyim.
Derslerim genelde akşam beş gibi başlıyor. Genelde evde takılıyorum. Ailem ile
yaşıyorum ve tabii ev işleri yemek gibi konularda sorumluluğum var. Ayrıca
evimde 3 kedim var. Onların sorumluluğu da bende. Sorumluluk almayı seviyorum.
Bunların dışında kitap okurum veya bölüm yazarım.
3- Elif takip ettiğim
kadarıyla iyi bir okuyucu. Neler okursun belli bir tarzın var mı yoksa ne
bulsan okur musun?
Okuma alışkanlığı için ilkokul öğretmeniniz çok önemli. Okumayı öğrendiğim günden beri kitaplara ilgim vardı. Çoğu tarzı okudum. Tercihlerim var aslında. Tam bir tarihi aşk kurgusu hastasıyım. Çok seviyorum. Bunun dışında romantik kitaplar da tercihim ama diğer türlerden de okumaya çalışıyorum.
Okuma alışkanlığı için ilkokul öğretmeniniz çok önemli. Okumayı öğrendiğim günden beri kitaplara ilgim vardı. Çoğu tarzı okudum. Tercihlerim var aslında. Tam bir tarihi aşk kurgusu hastasıyım. Çok seviyorum. Bunun dışında romantik kitaplar da tercihim ama diğer türlerden de okumaya çalışıyorum.
4-Elif idol bir yazarın var
mı? Bir gün …… gibi bir yazar olmak isterim dediğin?
Judith McNaught’ın yeri bende çok ayrı. İlk okuduğum tarihi kurgunun yazarı ve tek kelime ile bayılmıştım kitaba. Bunun dışında J.K Rowling ve Chiklit yazarı Sophie Kinsella. Son zamanlarda ise Diana Gabaldon’u takip ediyorum. Aslında tam anlamıyla şu benim idolüm diyemem çünkü farklı yazım şekillerine de yöneliyorum. Kendi tarzımı oluşturmaya çalışıyorum diyelim.
Judith McNaught’ın yeri bende çok ayrı. İlk okuduğum tarihi kurgunun yazarı ve tek kelime ile bayılmıştım kitaba. Bunun dışında J.K Rowling ve Chiklit yazarı Sophie Kinsella. Son zamanlarda ise Diana Gabaldon’u takip ediyorum. Aslında tam anlamıyla şu benim idolüm diyemem çünkü farklı yazım şekillerine de yöneliyorum. Kendi tarzımı oluşturmaya çalışıyorum diyelim.
5- Elif’in okumaktan asla
vazgeçmeyeceği 5 yazar hangileridir?
Judith McNaught (Ben ‘İçinde Aşk Saklı’ kitabını hiç uyumadan bir gecede bitirmiştim)
Judith McNaught (Ben ‘İçinde Aşk Saklı’ kitabını hiç uyumadan bir gecede bitirmiştim)
J.K Rowling
Sophie Kinsella (Sanırım yıldızı
barışmayan sadece benim J )
Emma Chase
Diana Gabaldon
Daha çok var ama diğerlerine haksızlık
olsun istemiyorum.
6-Elif’ciğim başucu kitabın
var mı? Varsa hangisidir?
İçinde Aşk Saklı, mutsuz olduğum zaman
açar sevdiğim kısımları okurum. Galiba Diana Gabaldon’un Yabancısı da başucuma
aday diyebilirim.
7- Elif sıkı bir hayvan
sever… Buradan Blog takipçilerime ve okuyucularına söylemek istediğin bir
şeyler var mı?
O kadar çok var ki! Birkaç sayfa yazı
bile çıkabilir. İnsan kendi hayvanı olunca anlıyor. Küçükken kedilerden nefret
eden korkan biriydim. Panik atak var bende ve evde yalnız kalma korkum vardı.
Bu yüzden annem bana arkadaş olsun diye Van kedisi getirdi. Bu şekilde kedi
sever oldum. Sonra sokaktan terkedilmiş bir yavruyu evimize aldık.
Türkiye’de
hayvan sever olmak aşağılayıcı bir tanım gibi. Her gün kesinlikle çok kötü bir
olay hayvan sever sayfalarında dolaşıyor. İnsanlar çok duyarsız. Toplumsal
olarak saçma inanışlar var. Sadece gözlerini kapatıp sokakta yaşayan bir kedi
veya köpek olduklarını düşünmelerini istiyorum. Çalışma imkânı yok ki kendinizi
besleyecek yiyecek alasınız veya barınmak için bir ev… Çaresizsiniz, konuşma imkânınız
yok. Size zarar veren birçok insan da cabası.
Mevsim
çok soğuk geçiyor. Ben bu yüzden kış mevsimini hiç sevmem. Hele ki kar ile
mutlu olan kesime mutlulukla bakamıyorum. Aklımda bambaşka şeyler dolaşıyor.
Geçen sene bir yazar onların kürkleri var korur gibisinden laf etmişti bana.
Maalesef kürkleri koruyamadığı için buz tutup ölen hayvanlar var. Bu algıya da
çok sinir oluyorum. Son söz olarak bir kap mama ve bir kap su koymalarını rica
ediyorum.
(Elif’ciğim bu duyarlılığın
herkese örnek olmalı… Onlar Allah’ın dilsiz kulları.)
8-Wattpad de okumaktan
hoşlandığın bizlere önere bileceğin yazarlar veya kitaplar var mı?
Aslında wattpad’a okumak için değil de yazmak için kayıt oldum. Pek fazla kitap okuduğum söylenemez ama ilk okuduğum kitap Deli. Zaten yazarının da keşfedilmemde payı var. Yazmaya odaklandığım için pek okumuyorum maalesef.
Aslında wattpad’a okumak için değil de yazmak için kayıt oldum. Pek fazla kitap okuduğum söylenemez ama ilk okuduğum kitap Deli. Zaten yazarının da keşfedilmemde payı var. Yazmaya odaklandığım için pek okumuyorum maalesef.
9-Ve gelelim senin yazma
tutkuna… İlk ne zaman yazmaya başladın?
10 yaşındaydım. Bir derste öğretmenimiz bir hikâyeye yazmamızı istemişti. Sayfalar dolusu yazdığımı ve çok keyif aldığımı hatırlıyorum. Bir sene sonra ise kompozisyon yazdım. Onu da hikayeleştirerek yazmıştım. Öğretmenim çok beğendiğini söylemişti. Bu diğer yıllar da devam etti. Kompozisyon veya deneme iyi yazdığımı ve keyif alarak yaptığımı görünce daha küçük yaşlarda bir gün bende kitap yazmalıyım diye düşündüm. Hatta araştırdım ama çok zor olduğunu görünce belki emekli olunca yazarım diye düşündüm. Wattpad’i keşfettiğimdeyse neden hayalimi gerçekleştirmeyeyim ki dedim.
10 yaşındaydım. Bir derste öğretmenimiz bir hikâyeye yazmamızı istemişti. Sayfalar dolusu yazdığımı ve çok keyif aldığımı hatırlıyorum. Bir sene sonra ise kompozisyon yazdım. Onu da hikayeleştirerek yazmıştım. Öğretmenim çok beğendiğini söylemişti. Bu diğer yıllar da devam etti. Kompozisyon veya deneme iyi yazdığımı ve keyif alarak yaptığımı görünce daha küçük yaşlarda bir gün bende kitap yazmalıyım diye düşündüm. Hatta araştırdım ama çok zor olduğunu görünce belki emekli olunca yazarım diye düşündüm. Wattpad’i keşfettiğimdeyse neden hayalimi gerçekleştirmeyeyim ki dedim.
10- Hayatımı Değiştir ve Hayatımı Değiştir ADA’m
kâğıt kokusu ile raflarda okuyucusu ile buluştu. Neler hissediyorsun?
Aslında çok garip. Hele ki annem veya
kardeşim benden kitapçılarda yazar olarak bahsettiklerinde hala utanıyorum.
Kendi kafanızda oluşan o dünyanın kâğıt ile birleşip somut bir hal alması çok
güzel. Hele ki okuyuculardan gelen mesajlar çok mutluluk verici. En güzel
tarafı bu diyebilirim.
11-Hayatımı Değiştir, Deniz
Ada ve Nihal’in hikâyesi, kendi adıma çok severek okudum. Peki, sen yazarken
neler hissettin?
Bu
kurgu dört beş senelik aslında. Hayal dünyasına girmeyi çok seven tiplerdenim.
Mutlaka etrafımda etkilendiğim olaylardan veya objelerden bir senaryo
şekillenir. Bu yüzden korktuğum zamanlar da oldu. Acaba aşırıya mı kaçıyorum
diye. Hayatımı Değiştir ise çok farklı, çünkü bazı bölümlerde kafamda oturan
şekli değil de ruh halimi yansıtan daha duygu dolu bölümler yazdım. Sinirliysem
sinirli üzgünsem üzüntülü bölümler yazdım. Yeri geldi ağladığım da oldu.
12-Ve serinin 2. Kitabı
ADA’m yazarken zorlandın mı? (Bana göre seri kitap yazmak zordur ya ilki kadar
beğenilmezse diye…) Henüz serinin ikinci kitabını okumadığım için yorum
yapamayacağım ama en yakın zamanda okuyup yorumumu bildireceğim.
Hayır,
çünkü tek kitap olarak yazmaya başladım. Bu kadar fazla kelime olduğunu
düşünmüyordum. Herkesin aksine Word de yazmıyorum. Bu yüzden kelime sayımı da bilmiyordum
açıkçası. Düzenleme aşamasında ilk kitaba göre çok fazla kelime olduğunu gördük
ve ikiye bölmeye karar verdik. Sadece ilk kitaba göre daha duygu yoğunluğu
olarak baskın. Yazdıkça kaleminizin de geliştiği gibi bir gerçek de var.
13-Serinin 3. Kitabını
Wattpad de yazmaya devam ediyorsun ve ben de sıkı bir AÇELYA takipçisiyim.
Nasıl gidiyor? Açelya kitap olacak mı?
Açelya’yı
yazmayı bir okuyucum tavsiye etmişti. Yoksa farklı kitaplarım da vardı.
Düşününce güzel olabileceğini hissettim. Bir şekilde kurgu kafamda şekillendi.
Yazmaya başladım ve ikili arasındaki gerilim hoşuma gitmeye başladı. Hayatımı
Değiştir sözleşmemden dolayı kitap olma ihtimali var ama daha net değil.
14-Ben tam bir Derya
Hazinedar yandaşıyım, Açelya’ya çok kızıyorum… Bir adamın aşkı bu kadar
sınanmaz diye… Bu aşk için nereden ilham aldın?
Aslında
ilham kaynağım ne pek bilmiyorum. Hayatımı Değiştir de karakter özellikleri
belliydi. Ben tam bir taraf değilim. İkisinin de haklı veya haksız tarafları
var.
15- Hazinedarların Sultanı
Nur Hanımın son bölümdeki Açelya ile konuşması yazarken o duyguya nasıl girdin?
Annem
ile iyi bir iletişimim var. En iyi arkadaşım diyebilirim. O çok fazla nasihat
verir ve onun düşüncelerine çok güvenirim. Bu da size bir olgunluk veriyor.
Nur’un düşüncelerini hem ben o olsam ne düşünürdüm diyerek yazdım, hem de olgun
düşünmeye çalıştım. Sadece oğlunu değil de karşı tarafı da düşünen bir kaynana
olsun istedim.
16-Ve gelelim serinin son
kitabı LEVENT (Bir Jinekoloğun Hikâyesi)… Bir erkeğin hem de çapkın bir erkeğin
duygularını yazmak seni zorluyor mu?
Levent
benim favori karakterim. Ben okuyucu olarak çapkın erkekleri çok seviyorum.
Yanlış anlaşılmasın. Önceden çapkınken, hayatının aşkını bulup ona adeta tapan
erkeklerden bahsediyorum. Erkeğin görüşünden yazmaya ilk Deniz ile başladım.
Bazı okuyucularım Deniz yumuşak kalıyor falan demişti. Olabilirdi sonuçta
beynim bir erkek gibi düşünmüyor. Yazın bir kampanyadan Emma Chase’in
Karmakarışık kitabını aldım ve anlatımına bayıldım. Mükemmel bir erkek görüşü
vardı. Bana da ilham vermiş oldu. Bazen zorlanıyorum bazen ise akıp gidiyor.
Levent’i yazmayı çok seviyorum.
17-Levent’i okurken
Türkiye’de erkek jinekologların yaşadığı sıkıntıları o kadar güzel yazıya
dökmüşsün ki, kendi adıma aaaa ne kadar doğru diyerek okudum. Bu konu hakkında
nasıl bir araştırma içine girdin? İnternetten mi yoksa direk bir Doktor ile mi
konuştun?
Araştırma
yaptım. Keşke birebir konuşabileceğim biri olsaydı ama yoktu. Çok iyi bir
gözlemciyim. Annemde her kadın gibi bu bölüme muayene oldu. Onun doktoru da
erkekti. Hastane ortamında gözlem yapmak benim için bir keyif. Kadınları ve
doktor hakkındaki konuşmaları dikkatle dinlemiştim. Birçok kadın doktor
olmasına rağmen erkek doktorun çok fazla hastası vardı. Bilgisinin yerinde
olduğu ve iyi biri olduğunu söyleniyordu. Levent’i yazmadan önce internet
araştırması yaptım. Bir gazetedeki yazı çok yardımcı oldu. İki üç erkek
jinekoloğun yaşadıkları anlatılıyordu. Hatta yıpranma payı çok fazla olan
bölümlerden biri olduğunu öğrendim. O yazı bana çok güzel bir rehber oldu.
Ayrıca kadınların bilgi paylaşımı yaptığı forumları da okudum. Eğer tıp gibi
ağır bir konu yazıyorsanız her kelimesinin araştırılması gerektiğine
inanıyorum. Çok kutsal bir meslek. Bu yüzden bir doktoru yazdığım için muayene
sahnesi de yazmam gerekiyordu. Youtube üzerinden ders anlatım videoları buldum.
Bir muayeneyi anlatan hoca dikkat edilmesi gerekenleri sayarken erkek bir
öğrenci neden bu kadar dikkat edeceğiz veya hassas olacağız gibi (orada hoca
kadının gerekmediği yerlere dokunmayın mesela bacağına falan…)bir cümle kurdu.
Çok kızdım ki video altında da çoğu kişi o öğrenciye kızgındı. Anladım ki, iyi
bir doktor olmak için iyi bir etiğe de sahip olmak gerek. Ayrıca erkek
jinekologların cinsel hayatı ile ilgili yazılar da okudum. Çok garip inanışlar
var. Mesela gay oluyorlar sonradan gibi.
18-Levent ve Canfeda onların
aşkını okumak için heyecanla bekliyorum? Bizi ilerleyen bölümlerde neler
bekliyor bizar ipucu verir misin?
Spoi
vermeyi ve almayı seven garip bir huyum var ama çoğu kişi benim gibi değil. Canfeda
ve Levent’in ortak paydada buluşacağı şeyler olacak. Ayrıca Hayatımı Değiştir
de olduğu gibi aşktan önce saygı sevgi ve karşılıklı toleransın yerleşmesini
istiyorum. Bence aşktan çok daha önemli bir konu. Belki de âşık olmayacağımı
düşündüğüm içindir. Bana çok imkânsız geliyor. Bu yüzden aşk romanı yazıyorum
diye düşünüyorum. Aşkın beni bulmasını da isterim ama pek sanmıyorum.
19-Geleceğe dair hayallerin
nelerdir?
Çoğu
yazar gibi film veya dizi olmasını istiyorum. Bence çok güzel. Karakterler bir şekilde
canlanıyor gibi. Ayrıca bir sağlık bölümünde de okumak istiyorum. Başka
tarzlarda yazmak istiyorum. Sokak hayvanlarına daha fazla yardımcı olmak
istiyorum gibi birçok hayalim var.
20- Blog takipçilerime ve
okuyucularına son sözün nedir…
Birincisi, kitap alırken kapağından daha çok arka kapak yazısına odaklansınlar. Ayrıca yayınevine göre de kitabı yargılamasınlar. Her yayınevine bir şans versinler. Ayrıca wattpad kitabı diye bir önyargının bulunmasını hoş bulmuyorum. Orası bize bir araç oldu. Okuyucularımızla paylaşma ve konuşma imkânı sağladı. Bu yüzden asla wattpad’in hakkını yiyemem. Her zaman belli bir değeri olacak benim için.
Birincisi, kitap alırken kapağından daha çok arka kapak yazısına odaklansınlar. Ayrıca yayınevine göre de kitabı yargılamasınlar. Her yayınevine bir şans versinler. Ayrıca wattpad kitabı diye bir önyargının bulunmasını hoş bulmuyorum. Orası bize bir araç oldu. Okuyucularımızla paylaşma ve konuşma imkânı sağladı. Bu yüzden asla wattpad’in hakkını yiyemem. Her zaman belli bir değeri olacak benim için.
Sokak
hayvanları için bir kap yemek ve su rica ediyorum.
Sevgili Elif,
Bu keyifli sohbet için
tekrar teşekkür ederim.
Okuyucun bol, yolun açık olsun…
Sevgiler
Yasemin,
Okuyucun bol, yolun açık olsun…
Sevgiler
Yasemin,
Teşekkürler
bana fırsat verdiğiniz için J
Seninle Tek Kelime Oyununa Hazır mısın?
(Yazdığım Kelimenin Karşısına Senin
için İfade Ettiği Anlamı Tek Kelime ile Yazar mısın?)
Kedi :
Evlat
Doktor : Hayalim
Hazinedar : Güç
Avukat : Savunma
Nazenin : Hata
Jinekolog : Mesleki Ahlak
Nihal : Obsesif
Kardiyolog : Deniz
A3 :
Kâğıt
Zenginlik : Kalp
Aile :
Değer
Çilek : Mutluluk
Dâhiliye : FMF
Deniz Ada : Aşk
Aşk :
Zor
Açelya : İnatçı
Derya : Otoriter
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)






