13 Şubat 2017 Pazartesi

“KENDİ DÜŞEN AĞLAMAZ” kitap yorumu



Uzun bir aradan sonra bir günde bitirdiğim Sevgili Ayşegül Çiçekoğlu’nun “KENDİ DÜŞEN AĞLAMAZ” kitap yorumum ile buradayım…


Kitap Adı           : Kendi Düşen Ağlamaz
Yazarı                : Ayşegül Çiçekoğlu

Yayınevi            : Müptela Yayınları  
Puan                  : 5/5 *****


Alize Hıfzızade bir yaşındayken annesini kaybetmiş babası Nurettin Hıfzızade tarafından bir dediği iki edilmeden büyütülmüş şımarık, umursamaz, bencil bir kızdır.

Bir gece arkadaşları ile eğlendiği gece kulübünde babasının nefret ettiği yan yalıda yaşayan kendisinden 8 yaş büyük Sinem ile evleneceğini duyduğunda apar topar kulübü terk ederek eve gider. Babası ile girdiği kavgayı kaybetmiştir babası Sinemle evlenecektir. Ama Alize ne yapıp edip buna engel olacaktır…

Öncelikle aldığım bir kararı burada sizlere açıklayayım Ayşegül Çiçekoğlu’nun hikâyelerini wattpad üzerinden okumayacağım. Kitap olmasını bekleyip kitap olarak okuyacağım…
Böyle bir kalemin yazdıkları kesinlikle kitap olarak kâğıt kokusu ile okunmalı. Ben bu kalemle tanışmak içi çok geç kalmışım.

Kendisinin tüm kitapları kitaplığımda var ama ilk olarak okumaya Affet ile başladım. Affet ne kadar dramsa Kendi Düşen Ağlamaz o kadar eğlenceliydi.

Okur Yorumu:
Alize’nin oto tamircisi Serkan ile tanışması. Babasının Sinem ile yapacağı evliliği engellemek için Serkan ile evlenmesi. Serkan’ın ailesinin kendi yalılarındaki müştemilattan daha küçük olanı gecekondusunda onlarla yaşamaya başlayıp, kaynana zulmüne katlanması. Amacı önceleri babasının evlenmesine engel olmaktı ama sonraları basit, sıradan bir tamirci olan Serkan’a âşık oldu ve ondan ayrılamadı.

Herkesin 10 gün sonra gider dediği Alize tam 7 ay boyunca bu hayatı yaşadı…

Serkan’ın öküzlükleri o kadar eğlenceliydi ki işte yontulmamış bir Türk erkeği dedim. Eminim okurken çoğunuz Serkan’a saydıracaksınız ama yapmayın ben bayıldım.

Okurken Romantik Komedi tadında bir film izledim sanki. Bu arada sadece güldürmedi bazı yerlerde ağlattı. Özellikle Alize’nin anne özlemi ve cadı kaynanası Şaziye’ye ‘sizi gördükçe iyi ki annem yokmuş dedim’ dediği kısımlar…

Efendim hayat yeterince gri, haberleri izledikçe, gazeteleri okudukça griler siyaha dönüyor… Eğer sizde hayatınızda canlı bir pembelik istiyorsanız bu kitabı okuyun.


Sevgiler,
Çilek Kız













31 Ocak 2017 Salı

Değişim Serisinin Genç Yazarı Elif'i tanıyalım mı?

Merhaba;
Şubat ayının ilk konuğu Değişim Serisi, Hayatımı Değiştir ve Hayatımı Değiştir Ada’m kitaplarının yazarı Sevgili Elif Kaplan…

Biz Elif ile söyleşi yapalı yaklaşık 20 gün oluyor ve Değişim serisinin üçüncü kitabı Açelya’da kitap oluyor. Evet, onu da merak ediyorum ama ben en çok serinin son kitabı Levent’i bekliyorum… Elif’ciğim hayırlı ve okuyucusu bol olsun. İmza atmakta kolların, okurlarına gülümsemekten ve kitaplarını konuşmaktan çenen ağrısın…
 (Bir kere beddua değil bu çok güzel bir dua)

Sevgili Elif, söyleşi talebimi kabul ettiğin için çok teşekkür ederim.

1- Elif Kaplan kimdir? Bize kendini anlatır mısın?
21 yaşında üniversite öğrencisi, kendi halinde bir kız J Dışarıdan bakıldığında sert bir duruşu olan hemen ortama ayak uyduramayan insanlara karşı daha mesafeli olan biri. Onun dışında kendi arkadaş ortamında da tam tersi. Öyle ki, gevezelik yapmayı severim.

2- Elif’in bir gününü bize anlatır mısın?
Ben ikinci öğretim öğrencisiyim. Derslerim genelde akşam beş gibi başlıyor. Genelde evde takılıyorum. Ailem ile yaşıyorum ve tabii ev işleri yemek gibi konularda sorumluluğum var. Ayrıca evimde 3 kedim var. Onların sorumluluğu da bende. Sorumluluk almayı seviyorum. Bunların dışında kitap okurum veya bölüm yazarım.   

3- Elif takip ettiğim kadarıyla iyi bir okuyucu. Neler okursun belli bir tarzın var mı yoksa ne bulsan okur musun?
Okuma alışkanlığı için ilkokul öğretmeniniz çok önemli. Okumayı öğrendiğim günden beri kitaplara ilgim vardı. Çoğu tarzı okudum. Tercihlerim var aslında. Tam bir tarihi aşk kurgusu hastasıyım. Çok seviyorum. Bunun dışında romantik kitaplar da tercihim ama diğer türlerden de okumaya çalışıyorum.

4-Elif idol bir yazarın var mı? Bir gün …… gibi bir yazar olmak isterim dediğin?
Judith McNaught’ın yeri bende çok ayrı. İlk okuduğum tarihi kurgunun yazarı ve tek kelime ile bayılmıştım kitaba. Bunun dışında J.K Rowling ve Chiklit yazarı Sophie Kinsella. Son zamanlarda ise Diana Gabaldon’u takip ediyorum. Aslında tam anlamıyla şu benim idolüm diyemem çünkü farklı yazım şekillerine de yöneliyorum. Kendi tarzımı oluşturmaya çalışıyorum diyelim.

5- Elif’in okumaktan asla vazgeçmeyeceği 5 yazar hangileridir?
Judith McNaught   (Ben ‘İçinde Aşk Saklı’ kitabını hiç uyumadan bir gecede bitirmiştim)
J.K Rowling
Sophie Kinsella  (Sanırım yıldızı barışmayan sadece benim J )
Emma Chase
Diana Gabaldon
Daha çok var ama diğerlerine haksızlık olsun istemiyorum.

6-Elif’ciğim başucu kitabın var mı? Varsa hangisidir?
İçinde Aşk Saklı, mutsuz olduğum zaman açar sevdiğim kısımları okurum. Galiba Diana Gabaldon’un Yabancısı da başucuma aday diyebilirim.

7- Elif sıkı bir hayvan sever… Buradan Blog takipçilerime ve okuyucularına söylemek istediğin bir şeyler var mı?
O kadar çok var ki! Birkaç sayfa yazı bile çıkabilir. İnsan kendi hayvanı olunca anlıyor. Küçükken kedilerden nefret eden korkan biriydim. Panik atak var bende ve evde yalnız kalma korkum vardı. Bu yüzden annem bana arkadaş olsun diye Van kedisi getirdi. Bu şekilde kedi sever oldum. Sonra sokaktan terkedilmiş bir yavruyu evimize aldık.
Türkiye’de hayvan sever olmak aşağılayıcı bir tanım gibi. Her gün kesinlikle çok kötü bir olay hayvan sever sayfalarında dolaşıyor. İnsanlar çok duyarsız. Toplumsal olarak saçma inanışlar var. Sadece gözlerini kapatıp sokakta yaşayan bir kedi veya köpek olduklarını düşünmelerini istiyorum. Çalışma imkânı yok ki kendinizi besleyecek yiyecek alasınız veya barınmak için bir ev… Çaresizsiniz, konuşma imkânınız yok. Size zarar veren birçok insan da cabası.
Mevsim çok soğuk geçiyor. Ben bu yüzden kış mevsimini hiç sevmem. Hele ki kar ile mutlu olan kesime mutlulukla bakamıyorum. Aklımda bambaşka şeyler dolaşıyor. Geçen sene bir yazar onların kürkleri var korur gibisinden laf etmişti bana. Maalesef kürkleri koruyamadığı için buz tutup ölen hayvanlar var. Bu algıya da çok sinir oluyorum. Son söz olarak bir kap mama ve bir kap su koymalarını rica ediyorum.

(Elif’ciğim bu duyarlılığın herkese örnek olmalı… Onlar Allah’ın dilsiz kulları.) 


8-Wattpad de okumaktan hoşlandığın bizlere önere bileceğin yazarlar veya kitaplar var mı?
Aslında wattpad’a okumak için değil de yazmak için kayıt oldum. Pek fazla kitap okuduğum söylenemez ama ilk okuduğum kitap Deli. Zaten yazarının da keşfedilmemde payı var. Yazmaya odaklandığım için pek okumuyorum maalesef.

9-Ve gelelim senin yazma tutkuna… İlk ne zaman yazmaya başladın?  
10 yaşındaydım. Bir derste öğretmenimiz bir hikâyeye yazmamızı istemişti. Sayfalar dolusu yazdığımı ve çok keyif aldığımı hatırlıyorum. Bir sene sonra ise kompozisyon yazdım. Onu da hikayeleştirerek yazmıştım. Öğretmenim çok beğendiğini söylemişti. Bu diğer yıllar da devam etti. Kompozisyon veya deneme iyi yazdığımı ve keyif alarak yaptığımı görünce daha küçük yaşlarda bir gün bende kitap yazmalıyım diye düşündüm. Hatta araştırdım ama çok zor olduğunu görünce belki emekli olunca yazarım diye düşündüm. Wattpad’i keşfettiğimdeyse neden hayalimi gerçekleştirmeyeyim ki dedim.

10-  Hayatımı Değiştir ve Hayatımı Değiştir ADA’m kâğıt kokusu ile raflarda okuyucusu ile buluştu. Neler hissediyorsun?
Aslında çok garip. Hele ki annem veya kardeşim benden kitapçılarda yazar olarak bahsettiklerinde hala utanıyorum. Kendi kafanızda oluşan o dünyanın kâğıt ile birleşip somut bir hal alması çok güzel. Hele ki okuyuculardan gelen mesajlar çok mutluluk verici. En güzel tarafı bu diyebilirim.

11-Hayatımı Değiştir, Deniz Ada ve Nihal’in hikâyesi, kendi adıma çok severek okudum. Peki, sen yazarken neler hissettin?
Bu kurgu dört beş senelik aslında. Hayal dünyasına girmeyi çok seven tiplerdenim. Mutlaka etrafımda etkilendiğim olaylardan veya objelerden bir senaryo şekillenir. Bu yüzden korktuğum zamanlar da oldu. Acaba aşırıya mı kaçıyorum diye. Hayatımı Değiştir ise çok farklı, çünkü bazı bölümlerde kafamda oturan şekli değil de ruh halimi yansıtan daha duygu dolu bölümler yazdım. Sinirliysem sinirli üzgünsem üzüntülü bölümler yazdım. Yeri geldi ağladığım da oldu.


12-Ve serinin 2. Kitabı ADA’m yazarken zorlandın mı? (Bana göre seri kitap yazmak zordur ya ilki kadar beğenilmezse diye…) Henüz serinin ikinci kitabını okumadığım için yorum yapamayacağım ama en yakın zamanda okuyup yorumumu bildireceğim.
Hayır, çünkü tek kitap olarak yazmaya başladım. Bu kadar fazla kelime olduğunu düşünmüyordum. Herkesin aksine Word de yazmıyorum. Bu yüzden kelime sayımı da bilmiyordum açıkçası. Düzenleme aşamasında ilk kitaba göre çok fazla kelime olduğunu gördük ve ikiye bölmeye karar verdik. Sadece ilk kitaba göre daha duygu yoğunluğu olarak baskın. Yazdıkça kaleminizin de geliştiği gibi bir gerçek de var.

13-Serinin 3. Kitabını Wattpad de yazmaya devam ediyorsun ve ben de sıkı bir AÇELYA takipçisiyim. Nasıl gidiyor? Açelya kitap olacak mı?
Açelya’yı yazmayı bir okuyucum tavsiye etmişti. Yoksa farklı kitaplarım da vardı. Düşününce güzel olabileceğini hissettim. Bir şekilde kurgu kafamda şekillendi. Yazmaya başladım ve ikili arasındaki gerilim hoşuma gitmeye başladı. Hayatımı Değiştir sözleşmemden dolayı kitap olma ihtimali var ama daha net değil.

14-Ben tam bir Derya Hazinedar yandaşıyım, Açelya’ya çok kızıyorum… Bir adamın aşkı bu kadar sınanmaz diye… Bu aşk için nereden ilham aldın?
Aslında ilham kaynağım ne pek bilmiyorum. Hayatımı Değiştir de karakter özellikleri belliydi. Ben tam bir taraf değilim. İkisinin de haklı veya haksız tarafları var.

15- Hazinedarların Sultanı Nur Hanımın son bölümdeki Açelya ile konuşması yazarken o duyguya nasıl girdin?
Annem ile iyi bir iletişimim var. En iyi arkadaşım diyebilirim. O çok fazla nasihat verir ve onun düşüncelerine çok güvenirim. Bu da size bir olgunluk veriyor. Nur’un düşüncelerini hem ben o olsam ne düşünürdüm diyerek yazdım, hem de olgun düşünmeye çalıştım. Sadece oğlunu değil de karşı tarafı da düşünen bir kaynana olsun istedim.


16-Ve gelelim serinin son kitabı LEVENT (Bir Jinekoloğun Hikâyesi)… Bir erkeğin hem de çapkın bir erkeğin duygularını yazmak seni zorluyor mu?
Levent benim favori karakterim. Ben okuyucu olarak çapkın erkekleri çok seviyorum. Yanlış anlaşılmasın. Önceden çapkınken, hayatının aşkını bulup ona adeta tapan erkeklerden bahsediyorum. Erkeğin görüşünden yazmaya ilk Deniz ile başladım. Bazı okuyucularım Deniz yumuşak kalıyor falan demişti. Olabilirdi sonuçta beynim bir erkek gibi düşünmüyor. Yazın bir kampanyadan Emma Chase’in Karmakarışık kitabını aldım ve anlatımına bayıldım. Mükemmel bir erkek görüşü vardı. Bana da ilham vermiş oldu. Bazen zorlanıyorum bazen ise akıp gidiyor. Levent’i yazmayı çok seviyorum.


17-Levent’i okurken Türkiye’de erkek jinekologların yaşadığı sıkıntıları o kadar güzel yazıya dökmüşsün ki, kendi adıma aaaa ne kadar doğru diyerek okudum. Bu konu hakkında nasıl bir araştırma içine girdin? İnternetten mi yoksa direk bir Doktor ile mi konuştun?
Araştırma yaptım. Keşke birebir konuşabileceğim biri olsaydı ama yoktu. Çok iyi bir gözlemciyim. Annemde her kadın gibi bu bölüme muayene oldu. Onun doktoru da erkekti. Hastane ortamında gözlem yapmak benim için bir keyif. Kadınları ve doktor hakkındaki konuşmaları dikkatle dinlemiştim. Birçok kadın doktor olmasına rağmen erkek doktorun çok fazla hastası vardı. Bilgisinin yerinde olduğu ve iyi biri olduğunu söyleniyordu. Levent’i yazmadan önce internet araştırması yaptım. Bir gazetedeki yazı çok yardımcı oldu. İki üç erkek jinekoloğun yaşadıkları anlatılıyordu. Hatta yıpranma payı çok fazla olan bölümlerden biri olduğunu öğrendim. O yazı bana çok güzel bir rehber oldu. Ayrıca kadınların bilgi paylaşımı yaptığı forumları da okudum. Eğer tıp gibi ağır bir konu yazıyorsanız her kelimesinin araştırılması gerektiğine inanıyorum. Çok kutsal bir meslek. Bu yüzden bir doktoru yazdığım için muayene sahnesi de yazmam gerekiyordu. Youtube üzerinden ders anlatım videoları buldum. Bir muayeneyi anlatan hoca dikkat edilmesi gerekenleri sayarken erkek bir öğrenci neden bu kadar dikkat edeceğiz veya hassas olacağız gibi (orada hoca kadının gerekmediği yerlere dokunmayın mesela bacağına falan…)bir cümle kurdu. Çok kızdım ki video altında da çoğu kişi o öğrenciye kızgındı. Anladım ki, iyi bir doktor olmak için iyi bir etiğe de sahip olmak gerek. Ayrıca erkek jinekologların cinsel hayatı ile ilgili yazılar da okudum. Çok garip inanışlar var. Mesela gay oluyorlar sonradan gibi.


18-Levent ve Canfeda onların aşkını okumak için heyecanla bekliyorum? Bizi ilerleyen bölümlerde neler bekliyor bizar ipucu verir misin?
Spoi vermeyi ve almayı seven garip bir huyum var ama çoğu kişi benim gibi değil. Canfeda ve Levent’in ortak paydada buluşacağı şeyler olacak. Ayrıca Hayatımı Değiştir de olduğu gibi aşktan önce saygı sevgi ve karşılıklı toleransın yerleşmesini istiyorum. Bence aşktan çok daha önemli bir konu. Belki de âşık olmayacağımı düşündüğüm içindir. Bana çok imkânsız geliyor. Bu yüzden aşk romanı yazıyorum diye düşünüyorum. Aşkın beni bulmasını da isterim ama pek sanmıyorum.  

19-Geleceğe dair hayallerin nelerdir?
Çoğu yazar gibi film veya dizi olmasını istiyorum. Bence çok güzel. Karakterler bir şekilde canlanıyor gibi. Ayrıca bir sağlık bölümünde de okumak istiyorum. Başka tarzlarda yazmak istiyorum. Sokak hayvanlarına daha fazla yardımcı olmak istiyorum gibi birçok hayalim var.


20- Blog takipçilerime ve okuyucularına son sözün nedir…
Birincisi, kitap alırken kapağından daha çok arka kapak yazısına odaklansınlar. Ayrıca yayınevine göre de kitabı yargılamasınlar. Her yayınevine bir şans versinler. Ayrıca wattpad kitabı diye bir önyargının bulunmasını hoş bulmuyorum. Orası bize bir araç oldu. Okuyucularımızla paylaşma ve konuşma imkânı sağladı. Bu yüzden asla wattpad’in hakkını yiyemem. Her zaman belli bir değeri olacak benim için.
Sokak hayvanları için bir kap yemek ve su rica ediyorum.

Sevgili Elif,
Bu keyifli sohbet için tekrar teşekkür ederim.
Okuyucun bol, yolun açık olsun…
Sevgiler
Yasemin,
Teşekkürler bana fırsat verdiğiniz için J




Seninle Tek Kelime Oyununa Hazır mısın?
(Yazdığım Kelimenin Karşısına Senin için İfade Ettiği Anlamı Tek Kelime ile Yazar mısın?)

Kedi                   : Evlat
Doktor              : Hayalim
Hazinedar        : Güç
Avukat              : Savunma
Nazenin           : Hata
Jinekolog          : Mesleki Ahlak
Nihal                : Obsesif
Kardiyolog      : Deniz
A3                    : Kâğıt
Zenginlik         : Kalp
Aile                 : Değer
Çilek               : Mutluluk
Dâhiliye         : FMF
Deniz Ada      : Aşk
Aşk                 : Zor
Açelya           : İnatçı
Derya           : Otoriter
           








15 Ocak 2017 Pazar

Soğuk – Aşkın Nur Karataş






Baktım uzun zamandır kitap yorumu yazmamışım. Hemen bu akşam bitirdiğim Sevgili Aşkın’ın kitabı Soğuk için yorum yazayım dedim.




Kitap Adı           : Soğuk Kar tanesi ve Soğuk Mücevher
Yazarı               : Aşkın Nur Karataş
Yayınevi            : Parola Yayınları
Sayfa                : 394 - 346
Türü                  : Erotik Romans
Puan                  : 5/5 *****

Zaina annesi ve babasını birer yıl arayla kaybetmiştir. İç savaş olan ülkesinde Amcası, yengesi ve kuzenlerinden başka kimsesi yoktur.  Bir gün amcası gelir, Yengesi, küçük kuzeni Fathi ve birkaç bürokrat eşi ile Avrupa’ya gideceklerini kendisi ve büyük oğlu Ferran’ın da bir hafta sonra onlara katılacağını söyler.  Amcasının baskısı ile küçük bir valiz hazırlar ve yola çıkarlar. Kafilenin yolunu Rus mafyası keser dik başlı ve inatçı Zaina kafilenin yola devam etmesi koşulu ile ne isterlerse yapacaklarını söyler. Çete sorumlusu Zaina’nın güzelliği ve zümrüt yeşili gözlerinden etkilenmiştir. Zainanın bu teklifini kabul eder.
Zaina Rus mafyasının elindedir artık. Çetenin Lideri İvanov Zaina’nın asiliği ve güzelliğinden etkilenmiştir.  Bir akşam Zaina’ya tecavüz eder. Zaina o akşam İvanov’u öldüreceğine yemin eder.  
Rusya’nın en güçlü mafyası Nikolay Boryenka Sokolov tarafından satın alınır. Ve macera bundan sonra başlar… Zaina’ya ilk görüşte âşık olan Nikolay onu göndermemek için elinden geleni yapar…

Okur Yorumu;
Ben hikâyeyi önce wattpad de çok severek okudum, ardından yazarı ile söyleşi yaptım. Söyleşiden 15 gün sonra yazar kitap sözleşmesi imzaladı.

Masal tadında bir aşk... İlk 90 sayfada sıkılsanız da sakın okumaktan vazgeçmeyin macera ondan sonra başlıyor. Öncelikle okurken kendinizi hikâyenin içinde buluyorsunuz, tutkuyu, şehveti ve aşkı hissediyorsunuz. İnsanı sıkan betimlemeler yok, her şey dozunda ve duygu ile yazılmış. Kitap bitti ama ben sanırım uzun süre etkisinden çıkamayacağım.
Sevgili Aşkın, yeni kitabın Bay Mükemmel’i de heyecanla bekliyorum. Kaleminden Tutku ve Aşk aksın, bizimle buluşsun.


Sevgiler…
Yasemin 

Asaf ve Sevgi'nin yazarı Cansu'yu tanıyalım mı?

Merhaba;
Ocak ayının yeni konuğu Sevgili Cansu ben ona kısaca Kaynanacığım diyorum.
Kaynanacığım öncelikle söyleşiyi talebimi kabul ettiğin için çok teşekkür ederim.
(Ah bir kabul etmeseydin de seni Asaf’ıma şikâyet etseydim.)

1- Cansu kimdir? Bize kendinden bahseder misin?
Tabi gelinciğim. Öncelikle Cansu çekingen ve hani soğuk tiplerden olan sonra yanına gidince Ah bu kız çok tatlıymış dediklerinizden birisi. Babası tekstilci sırf ondan özendiği için modelistlik okuyan bir kız.3 kardeşten en büyükleri yani ablacık.

2- Cansu’nun bir günü nasıl geçiyor anlatır mısın?
Zar zor yataktan kalktıktan sonra sade bir şekilde hazırlanıp okuluna giden, eve geldiğinde yemek yedikten sonra kitap okuyan, yazan yemek yapan yine yemek yiyen sonra yazmaya başlayıp, yayınladıktan sonra yorumlarınızı bekleyen birisi.


3- Cansu iyi bir okuyucu mudur?
İyi değil psikopat bir okuyucu. Haftada 5 kitabı alıp 2 günde bitiren manyak anlayacağın gelin. Hatta çok okuyorum diye maddi yardımı ailem kesince e-kitap olayına girdim orada da telefonum gitti. Ah yani okuma sevdam başıma iş açtı. Onu da anlatırım sonra.

4-Cansu neler okur? Tek bir tarzı var mı, yoksa ne bulsam okurum diyenlerden misin?
Romantik kurguları severim ve okurum ama en sevdiğim sert romantik. Ah bakmayın bana siz yani her türlü romantik seviyorum. Yanında fantastik ve bilim kurgu


5- En sevdiğin 5 yazar? (Wattpad harici)
 
Orman Pamuk(ilk kitabı ondan tattım.)
 Elif Şafak
 Fatih Murat Arsal
 Nora Roberts
Rita Hunter

6-Wattpad de okumaktan hoşlandığın bizlere önere bileceğin yazarlar ve kitaplar var mı?
Sınavlarıma hazırlanmaktan wattpadden okumaya fırsat bulamıyorum. Kusura bakmayın lütfen yardımcı olamayacağım ama eskiden Asude’nin kitaplarını okurdum.

7-Ve gelelim senin yazma tutkuna… İlk ne zaman yazmaya başladın?
4.sınıfta yazdım oda fabl ödeviydi. İnanamazsınız ama 50 almıştım oda öğretmen bunu sen yazamazsın dediği için. Yani arkadaşlar 9 yaşımda

8-Neden Wattpad?
Dediğim gibi para gücüm kesildiğinde arkadaşımın önerisi üzerine wattpade girdim giriş o giriş patladı gitti. Şakaydı kızlar beni biliyorsunuz

9- Asaf ve Sevgi… Ben onların aşklarını okurken çok eğleniyorum… Peki, sen bu aşkı yazarken bir aşktan mı esinlendin yoksa tamamen hayal ürünü mü?
Hayal ürünü canım. Nerede o aşklar ahh ahh. Eğlenceli karakterler ve onları yazarken bende çok eğleniyorum. Zaman olsa sayfalarca yazabilirim ama nerede.

10-KIZIL ŞANLI gibi düşünerek yazmak zorlanmıyor musun?
Ahh be gelin ne zorlanması. Tam tersi Cansu gibi düşünmekte zorlanıyorum. Asaf’ın ruhu benim içimde sanki. Okuyucularım yazıyor bazen nasıl yaşarmış gibi yazıyorsun ben zaten Asaf’ı yaşıyorum.

11-Gelelim BUZUL KORKU Yaşar’a… İlk okuduğumda bir GRANGE kitabı okuduğumu sandım. Resmen olaylarda Yaşar’ın yanındaymışım gibiydi. Soğukkanlı bir katili yazmak nasıl bir ruh hali istiyor.
Hiç düşünmedim gelinciğim. Kısıtlamam kendimi kalemimi akışına bırakırım ve kelimeler su gibi akar gider.

12-Hayallerinin en büyüğü ‘Bir Tutam Çilek’ ile söyleşi tamam… Diğer hayallerin nelerdir?
Ahh psikolog olma en büyük hayallerim arasında. Sonra kitaplarımı bastırdıktan sonra ise aşçılık kurslarına gidip ev yemekleri yapan bir yer açmak. Belki bunların arasında bir adam çıkar evlenirim bilemiyorum canım.

13- Blog takipçilerime ve okuyucularına son sözün nedir…
Ön yargılarınızı kaldırın arkadaşlar. Unutmayın en değerli elmas bile çamur ile kaplıdır. Ve de nerede aptal olacağınızı biliyorsanız yeterince zekisinizdir.

Kaynanacığım,
Okuyucun bol, yolun açık olsun…
Sevgiler
Çilek Kız Yasemin,

Şimdi gelelim okurlarının sorularına…
Sevgili @çokokuyomben Hayriye’den…
1-Kitapları yazarken herhangi bir kitaptan etkilendi mi? Böyle bir kitap yazma fikri nasıl ortaya çıktı?
Hayır, hayatım esinlenmedim ama Asaf gibi adamı başka kaynaklardan okumak ister miydim bilemiyorum. Ah bu arada yine mi sen? Şaka yaptım hayatım ha ha ha. Birden çıkmadı amma velakin kendiliğinden gelişti. Yazacağım dedim. Uzun saçlı olsun dedim. Birde kızı çok sevsin dedim. O kadar...
 
2- Buzul korkudaki kurgu nasıl ortaya çıktı? 
Şu ana kadar görmediğim bir kurgu ve karakterler farklı özelliklere sahip…

Emin ol ki oruçluyken yani aç karnına çıktı. Bende görmedim hayatım belki de
 görmek istediğim için yazmışımdır. Kusursuz karakterlerden bıkmıştım aynı sizin gibi.
 
Sevgili @TbaOzcn Tuğba’nın soruları…

1-Asaf ı kimden esinlenerek yazdın?

Ya keşke esinlensem ama çevremde Asaf gibi adamlar yok. 
Belki de hayal ettiğim adamı yazdım bilemiyorum hayatım.
 
2- Okan’ı Yazacak mısın?

Peşru pezevenk Okan. Tabii ki de yazacağım ama zaman işte. 
Şu sınava girip bir bitirsem bomba gibi yepyeni bölümlerle geleceğim size. 
Cenap ve Ece gibi.
 
3-Gelinin ÇİLEK KIZ’dan memnun musun?

Memnun olmamak mümkün mü?
 Bölüm yayınladıktan sonra gelinimin Asaf’ım gelmiş diye yazmasını beklediğim doğrudur.
 
Sevgili @EbruKanta Ebru’cuğumdu eskiden. 
Ama Asaf’ıma göz koyduğu için sıradan Ebru… 

1-Yaşın küçük kitabındaki karakterleri nereden, nasıl oluşturdun. Özellikle Asaf’ı

Küçük yaştaki insanların sanırım hayal gücü daha büyük oluyor ya da bende 
böyle bu bilemiyorum Ebru’cuğum ama hayal gücüm Asaf'ı oluşturacak kadar
şekilli sanırım.
 
2- Okuyucuların yorumlarından nasıl etkileniyorsun?
 Mesela bölümü yazarken yorumlara göre kurguyu değiştiriyor musun? 

Ahh yorumlarınız bana resmen enerji depoluyor. 
Kurgu değişmiyor canım sadece uzunluğu değişiyor uzun istiyorsunuz ve ben uzatmaya çalışıyorum ama elimden geldiğince.
 
3-  Okurlarının yorumları için ne düşünüyorsun?
 (Bizim yorumlarımızı kaynanacığım seviyor mu?)

(EBRU, ASAF benim yoldurma kendini…)

İnanamazsınız belki bilmiyorum ama hepinizi kardeşim, 
ablam ya da abim gibi seviyorum. Bazen kelimeler sert olabiliyor mutlaka emoloji
 gönderirim yanlış anlamayın diye. Öyle işte sizi görmeden seviyorum canlarım.
 
 
Sevgili @nese1995 Neşe’nin soruları? 

1- Yasak Mabet ve Buzul Korku’yu yazmaya nasıl karar verdin?

Deli gibi her yerde kuruyordum.
 Araba giderken evli bir adam yaratıyordum. 
O an acı çektirirken çokta sevdiriyordum.
Yüzü yanık bir adamı düşünürken annesinin derisini yüzerken bunu sadece ben
 biliyordum dedim ki başkaları da okusun. Yazdım ve sizde sevdiniz sanırım. 
Hâlâ objektifim ben kitaplarım için. İyi mi kötü hiç bilmiyorum? J



2- Asaf’ın bu kadar sevilmesi hatta benimsenmesi sana ne hissettiriyor?
 (Yasemin’in Asaf’ı ama)

Çok onure ediyor beni.
 Asaf benim için o kadar özel bir karakter ki ona kötü yorum yaptığınız da
 bile sanki gerçekmiş gibi üzülüyorum.
 
3-Yaşar’ı biraz yumuşatmayı düşünüyor musun? Çok sert ve acımasız… 

İlk zamanlar olmaz çünkü kendisine koyduğu engeller onun şimdiki
 karakterini oluşturuyor. Ama kıza iyi davranmak zorunda kalacak.
 Zaten okuyacağız inşallah hep beraber.


4-Buzul korkuyu yazarken hiç çekincelerin oldu mu? Oldukça sorunlu bir karakter…

Olmaz mı be kuzum. 
Yazdıklarımın yarısını sildim o deri yüzme sahnesinde. 
Gerçekten daha mide bulandırıcıydı. 
Ama artık bıraktım size olduğu gibi yazacağım. 
Biraz kusarız belki de gerçek aşkı görürüz kim bilir.
 
5-Okuyuculariyla iletişimin çok iyi bu bir taktik mi, yoksa gerçek halimi?
 (Ben gerçek hali olduğuna eminim çünkü ben de Cansu’yla konuşmaya bayılıyorum J )

Ne taktiği be kuzum. 
Esmer bir güzel olan Neşem ile bende konuşmayı seviyorum ve soruna gelirse 
gün aşırı telefonda konuştuğum okuyucu ama artık manevi kardeşlerim var. 
Ve kuzum yapmacık hareketlerden kaçınırım o yüzden gerçek arkadaşım az 
denebilecek kadar az hatta yok diyebilirim.
 
6-  Genelde hangi şartlarda yazmaktan hoşlanırsın?
 Yazarken yardım aldığı birileri var mı?

 O an sevdiğim sanatçı kimse ruh halim çok değişkendir mesela hiç 
dinlemediğim Bayhan dinlerken yazarken ondan sonra 
Selda Bağcan çalınır hepten kelimelerin akışı değişir. 
Müzik daha doğrusu türkü önemli
 

‘Seninle Tek Kelime Oyununa’ var mısın?

Yasak Mabed                      :
Yaşlı
Asaf                                       :Çocuk
Şişe                                        :Alev
Kızıl                                        :Şanlı
Çilek                                      :Kız
Doktor                                  :Yaşar
Alev                                       :Kızıl
Çocuk                                               :Bal
Aşk                                        :Mutluluk
Okan                                     :Pezevenk
Cansu                                               :Yazar
Kitap                                     :Wattpad     
Kutu                                      :Açtırma



1 Ocak 2017 Pazar

Huriye Çelik ile Yılın ilk söyleşisi...




Merhaba;
Yeni yılın ilk konuğu Sevgili Huriye Çelik biz ona kısaca Huriş’ciğim diyoruz.
Huriş’ciğim öncelikle söyleşiyi talebimi kabul ettiğin için çok teşekkür ederim.
(Sıkıysa kabul etmeseydin… Seni sosyal medyada rezil ederdim
J ) En kazık soruları sana hazırladım Hazır mısın?
Evet, sosyal medyaya rezil olmamak için söyleşi teklifi mi tehditi mi belli olmayan bu konuşmayı kabul ettim. J Daha bugüne kadar hiç kazık soruya denk gelmedim, bakalım seninkileri kendime göre eğip bükebilecek miyim? J Bismillah...

1- Huriye Çelik kimdir? Ben seni tanıyorum ama Blog takipçilerim ve okurlarına kendinden bahseder misin?

Okurlarına demek biraz büyük durdu üzerimde. Galiba en iyisi o sulara hiç girmemek.
Konuşmayı seven biriyim ama kendinden bahset deyince tedirgin oldum.
Sene 1993 Almanya’nın güzide şehirlerinin birinde dünyaya gözlerimi açmışım. Sonrasında hayatım ayni şehrin ekseninde saçaklandı. Hayatımdaki en heyecanli aktivite sanırım sabahin kör saatinde Üniversiteye gidip, gecenin başka bir kör saatinde eve gelmek.
Böyle anlatınca negatif bir algı oluşmasın, yaşadığım yeri seviyorum…


2-Huriş’im bize Almanya’da bir günün nasıl geçiyor anlatır mısın? 
(Okulda olduğun ve tatil olduğun gün olarak iki farklı başlıkta anlat lütfen.)

Soruları önceden okuyarak ilerlemediğim için biraz bahsetmişim aslında. Heidelberg Üniversitesinde Pedagoji bölümünde okuyorum. Vaktimin çoğu okulda geçtiği için boş zamanlarımı da kaliteli geçirmeye özen gösteriyorum.
Okul veya iş olmadığı günlerimde daha çok okuyorum ama dinlenmeye özen gösteriyorum. Kendime, arkadaşlarıma ve aileme vakit ayırıyorum.

3- Huriş’im senin iyi bir okuyucu olduğunu biliyorum neler okursun? En çok hangi tarz okumayı seversin.

Kitaplarda tarz aslında benim çokta karar verebildiğim bir şey değildir. Hani “Ne bulsam okurum” derler ya, aynen öyleyim. Elimde her konuya uyacak kitap bulmak mümkündür. Yeri geldiğin de klişeleşmiş romantikliğin dibine vurabildiğim gibi, yeri geldiğinde bol istatistikli, bol sıkıcı terimli araştırma yazıları okuyabiliyorum. Genelde toplu taşıma araclarında okumaya fırsatım oluyor. Bu nedenle çantamda her zaman bir kitap veya e-kitap bulmak yüksek ihtimal. Etrafta adımın çıktığını bile söyleyebilirim.  
Anlayacağın “yemek seçmem” der gibiyim, kitap seçmiyorum.
Gerçi gerilim tarzı kitaplardan uzak durmaya çalışıyorum, gece rüyalarımı süslemeleri çok hoş bir durum değil. J

4-Peki en sevdiğin beş yazar ama nedenleri ile…
En sevdiğim yazarlar…  Zor bir soru oldu, biraz düşüneyim…
Belirli bir sıralama olmaksızın sayıyorum.
Zülfü Livaneli – Her yazdığının tadı farklı geliyor bana. Anlayacağın içinde bulunduğumuz toplumu öyle bir eleştiriryor ki, ancak anlamak isteyenler anlıyor.
Sabahattin Ali – Naif ve yalın dilini çok seviyorum. Öykü okumakta zorlanan beni dize getiren kisidir.
Fjodor M. Dostojevski – Kitaplarındaki karanlık tarafları seviyorum. Düşünmeye itiyor insanı.
İskender Pala – Son dönemlerde tanışıp diline uslubuna hayran olduğum bir yazar. Ilgi alanımı tetikleyen romanlar yazmasının yanı sıra Türkçemizi tanıtan ve anlatan derlemeleri de cezb edici.
Jane Austen – Listeye bir kadın yakışırdı. O kadın da Austen olmalıydı.

5 - Peki en sevdiğin beş kitap ama nedenleri ile…
6 yaşından beri okuyan birine sorulabilecek bir soru mu bu Yasemin’im?
Yine de bir sıralama gözetmeden yazmaya çalışıyorum:
Kur’an-ı Kerim - ...
Jane Austen – Gurur ve Önyargı: Aşkı farklı anlatan bir hikâye. Kitabı iki kere okuyup, filmini ve dizisini izlemişliğim vardır.
Fjodor M. Dostojevski – Yeraltından Notlar: Okurken sinir olmuş, yeter artık bitsin demiştim. Simdi kitabı açıp altını çizdiğim cümleleri sık sık okuyorum.
Livaneli – Serenad: Ele aldığı konu ve icinde barındırdığı tarihi gizeme hayran kalmıştım. Iki günde yazılıp basılmadıgı o kadar belli!
J. K. Rowling – Harry Potter Zümrüdüanka Yoldaşlığı: Gençliğimin serisi. İlk çıktığı zamanlar gece yarıları metrelerce kuyruk olurudu kitapçının önü. Tabii yaşımız ufak, harçlık el kadar olunca halk kütüphanesine düşüp sıra gelmesini beklerdik. Hey gidi günler hey... Yeni nesil bilmez... J

6- Başucu kitabın var mı? Varsa hangisidir?
Sorular gittikce zorlaşıyor mu ne? J
O kitap moralime ve içinde bulunduğum ruh haline göre değişiyor. Şu an ders kitapları yığılı ve hiç iç acıcı bir görüntü değil.
7- Okuduğun kitapta neler seni kitaptan soğutur?
Bu soruya çok güldüm... Bariz göze çarpan yazım hataları diyeyim. J
Sonra mantık hataları ve ne yazık ki antipatimi kazanmış bir yazarın kitaplarını okumuyorum.

8-Elektronik kitap ve Wattpad de okuduğunu biliyorum peki sence kâğıt kokusu mu, elektronik kitap mı?
Tabii ki kâğıt.  

9-Wattpad de okumaktan hoşlandığın bizlere önere bileceğin yazarlar ve kitaplar var mı?
Ay ben kesin birilerinin ismini unutacağım bu soruda.
Uzun zamandır takip ettiklerim: Dörtgözkedikiz, Valeria_Kim_Young, esratuana, NurayErgen, mineselen, Aslzdn, yudumunhikayeleri, Nevinturgut,  muz1el2gun, SezenYldz, asknnur…

Ve ben unutulmuşum peki Hurişim…

10-Ve gelelim senin yazma tutkuna… İlk ne zaman yazmaya başladın?
Güzel soru...
Klişe olayım. Her zaman yazan biri oldum. Insan içine cıkarmaya yeni cesaret ettim.

11- “EKSEN” Koray ile Yasemin’in büyük aşkı ama Doruk ve Burçin araya kaynak yaptılar… (Tamam, tam tersi olmuş olabilir ama bence Ana karakterler Koray ve Yasemin) Ben biliyorum ama bilmeyenler için yazmaya nasıl karar verdin?
Evet, Koray ve Yasemin’in büyük aşkını yazıyorum ama nedense araya Burçin ve Doruk kaynadı. J
Her an aklıma bir fikir gelip genelde toz bulutu olarak havada asılı kalır ama bu defa Sözde Nişanlı kitabında okuduğum Sarp karakterinin hikâyesinden esinlendim. O nasıl gelişti onu da bilmiyorum ya. Çıkış noktası bu oldu.

(Bu arada Hikâyedeki Yasemin’in benim. Huriş’ciğim beni yazıyor Koray’cığıma sulananı oyarım)

12-Eksen’i yazarken en keyif alarak yazdığın sahne hangisi oldu?
Burcin’in car car ötüp, Doruk’a papuç bırakmayan hallerini yazmayı seviyorum. Bu huyu biraz ben gibi J

13-Eksen bir gün dizi ya da film olursa başrolde kimlerin oynamasını istersin?
(Yasemin’i ben oynayacağım orası kesin.)
Eksen bir gün film veya dizi olmasın. Sadece okuyanlar değerini bilsin. J Böylede havalıyım bak bak…

14-Mats ve Yavuz’un olduğu bölüm ağla ağla içim çıktı. O duyguyu nasıl yansıtmayı başardın, yazarken ne düşündün? Hem bu Yavuz’da kim?(Ben biliyorum ama okuyuculara sen söyle)
O bölümü yazarken bende ağlamış olabilirim. Tam hatırlamıyorum. Ama duyguyu geçiremeyeceğim diye çok korkmuştum. Ama öyle olmadı.
Yavuz bakalım kimmiş.

15-O parmak sahnesi, okuyan herkes hissetti. Bir iddia sonucu yazdın ama içindeki ELJ’de çıktı… Çevrenden nasıl tepkiler aldın? (Annen HariçJ )
Çevremde beni tanıyan hiç kimseye okutmayarak tepkileri en aza indirgedim. J Sanırım bu sohbeti de duyurmayacağım, kimler kimler var saldırıya hazır bilmiyorsun. J

16- Blog takipçilerime ve okuyucularına son sözün nedir…
Basta söylediklerimi geri aliyorum. Cevapla cevapla bitmedi, daha ne anlatayım. Boyum 158, Kilom 51.

Bu keyifli sohbet için teşekkür ediyorum. Son olarak: OKUYUN, OKUTTURUN

Hurişim,
Okuyucun bol, yolun açık olsun…
Sevgiler
Çilek Kız Yasemin,


Ama dur daha bitmedi sırada Ş.A.G. Kızlarının soruları var… Hazır mısın?
Korkuyorum.

·        Bu kitabı ben yazmalıydım dediğin bir eser var mı? (Senin duygularını yansıtan)  Müzeyyen’den.
Mükemmel Takıntı

·        En çok neyi yazarken zorlanıyorsun? Nurcan’dan
Hisler ve duygular. Onları okuyucuya geçiremezsem kurgunun eksik kalacağını biliyorum ve bu beni tedirgin ediyor yazarken.


·        Dövmeli Avukatımı ne zaman yazacaksın? Tuğba’dan
Spoiler verme yavru ceylanım.


·        Senin için ne anlam ifade ediyorum? Tuğba’dan
Ahanda sevgili tribi yiyorum J



·        Bu hayatta kendini mutlu etmek için ne yaptın? Sezen’den
Hâlâ ölmedim. Ama bunun beni mutlu mu yoksa mutsuz mu etmesi gerektiğine karar veremiyorum.

Şaka bir yana, kendime hediye alınca mutlu oluyorum. Böyle hic haberim yokmuş gibi falan hediye paketi yapiyorum.
J
(Ben de kendime internetten kitap siparişi verip hediye paketi yaptırmaya ve içine not yazdırmaya bayılıyorum J )

·        Çeviri olmayan kitapları okumak ile çeviri kitapları okumak arasında fark var mı? Aşkın Nur’dan
Hımm… Açıkçası bilmiyorum. Yabancı yazarları Türkçe okumuyorum. Bundan çok önce böyle bir hata yapmıştım ve sonuç beni tatmin etmemişti. Ve işin asli bazı kitaplar Almancaya daha çabuk çevriliyor, beklemek anlamsızlaşiyor.

·        Hangi kitap karakterini hayatına almak isterdin? Elif’ten
Mr. Darcy.


·        Itır Balkanlı hamile kalacak mı? Beyza’dan
Kalmayacaksın canım, şunu her platformdan sormaktan vazgeç. J


·        Grup denince aklına gelen ilk şey? Nuray’dan
İçimden gelen gülme isteği…


Okurken seni içine çeken Dünya’yı unutturan bir kitap oldu mu? Damla’dan
Çok var. Ama aklıma ilk gelen kitap olarak Harry Potter diyelim. Birer günde bitirmiştim sanirim.


Asla vazgeçmem dediğin 3 hobin var mı? Esra’dan
Yemek yemek, konuşmak, okumak.


·        Yazmaktan en keyif aldığın karakter hangisi oldu? Esra’dan
Aslında Burçin’i yazmayı seviyorum ama en çok Jasmin’i yazmayi sevdim. J


·        Yazdığın veya Okuduğun hangi karakter olmak isterdin? Aslı Özden
Sherlock


·        Yazarken olmazsa olmazın? Aslı Özden
Beyin… Bence çok önemli


·        Âşık olmak için trafoya mı ihtiyacın var? (Aslı Gürışık)
Aslında olabiliyorum. Niye böyle bir şey dediniz anlayamadım Aslı hanımcığım. J

·        +18 yazarken kızarıyor musun? Valeria Kim Young
Senin kadar.


Seninle Tek Kelime Oyununa Var mısın?
Türkiye                     : Tek kelime biraz hafif kalır
Tuğrul                       : Vuhuuuu
J Enişte
Doruk                        : İlk göz ağrım
Burçin                       :
Geveze
Balkanlı                     : NURCAN    
Brockohurn                : Aman Allah’ım didim
J
Çilek                          : DOST!
Alex                            : VALERIA KIM YOUNG
Şeytan Azapta Gerek : Ben buraya destan yazabilirim...
Aslı Özden                : Sertaç
Ankara                      : Yolların denize çikmasa da seviyorum seni Angara.
Kitap Ağacı               : Bazenler
Itır Beyza                  :
Ah, ah...
Elti                              : Elif’im
Kaynana                   : Rocco
Su                               : H2O
Koray(Eksen)          : Hey yavrum hey
J
Şifacı                          : Uçak
Leopar Donlu Ömer: O kim?
J