21 Kasım 2017 Salı

Aksesuar ve Soğutma Ürünleri Uğur Soğutma’da

                                                                                        

Bir derin dondurucuya sahip olduktan sonra, en basit işlemler için bile servis çağırmaktan sıkılmış olabilirsiniz. Sadece basit bir temizlik yapmak için dahi yetkili servislerin yardımına başvurma zorunluluğu, bir yerden sonra sıkıcı hale gelebiliyor. Yanlış anlamayın: Uğur Soğutma tarafından üretilmiş bir derin dondurucu kullanıyorum ve bugüne dek servis ile hiçbir sorun yaşamadım. Her zaman çağırdıktan en fazla birkaç saat sonra gelip, işlerini hızlı ve profesyonel bir şekilde tamamladılar. Ancak halen dezenfeksiyon ve genel temizlik gibi işlemleri kendim yapabilmek istiyorum.

Uğur Soğutma’nın yeni aksesuar ve soğutma ürünleri serisine bu nedenle bayıldım. “Uğur Pratik” adıyla satılan bu seri, hem derin dondurucular hem de buzdolapları için kullanabileceğiniz birbirinden faydalı ve kullanışlı ürünlerden oluşuyor. Derin dondurucunuzun ve diğer beyaz eşyalarınızın uzun ömürlü ve sağlıklı çalışmasını sağlayan Uğur Pratik serisi, beyaz eşyalarınızı en üst performans ile kullanmanız da olanak tanıyor. Ev ve ofis hayatını kolaylaştırmak için tasarlanmış Uğur Pratik serisi, sadece Uğur Soğutma markalı ürünler için değil: Diğer markaların derin dondurucu ve buzdolapları için de kullanılabiliyor. Derin dondurucu ve beyaz eşya modellerinin uzun ömürlü olmasını ve sağlıklı çalışmasını sağlayacak ürünlerden oluşan seri, günlük kullanımda karşılaşılan pek çok sorunun servis çağırmaya gerek kalmadan halledilebilmesini sağlıyor.

                                                                  
Hâlihazırda, Uğur Pratik serisinde kireç önleyici, sebil bardaklık, su sebili temizlik ve dezenfeksiyon, Uğur ikram seti, soğutucu ve dondurucu temizleyici, tel ve plastik sepet ürünleri yer alıyor. Bunların hepsi de kendi özel paketlerinde satılıyor ve nasıl kullanmanız gerektiği ya paket üzerinde, ya da paket içinde detaylı bir şekilde izah ediliyor. Uğur Pratik serisinde satışa sunulan ürünlerle, klima temizliğini dahi kendiniz yapabiliriniz. Hem ürünleri incelemek, hem de uygun fiyatlarla sipariş vermek için https://satis.ugur.com.tr/ adresini ziyaret etmenizi tavsiye ediyorum.

Bir boomads advertorial içeriğidir.

1 Kasım 2017 Çarşamba

Kahvelerinizi alın Berrin Karapınar söyleşisine buyurun...

Merhaba;
Yeni bir söyleşi için hazır mısınız? Bugünkü söyleşimizin konuğu yazdığı aşklar ile kalpleri feth eden Berrin Karapınar.
Öncelikle Berrin Ablacığım söyleşi talebimi kabul ettiğin için çok teşekkür ederim... Sen sevgili okur kahveni eline al ve buram buram aşk kokacak bu söyleşiyi okumaya başla…

1- Öncelikle klasik Berrin Karapınar kimdir, sorumuzla başlayalım. Seni merak eden okuyucularına ve blog takipçilerime kendinden bahseder misin?

Merhabalar, 1961 İstanbul-Ortaköy doğumluyum ( Aslında yaşımdan bahsetmeyi sevmem. .)) (Gönül yaşım yirmiden yukarı çıkmıyor ) Baba toprağım Ordu-Ünye. Ortaköy’de çocukluk, gençlik, okul yıllarımı geçirdikten sonra çalışma hayatımda eşimle tanıştım. Tanışma o tanışma 35 yıldır evliyiz…  Binlerce kez söylemişimdir kitap okumayı çok severim, kitap okuma aşkı rahmetli babamın bana kazandırdığı en güzel alışkanlıktır. İki yetişkin çocuğum var, onların doğumu, bakımı, okul hayatların verdiği koşturma asla beni okumaktan alıkoymadı. Ayağımda sallar elimde ki kitabı birkaç satırda olsa okurdum. Büyüdüler, evlendiler kızım çok tatlı mı tatlı canımın içi yaramaz torumun Kerem’i bana hediye etti. Dünyam daha da şenlendi…

2- Berrin Karapınar’ın anneanne, anne, eş ve yazar olarak bir gününü bize anlatır mısın?
Eş olmak zordur, sorumluluk ister… Sabah eşimi işe uğurladıktan sonra, bilgisayarı açarım. Hikâyem yazmam için beni bekliyordur, biraz yazarım ortalığı toplarım, biraz yazarım bulaşıkları yıkarım, biraz yazarım günlük rutin işleri yaparım. Önceliğim işler değil yazmakdır. Yazım aralarında yaptığım işler kurgulama anlarımdır. Yorulduğumda ilk aklıma gelen torunum olur ya gider severim ya da birlikte dışarı çıkarız. Bir tam günümün özeti…
3- Biliyorum Berrin Karapınar iyi bir okuyucudur. Ama tek bir tarz mı okur ne bulsa okur mu?
Hoşuma giden her tür kitabı okurum, yeter ki konusu hoşuma gitsin. Yılların verdiği alışkanlıkla okumam fazlasıyla seridir.

4-Berrin Karapınar’ın başucu kitabı var mıdır?
Bronz Atlı ve devamı olan Tatyana ve Alexsander. Kaç kez okuduğumun sayısını unuttum.
Bende kütüphanemde onlar için yer hazırladım yeni baskıyı bekliyorum…

5-  Başucu kitabı dışında herkesin mutlaka okuması gerektiğini düşündüğü 3 kitabı söyler mi bize?
Buna ben karar veremem, hepimizin kitap zevki birbirinden farklıdır. Yeter ki okunsun da ne okunursa okunsun. Kitaplar dünyadır en basit kurgusu olan kitaplar bile hayal dünyamızı zenginleştirir. Kitap okumaya istediğimiz türden başlamalıyız, bir kez okumanın zevkini aldık mı okuma açlığı çekmeye başlarız. Biraz daha ağır kurgular, Dünya ve Türk klasiklerine sıra gelir. İlk baştan yazımları ağır gelse de onları okumanın da zevki bir başkadır.

6- Okumaktan asla sıkılmam dediğin en az 3 yazar var mı?

Tarryn Fısher’in yazım tarzını ve ilginç sonlarını severim, beni şaşırtabilen nadir yazarlardan biridir. Yazar ayrımı yapamıyorum konu hoşuma gitmeli.

7- Hayatta okumam dediğin tür veya yazar var mı?
Felsefe tarihi L Çok üzgünüm bu tarz kitapları sevenler çoktur Sofie’nin Dünyası bu türde okuduğum tek ve son kitap olmuştur.
Okuyamayıp yarım bırakmışımdır .))

8- Peki, Wattpad de yazıyorsun ama okuduğun kitapta var mı?
Buraya ne yazacağımı bilemedim. Açık konuşmam gerekirse esinlenme olmasın diye arkadaşların hikâyelerini okuyamıyorum. Kimseyi kırmak istemem… Birini okuyorum desem diğeri alınır.
Bu kadar muhabbet yeter… Şimdi en heyecanlı kısım başlıyor. Senin yazma tutkuna…
9- İlk ne zaman yazmaya başladın?  
Beş- altı yıl önce yazmaya başladım, ondan önce gençliğimde şiir denemelerim olmuştu. O zamanlar kayıt olayı olmadığından taşınırken yazdığım defteri kaybettim ve son oldu.

10-İlk yazdığın cümleler aklında mı? Onları bizimle paylaşır mısın?
Vakitsiz çalan telefonlardan hep korkmuştum ( CEYLİN-CENNETİN KAPISI)

11- Yazarken uyguladığın bir ritüel var mı?
Kahve ve sessizlik

12- Her yazdığı hikâyenin bir şarkısı var mı?  ( Bana göre  ‘3 Erkek 1 Kadın’ın şarkısı Sezen Aksu’dan Beni al onu alma)
Kurgu devam ettikçe mutlaka uyan bir şarkı oluyor. .))

13- Yazdıklarını ilk kim okudu ve yorumu ne oldu?  
 Emine isimli bir arkadaşım, onun çok desteğini gördüm. Bir zamanlar Frover amatör hikâye sayfası vardı. Dört beş yazarın kullandığı bir sayfaydı. Kurucusu Emine’ydi Ceylin’i yayınlamam için beni destekledi. O olmasaydı şu an kendim yazar kendim okurdum .))
İyi ki desteklemiş ve biz bu harika kalemle tanışmışız.

14- Kitabın raflarda okuyucu ile buluştuğunda neler hissettin?
Çok heyecanlandım, bambaşka bir duygu
15-İlk kitabın için gelen ilk yorumu hatırlıyor musun?
Değişik, ilginç ama kısa .))
Bir gün BENİ ÖZLE OLUR MU? Kitabımı baştan yazacağım.


16-Kitap sözleşmesi imzaladığın süreçte ya beğenilmezse, ya okuyucu kötü eleştirirse korkun oldu mu? Gece kâbuslar görüp uykundan uyandın mı?
Herkes beğenmek zorunda değil, zevkler ve renkler tartışılmaz. Yaşımdan dolayı olsa gerek en kötü eleştirinin bile olumlu yanlarını alırım. Tabi bu eleştiri saygı çerçevesi içinde yapılmışsa yoksa okumam bile.

17- Senin Wattpad de yazdığın kitaplarının hemen hemen hepsini okudum basılı olarak da Yüreğime Doğ… ( Ses serisinin ilk kitabı elimde ama henüz okuyamadım) Öncelikle Basılı eserinden başlayalım. Yüreğime Doğ nasıl döküldü kaleminden?
Bende nasıl olduğunu bilmiyorum buna inanın… Wordu açıyorum sözcükler peşi sıra kendini yazmaya başlıyor. Harfler sözlere, sözler kelimelere kelimeler cümlelere dönüşüyor. Yazarken ben ben değilim. Normal hayatımda mektup bile yazamam .))

18- Yüreğime Doğ Kuveytli Prens Omar ile Türk polisi Simay’ın hikâyesi… Arap dünyasında kadına verilen değeri öyle güzel işlemişsin ki ben acaba orada yaşadın mı diye düşünmeden edemedim? Gerçekten herhangi bir Arap ülkesinde yaşadın mı yoksa internetten araştırarak mı yazdın?
Omar prens değil çok zengin bir adamın oğlu, yani ailesinin prensi. Yaşamadım ama sıkı araştırma yaptım. Bilmediğim konularda asla ahkâm kesmem araştırırım. Kuveyt’ de yaşayan bir okuyucum da aynı soruyu sormuştu burada mı yaşıyorsunuz bire bir hayatlarını anlatmışsınız demişti. Okuyucuya doğru bilgi vermek önemlidir. Elimizin altında dünyanın tüm bilgilerine ulaşabileceğimiz internet var.

Omar benim kalbimin prensi yazarcığım .))

19- Mesela Omar ve Simay’ın nikâhı böyle bir şey gerçekten var mı? Sırf adamı beğendini belirtti diye nikâhları geçerli sayıldı.
Vekil tayin edilerek nikâh yapılabiliyor, tabi bu kurgunun getirdiği sıra dışı bir durum.

20- Hikâyedeki favori karakterin kimdi? Benim Favorim Kraliçeydi…
Yakışıklı ( siyah at)

21- Yüreğime Doğ’un devam kitabı Mehir 1 Lira wattpad de (Omar’ın kuzeni Henna ve Simay’ın polis arkadaşı Polat’ın hikâyesi). Evlilikleri ‘Yüreğime Doğ’da var. Henna’nın özgürlüğü anlatılıyor. Yazarken Henna’ya mı kızdın Polat’a mı? 
Karakterlerime kızmak çocuklarıma kızmak gibi…  Şartların gerektirdiği birlikteliklerinde ikisi de kendine göre haklı.

22- Hadi biraz empati yapalım. Sen Polat olsaydın böyle bir durumda ne yapardın? 
Daha beterini yapardım Polat iyi bir karakter. İstemediği evliliğe mecbur kaldı. Kesin ayrılırdım.

23-Şimdi sırada Nebi’nin hikâyesi GEL HAYALİM’de… Ne zaman yayınlamaya başlıyorsun? (Nebi Simay’ın ikiz kardeşi)
Şu an yazım aşamasında, kurguyu olgunlaştırmaya çalışıyorum.
Sevgili okur hikâye yayınlanmaya başladı hatta 8. Bölümde yayında…

24-Ateşte Açan Çiçek harika bir kurguydu sen yazarken neler hissettin…
İlk bölümleri yazarken o evde olanların duygularını hissetmeye çalışmak beni çok üzdü. Allah düşmanımın başına bile vermesin o türlü bir yaşamı.

25- Fırtınalı bir gece Reyyan ve Yavuz’un hikâyesi final yaptı. Ama tadı damağımızda kaldı özel bir bölüm gelir mi?
Hiçbir hikâyeme özel bölüm yazmayı düşünmedim. Dediğim gibi nasıl başladığımı bilmediğim bir kurgu beni bitir dediği anda bitiyor. Karakterler yazıldığı satırlarda yaşamaya devam ederken ben başka bir kurguda yeni karakterlerle yol alıyorum.

26-Yazdığın karakterlerden kopamadığını biliyorum. Hepsi bir sonraki hikâyende ufacıkta olsa yer alıyor… Yazdığın karakterleri evladın gibi gördüğünü onlardan kopamadığını düşünüyorum yanılıyor muyum?
Çok doğru…

27-Bir anneye en çok hangi çocuğunu seviyorsun demek gibi olacak ama en çok hangi karakterini yazmaktan keyif aldın?
İlk hikâyemin yeri bende çok farklıdır… Sonra Beni özle olur mu karakterleri, sonra takıntının, sonra, sonra, sonra… Hepsini yazarken çok keyif almışım .))

28- Yazdıklarının beyaz camda ya da beyaz perdede okurlarınla buluşmasını hayalin var mı?
Olmaz mı?
29-Blog takipçilerime ve okuyucularına son sözün nedir…
Bu güzel söyleşide ve hayallerimde benimle birlikte olduğunuz için çok teşekkür ederim.
Çilek kız Yasemin sorular zordu .)) ( ŞAKA) Sayende güzel anlar geçirdim, geçmişi hatırladım, karakterlerimi andım. Çok teşekkür ederim sevgiyle kal…
Okurlara son sözüm okuyun, okutun… SEVGİ VE SAYGILAR
Sevgili Berrin Karapınar
Okuyucun bol, yolun açık olsun…
Sevgiler,
Çilek Kız Yasemin,

Seninle Tek Kelime Oyununa Hazır mısın?
(Yazdığım Kelimenin Karşısına Senin için İfade Ettiği Anlamı Tek Kelime ile Yazar mısın?)

Kitap VAZGEÇİLMEZİM

Borkan VAVVV

Kadın GÜÇLÜ

Anneanne SEVGİ

Simay SERT

Kuveyt ZENGİN

Kral SOYLU

Çilek TATLI (Yani BEN)

Kraliçe ARABULUCU

Mehir DEVAM

Ayaz PİŞMAN

Elaşina ŞİRİN

Takıntı SEVGİ

Jack KUVVETLİ

Kaid KÖTÜ

Kaş MUHTEŞEM

Aşk HARİKA

Torun AŞK

Evlat CAN