16 Nisan 2017 Pazar

Bay Mükemmel ile tanışmak ister misiniz?





Kitap Adı        : Mükemmel Serisi – Bay Mükemmel
Yazarı             : Aşkın Nur Karataş
Yayınevi           : Parola Yayınları 
Türü                : Erotic Romance

Puan                  : 5/5 *****

Merhaba,
Yine bir seyahat ve tadı damağımda kalan “BAY MÜKEMMEL” kitap yorumumla geldim… Öncelikle yazarın sıkı bir fanıyım o yüzden o ne yazsa okurum beğenmezsem kendisine bunu açık yüreklilikle söylerim… Eleştiriye açık biri olması günümüz yazarlarında nadir bulunan bir özelliktir. Benim sevdiğim ve okuduğum yazarların böyle olması sanırım benim şansım…
Size bir sır vereyim mi? Serinin ikinci kitabı Bayan Mükemmel de çok yakında raflarda yerini alacak…


Öncelikle Bay Mükemmel için Grinin Elli Tonu’na benziyor diyenlere bir çift sözüm var… Evet, iki ortak özellik var kitabın ana erkek karakterlerinin zengin birer dominant oluşu ve kızımızın bakire oluşu… Bunun dışında hiçbir benzerlik yok her iki kitabı okumuş biri olarak bunu açık ve net söyleyebilirim.


Nazenin Mimarlık Fakültesi son sınıf öğrencisidir… Ailesini küçük yaşta kaybetmiş, hayatı tek başına sırtlamış yalnızlığını ev arkadaşı dostları Eylül ve Burcu ile paylaşan narin, ürkek, güzeller güzeli bir kızdır. Antalya’da garsonluk yaptığı otelde sakarlığı ve dalgınlığı ile Alp Ataman’ın dikkatini çeker.  Alp’in ortağı ve arkadaşı Handan ile girdiği iddia sonucu Nazenin’in hayatına dâhil olması ve onu kendinin yapması...


 Yaşadıkları sadece sex miydi? Tutku, şehvet, şefkat ve aşk bu ilişkinin neresindeydi? Okurken elinizden bırakamayacaksınız. Bence bu kitaba bir şans verin…


Ayrıca instagram hesabımda Bay Mükemmel için çekiliş yapıyorum katılmak isterseniz koşullar @ysmn978  de


Sevgiler,
Çilek Kız Yasemin.   



31 Mart 2017 Cuma

Wattpad'in Sevilen Yazarı Aslı Özden'i tanıyalım mı?



Herkese Merhaba uzun bir aradan sonra yeni bir söyleşi ile buradayım. Artık bol bol kitap yorumu ve söyleşi ile sizinle olacağım…

Sevgili Aslı, söyleşi talebimi kabul ettiğin için çok teşekkür ederim demek isterdim ama sana emrivaki yaptım. Öncelikle inceliğin için teşekkür ederim emrivaki mi hiç tereddütsüz kabul ettiğin için. 
Kabul edilmeyecek hatun musun kuzum sen? Ayrıca seninle söyleşi yapma onurunu bana da verdiğin için çok teşekkür ederim.
(Bal yazarım… Teşekkür ederim)

1- Aslı Özden kimdir? Blog takipçilerim ve okuyucularına kendinden bahseder misin?
 Aslı Özden… 29 mayıs1982 doğumlu, 17 yıldır eşine âşık bir eş. 15 ve 13 yaşında iki erkek evladıyla arkadaş olan bir anne.  Üç kız kardeşin en büyüğü. Diğer ikisi okuyup öğretmen olmasına rağmen 18 yaşında liseyi bitirdikten sonra okumayı değil evliliği seçen bir kadın. Yazdıklarını okuyup beğenen okuyucularla beslenen bir yazar. 

2- 2 Erkek evlat annesi, eş ve yazar olarak bize bir gününü anlatır mısın?
Sanırım bütün kadınlar gibi koşuşturmaca ile güne başlıyorum. Malum titiz bir eş ve oldukça dağınık iki delikanlının arasında kalmak beni oldukça yoruyor. Geleni gideni eksik olmadığı için -bir arkadaşım 'senin otel' diye hitap eder evime- çoğu zamanım mutfakta geçiyor günüm. 

Yaz günleri sabah bir saat yürüyüş yapmaya özen gösteririm. Spor, müzik ve kitap vazgeçilmezlerim arasında.  


3- Aslı’nın iyi bir okuyucu olduğunu biliyorum. Neler okursun belli bir tarzın var mı yoksa ne bulsan okur musun?
 Ne bulsam okurum diyemeyeceğim. Kesinlikle bana bir şeyler hissettirmeli. İlk bir kaç sayfayı okuduğumda kurgunun içerisine girmişsem o kitap bitene kadar gözüme uyku girmez. Romantik, tarihi kurgu, fantastik kısacası içinde aşk ve tutku olan kitaplar tercihimdir.

4-En sevdiği 3 kitap nedir herkesin okuması gerekli diye düşündüğün?
 Kuran'ı Kerim.
Alaca Karanlık serisi
Çile
Kimliksiz
Zoraki Gelin
Duygu

Ben üç dedim ama kitap canavarı aslım altı adet önermiş. Aslı diyorsa okuyun azizim

5- Okumaktan asla sıkılmam dediğin 3 yazar ismi lütfen. 
Necip Fazıl Kısakürek
 Fatih Murat Arsal
 Selvi Atıcı 
 Işılca

6-Peki, Wattpad de kitap okumayı seviyor musun? 
 Yazarken okumak biraz sıkıntı oluyor ama takip ettiğim yazarlar var. Merakla bölüm bekleme heyecanını bende yaşıyorum yani.


7- Wattpad de okuyup bizlere önerebileceğin hikâye var mı? 
 Oldukça fazla zaten bununla ilgili sayfama ayrı bir çalışma ekledim. Acaba Ne Okusam? Başlığı altında sevdiğim okuduğum hikâyeleri takipçilerime öneriyorum.

( Aslı’yı wattpad de takip etmek isterseniz @Aslzden )

8- İşte söyleşinin en heyecanlı kısmı, gelelim senin yazma tutkuna… İlk ne zaman yazmaya başladın? 
 İlk olarak 14-15 yaşlarında şiirle başladım yazmaya. Sonra araya evlilik ardından peş peşe iki çocuk girince uzun bir süre uzak kaldım. Daha sonra sevgili kardeşimin sayesinde kitap okumaya başladım. Lisede edebiyat hocamızın bir sözü vardı. ‘Okuma aşkıyla bir kez tanışırsanız, kendinizi durduramaz kalemi elinize alır ve bir daha bırakamazsınız,' diye aynen bende öyle oldum. 

9- Yemin raflarda okuyucu ile buluşmak üzere, neler hissediyorsun? 
 Yemin konusundaki heyecanım dorukta. Sanki ilk bebeğim gibi. Elime alıp kokusunu içime çekeceğim anı sabırsızlıkla bekliyorum. 

Umarım kitabımı alıp okuyanlarda Yasemin ve Özgür'le birlikte kurgunun içinde yaşamış gibi hisseder... 

10-Yasemin’in (adaşım) hikâyesini yazarken neler hissettin, Kitap olacağını düşünür müydün?
 Yasemin’e yazdığım çok güçlü bir karakterdi. Bir yemin uğruna herkesi ve her şeyi karşısına alabilen, bütün benliğini ortaya koyabilen bir kadındı. Onu yazarken çok eleştiri almama rağmen çokta sevildiğinin de farkındaydım. Ve kitap olacağını düşünmedim yani ilk olacağını düşünmedim. Hep Sertaç ve Ada'nın ilk basılacağını hayal etmiştim. Ama kısmet ‘Yemin’miş. 

11-Özgür’cüğümün yaşadıkları, yazarken o duyguyu verebilmek seni zorladı mı? 
  Yazarken adeta yazdığınız kişiliğe bürünüyorsunuz. Onun gibi düşünüyor onun gibi davranıyorsunuz. Tabii yine de zorlanmadım desem yalan olur. İllaki tatlı zorlukları oldu.


12-Kitap hem Yasemin’in hem de Özgür’ün ağzından anlatılıyor. Erkek ağzından yazmak nasıldı. 
  Üç erkekle birlikte yaşıyor olmanın da etkisiyle çok zevkliydi Özgür'ün ağzından yazmak...


13- Kitabın hazırlık sürecinden biraz bahseder misin? 
   Bambaşka bir duygu yaşıyorsunuz. Yani  hayallerimin elle tutulacak olması bile aşırı heyecan veriyor bana. Ve bu sürece girerken ekibimin mükemmelliğini benim en büyük şansım. Okuyucuya en iyisini vermek için çok yardımcı oldular. İyi ki varsınız Yasemin, Zeynep ve Ebru...

14- Ve gelelim İmkânsız Aşk serisine… Biraz bize Ada’dan, Kerem ve Kenan’dan bahseder misin? Bu kurgu nasıl oluştu… (Okumak isteyenlere sırası ile İmkânsız Aşk Töre, İmkânsız Aşk Yara, İmkânsız Aşktan Kaçış) (Benim favorim Kerem ve Hale’nin hikâyesi İmkânsız Aşk Yara) 
  Okuma aşkıyla yanıp tutuşurken bir kaç töre hikâyesine denk geldim ama aradığım zevki vermedi bana sonra ben aldım elime kalemi. ‘İlk ve tek yazacağım’ diyerek başladığım yola okuyucunun ısrarıyla Kerem ve Kenan'ın hikâyeleriyle devam ederken şimdi 6. Hikâyemi yazıyorum. 


15- Benimsin Aydan ve Alex’in hikâyesi aslında İmkânsız aşk serisinin 4. Kitabı. Hikâye okuyucularının isteği ile yazdın yazarken bir şeyler eksik gibiydi… Haksız mıyım? 
Hikâyelerimde çok sık kullandığım bir cümle var.  "Asla asla deneyeceksin'' diye. Asla yazmam dedim yoğun ısrarla yazmak zorunda kaldım. Ama istediğim duyguyu veremediğimin farkındayım. Sonuç olarak haklısın duygu eksikliği var. 



16-Benimsin şimdi Tayfun ve Filiz ile devam ediyor… Kendi adıma Alex ve Aydan’dan daha çok sevdim bu çifti bizi ilerde neler bekliyor ipucu verir misin?
 Bu ikili hiç aklımda yokken çıktı ortaya. Bölümün başına geçmeden ne olacağını tahmin etmem imkânsız o anki duruma göre değişiyor. Bazen bir yoruma takılı kalıp hikâyeyi değişik şekillendire biliyorum. Ama mutlu son yakındır. 



17-Mucize… Ne sorsam bilmiyorum ama kurgusu güzel, özel bir hikâye gelecek bölümlerde neler olacak?
  Gelecek bölümlerde; Soner ve Oğuz'un kozlarını paylaştığı 'yok artık' diyeceğiniz bölümler olacak. 



18- Yazdıklarının dizi ya da film olmasını ister miydin?
  Bir gün olacak. Ben görür müyüm bilmiyorum ama hissediyorum.


19- Geleceğe dair hayallerin nelerdir? Bir Tutam Çilek ile söyleşi kısmı tamam… 
 Yarına dair hayalleri olmayanlar nefes alan ölülerdir bence. Benim hayallerim kitaplarımım hepsinin kâğıt kokusuyla buluşup milyonlara ulaşması...

20- Blog takipçilerime ve okuyucularına son sözün nedir…
  Asla hayallerinizden ve okumaktan vazgeçmeyin...

Sevgili Aslı,
Okuyucun bol, yolun açık olsun… 
Sevgiler,
Çilek Kız Yasemin, 
Çok çok zevkliydi bende teşekkür ediyorum.

Şimdi gelelim okuyucularının sorularına… 
Zeynep Alkanat – Neden başka bir ülke değil de İtalya?

 Melek için yakışıklı bir babaya ihtiyacım vardı. Malum İtalyan erkeklerini bilmeyen bir araştırsın derim. 

Zeynep Alkanat – Aşkı bu kadar yoğun anlatman eşine duyduğun aşk mı? 
 Tek kelimeyle evet, eşime 15 yaşında âşık oldum. O gündür bu gündür hiç eksilmeden Allah'ıma şükürler olsun aşkı yaşıyorum. Bana verdikleriyle birlikte onu çok seviyorum. 

Allah herkese böyle bir aşk nasip etsin.

Huriye Çelik – Yazdığın karakterlere gerçek hayattan bir örnek var mı? (Sertaç için esinlendiğin kişiye talibim) 

  Hurişim Sertaç isminin asıl kahramanı da üzgünüm bir hayal ürünü. Bunu ilk defa açıklıyorum Sevgili Selvi Atıcı'nın ilk yazdığı "Neden" adlı hikâyesini okuyan varsa bilir, psikopat ruhlu Sertaç'ı. Hikâyenin sonunda öldüğü için günlerce üzüldüm. Ve Sertaç yaşamalı dedim kendimce böylece Ada ile birlikte yaşamaya başladı. 


Tuğba Özcan- İlk hikâyeni kaç yaşında yazdın? Her hangi bir platformda yayınladın mı? 
  
  İlk hikâyem İmkânsız Aşk TÖRE, 32 yaşında yazmaya başladım ve  wattpad ve Facebook da hâlâ yayında. 


Seninle Tek Kelime Oyununa Hazır mısın? 
(Yazdığım Kelimenin Karşısına Senin için İfade Ettiği Anlamı Tek Kelime ile Yazar mısın?)

Yemin - Heyecan
Editör-Yasemin Şahin
Güroğlu -Özgür 
Mimar -Yasemin 
Basketbol- İkizler (Kerem /Kenan)
Fenerbahçe -Tutku
Evlat - Cennet kokusu
Sertaç - Aşk 
Çilek -(reçel dermişim) Tabii ki Yasemin 
Töre- Göz bebeğim 
İkiz - Hale (çok istedi ama ikiz sahibi olamadı )
Taksi- Eylül 
Oğuz -Ahsen 
Mucize - Bölüm yazmam gerek 
Yasemin- Şans


26 Mart 2017 Pazar

Seksi Numara Kitap yorumu...






Kitap Adı           : Seksi Numara (+18 olan hayatın kendisi)  
Yazarı                : Melis Ben
Yayınevi            : Deniz Altıyayınları
Puan                  : 5üzerinden / 7 *******


Nerden başlasam, nasıl anlatsam bilmiyorum… Bildiğim tek şey bu kitap ergenlere ders niteliğinde okullarda okutulmalı. Biliyorum hepiniz salt porno bir kitap olduğunu düşünüyorsunuz. Ama hayır öyle değil evet sevişme sahneleri var, Erhan ile Melis’in ateşli sahneleri.  Melis önce karşısındaki kadına saygı duymasını öğretiyor. Kadın isterse bedenini satsın, isterse eğitimci, isterse sıradan bir işçi olsun saygı duyulmak zorunda. Ayşe, Fatma, Melis ya da çocuk, ergen, genç, yetişkin kadın cinsel meta değildir. Önce o kadının ruhunu doyurmalısın sonra bedenini…

Kitaptan birkaç paragraf…

Sayfa 10
Evlenmek için erkeğe ehliyet vermeliler bence. Kadına nasıl dokunulur, hangi düğmelere ne zaman basılır, ne zaman dudaklar, ne zaman dil konuşturulur. Hepsi için tek tek puan verip geçemeyeni anasının evine geri göndermeliler. Yoksa başka bir ana kuzusu yatakta benim gibi canı yanmış, çaresiz ve doyumsuz kalır.
Sevgiyse sevgi, saygıysa saygı, güvense güven. Ee? Hani mükemmel evlilik için bunlar yetiyordu? Yalanmış lan. Bildiğin yalanmış. O kriterlerin arasına ten uyumunu koymayı ya unutmuşlar ya da bilerek saklıyorlar.

Sayfa 14
Haddini bilen adama erkek derim ben. Kadını ezmeyene. Ağalık, babalık, patronluk taslamayana… Eşitim olduğunu bilecek; sadece fiziksel güç anlamında ondan zayıf olduğumu, ama ruhen onu kat kat aşabileceğimi de yüreğinde hissedecek.
Sayfa 25
Kadınız, kadın. Telefon seksine bile sadık kalma dürtümüz var. Normal mi?
Sayfa 36
Bir erkeğe bakarken ne çok beğeni kriterimiz var, farkında mısınız? O olmasın, bu olmasın, bunu yapmasın, bunu demesin… Adamı olduğu gibi kabul etme olgunluğuna sahip değiliz. En azından ben değilim. Ama beyler size bir sır… O çorap beyaz olursa benim bütün ateşim sönebilir.
Sayfa 41 :
Bir gün bir kızım olursa, ona diyeceğim ki, ilk öpücükte seni uçurmayan birinden bir bok olmaz arkana bakmadan kaç. Kim bilir kaç kadın herhalde sonra uçacağım diye düşünerek kanatlarını baba evinde bırakıp evlendi. O kanatları bir kez bırakınca da uçmak sadece bir hayal olarak kaldı…


Bunlar sadece tadımlıktı gerisi kitapta alın okuyun ve tartışalım…  

25 Mart 2017 Cumartesi

Plaza Kızları kitap yorumu












Kitap Adı           : Plaza Kızları  
Yazarı                : Nazlı Ozan
Yayınevi            : Arunas Yayıncılık
Puan                  : 5/5 *****


Yağmur, Bilge ve Sezen bence mahşerin üç atlısı olmaya aday sıkı dostlar.
Yağmur: Güzelliği, havası ile erkeklerin başını döndüren… Egosu göklerde başkarakterimiz…
Bilge: Güzel ama güzelliğinin farkında değil. Bir kere aşk acısı çekmiş, aşka tövbeli Jüliet…
Sezen: Şıp sevdi, patavatsız sarışın güzelimiz… Bir gizemli Bay Ya ’ya vuruldu…
Buğrul: Başarılı, yakışıklı, buzdolabı gördüğü ilk günden beri Yağmur’a âşık.  Başkarakterimiz…
Burak: Özgüven göklerde, yakışıklı, sevimli, kızların göz bebeği Bilge’nin deyimiyle Çakma Romeo’muz.
Bay Ya: Sadece çok yakışıklı ve adının ilk iki harfini biliyoruz… YA Sezen’in gizemli aşkı, bu kitapta çok bahsedilmeyecek… Nazlı’nın üçüncü kitabını bekleyin…

Güven ve bağlanma sorunu olan Yağmur son sevgilisi Barış’tan ayrılmaya karar vermiştir. Akşam yemeğinde buluştuğu Barış’a sorun sen de değil bende demeye hazırlandığında, Barış tarafından terk edilir bir de üstüne birlikte çalıştığı rakibi Seçil ile aldatılmıştır…

Yağmur’un aylardır hazırlandığı sunumu Cuma günü yapacaktı ve terfi etme hayalleri vardır. Ama bir gece önce şirket eğlencesinde Barış’ın, Seçil’e evlenme teklifi ile yerle bir olur… İçer içer ve içer… Sabah bilmediği bir odada güne gözlerini üzerinde sadece iç çamaşırları ile açar. Banyodan gelen su sesi ile ben ne yaptım der. Apar topar giyinip banyo kapısını açtığında oldukça hoş kaslı bir sırt. Ama kim bu adam, gece o odada neler yaşandı ve macera başlasın…

Daha fazla yazıp size ipucu vermeyeceğim okuyun efendim okuyun.

Bitti ama bitmesin diye yavaş yavaş okudum.  Tadı damağımda kalan bir aşk okudum. BUĞRUL gibi seven adamlar çoğaltılsın, sadece kitap karakteri olarak hayallerimizi süslemesin. Nazlı bana göre yerli Sarah Jio çok güzel aşk yazıyor ben onun kaleminden akan aşkı çok keyifle okuyorum.
Bu hikâyede sadece aşk yok, sağlam dostluklar, eski sevgililer, ihanetler, entrikalar ve kötü kadında var… Ay o Seçil’i verin elime kafasını duvara sürtüp kıvılcım çıkarayım… “Sevgilim” sıfatı hiç bu kadar güzel yazılmamıştı. Roberto’ya “Cara,” Buğrul’a “Sevgilim,” kelimesini söylemek çok yakıştı.  Hayatın grisi pembe olsun derseniz Nazlı Ozan okuyun okutturun derim. Mutlu sonları ve mutlu son yazanları sevin, sarılın…

Sevgiler,
Çilek Kız…


Kitaptan birkaç diyaloğa ne dersiniz?
Sayfa 296…
Bilge;
Belki de tüm kadınların sorunu buydu. Hayata ve erkeklere fazla iyimser bakıyorlardı…
Sezen;
Ne olmuş yani? Bizim kaderimizdeki karşılaşmada bu şekilde yazılmış. Ayrıca biraz olumlu düşünsen ne olur.
***
Sayfa 306
Buğrul;
Bazı karşılaşmalar felaketmiş gibi görünse de,  asla tahmin edilmeyecek güzel başlangıçlara sebep olabiliyordu.
***
Sayfa 357
Bilge;
Ben…
Burak;
Sen… Benim Juliet’imsin. Söz veriyorum seni üzmeyeceğim Bilge. Lütfen bize bir şans ver…
***
Sayfa 368
Burak,
Ah Enrico… Aslı’nın evde kalmış arkadaşlarından bize sıra gelir mi sanıyorsun?
(Ah Burak ben bu oyunu bozarım bize evde kalmış dedin ha…)
***
Sayfa 370
Aslı,
“Aleyna, Aslı, Dilan, Duha, Duhan, Duygu, Emine, Esma, Esra, Hilal, İlknur, Kübra, Merve, Nermin, Yasemin…” Oh be! Sonunda bitti. Meğer etrafımda ne kadar çok bekâr kız varmış benim.




13 Şubat 2017 Pazartesi

“KENDİ DÜŞEN AĞLAMAZ” kitap yorumu



Uzun bir aradan sonra bir günde bitirdiğim Sevgili Ayşegül Çiçekoğlu’nun “KENDİ DÜŞEN AĞLAMAZ” kitap yorumum ile buradayım…


Kitap Adı           : Kendi Düşen Ağlamaz
Yazarı                : Ayşegül Çiçekoğlu

Yayınevi            : Müptela Yayınları  
Puan                  : 5/5 *****


Alize Hıfzızade bir yaşındayken annesini kaybetmiş babası Nurettin Hıfzızade tarafından bir dediği iki edilmeden büyütülmüş şımarık, umursamaz, bencil bir kızdır.

Bir gece arkadaşları ile eğlendiği gece kulübünde babasının nefret ettiği yan yalıda yaşayan kendisinden 8 yaş büyük Sinem ile evleneceğini duyduğunda apar topar kulübü terk ederek eve gider. Babası ile girdiği kavgayı kaybetmiştir babası Sinemle evlenecektir. Ama Alize ne yapıp edip buna engel olacaktır…

Öncelikle aldığım bir kararı burada sizlere açıklayayım Ayşegül Çiçekoğlu’nun hikâyelerini wattpad üzerinden okumayacağım. Kitap olmasını bekleyip kitap olarak okuyacağım…
Böyle bir kalemin yazdıkları kesinlikle kitap olarak kâğıt kokusu ile okunmalı. Ben bu kalemle tanışmak içi çok geç kalmışım.

Kendisinin tüm kitapları kitaplığımda var ama ilk olarak okumaya Affet ile başladım. Affet ne kadar dramsa Kendi Düşen Ağlamaz o kadar eğlenceliydi.

Okur Yorumu:
Alize’nin oto tamircisi Serkan ile tanışması. Babasının Sinem ile yapacağı evliliği engellemek için Serkan ile evlenmesi. Serkan’ın ailesinin kendi yalılarındaki müştemilattan daha küçük olanı gecekondusunda onlarla yaşamaya başlayıp, kaynana zulmüne katlanması. Amacı önceleri babasının evlenmesine engel olmaktı ama sonraları basit, sıradan bir tamirci olan Serkan’a âşık oldu ve ondan ayrılamadı.

Herkesin 10 gün sonra gider dediği Alize tam 7 ay boyunca bu hayatı yaşadı…

Serkan’ın öküzlükleri o kadar eğlenceliydi ki işte yontulmamış bir Türk erkeği dedim. Eminim okurken çoğunuz Serkan’a saydıracaksınız ama yapmayın ben bayıldım.

Okurken Romantik Komedi tadında bir film izledim sanki. Bu arada sadece güldürmedi bazı yerlerde ağlattı. Özellikle Alize’nin anne özlemi ve cadı kaynanası Şaziye’ye ‘sizi gördükçe iyi ki annem yokmuş dedim’ dediği kısımlar…

Efendim hayat yeterince gri, haberleri izledikçe, gazeteleri okudukça griler siyaha dönüyor… Eğer sizde hayatınızda canlı bir pembelik istiyorsanız bu kitabı okuyun.


Sevgiler,
Çilek Kız













31 Ocak 2017 Salı

Değişim Serisinin Genç Yazarı Elif'i tanıyalım mı?

Merhaba;
Şubat ayının ilk konuğu Değişim Serisi, Hayatımı Değiştir ve Hayatımı Değiştir Ada’m kitaplarının yazarı Sevgili Elif Kaplan…

Biz Elif ile söyleşi yapalı yaklaşık 20 gün oluyor ve Değişim serisinin üçüncü kitabı Açelya’da kitap oluyor. Evet, onu da merak ediyorum ama ben en çok serinin son kitabı Levent’i bekliyorum… Elif’ciğim hayırlı ve okuyucusu bol olsun. İmza atmakta kolların, okurlarına gülümsemekten ve kitaplarını konuşmaktan çenen ağrısın…
 (Bir kere beddua değil bu çok güzel bir dua)

Sevgili Elif, söyleşi talebimi kabul ettiğin için çok teşekkür ederim.

1- Elif Kaplan kimdir? Bize kendini anlatır mısın?
21 yaşında üniversite öğrencisi, kendi halinde bir kız J Dışarıdan bakıldığında sert bir duruşu olan hemen ortama ayak uyduramayan insanlara karşı daha mesafeli olan biri. Onun dışında kendi arkadaş ortamında da tam tersi. Öyle ki, gevezelik yapmayı severim.

2- Elif’in bir gününü bize anlatır mısın?
Ben ikinci öğretim öğrencisiyim. Derslerim genelde akşam beş gibi başlıyor. Genelde evde takılıyorum. Ailem ile yaşıyorum ve tabii ev işleri yemek gibi konularda sorumluluğum var. Ayrıca evimde 3 kedim var. Onların sorumluluğu da bende. Sorumluluk almayı seviyorum. Bunların dışında kitap okurum veya bölüm yazarım.   

3- Elif takip ettiğim kadarıyla iyi bir okuyucu. Neler okursun belli bir tarzın var mı yoksa ne bulsan okur musun?
Okuma alışkanlığı için ilkokul öğretmeniniz çok önemli. Okumayı öğrendiğim günden beri kitaplara ilgim vardı. Çoğu tarzı okudum. Tercihlerim var aslında. Tam bir tarihi aşk kurgusu hastasıyım. Çok seviyorum. Bunun dışında romantik kitaplar da tercihim ama diğer türlerden de okumaya çalışıyorum.

4-Elif idol bir yazarın var mı? Bir gün …… gibi bir yazar olmak isterim dediğin?
Judith McNaught’ın yeri bende çok ayrı. İlk okuduğum tarihi kurgunun yazarı ve tek kelime ile bayılmıştım kitaba. Bunun dışında J.K Rowling ve Chiklit yazarı Sophie Kinsella. Son zamanlarda ise Diana Gabaldon’u takip ediyorum. Aslında tam anlamıyla şu benim idolüm diyemem çünkü farklı yazım şekillerine de yöneliyorum. Kendi tarzımı oluşturmaya çalışıyorum diyelim.

5- Elif’in okumaktan asla vazgeçmeyeceği 5 yazar hangileridir?
Judith McNaught   (Ben ‘İçinde Aşk Saklı’ kitabını hiç uyumadan bir gecede bitirmiştim)
J.K Rowling
Sophie Kinsella  (Sanırım yıldızı barışmayan sadece benim J )
Emma Chase
Diana Gabaldon
Daha çok var ama diğerlerine haksızlık olsun istemiyorum.

6-Elif’ciğim başucu kitabın var mı? Varsa hangisidir?
İçinde Aşk Saklı, mutsuz olduğum zaman açar sevdiğim kısımları okurum. Galiba Diana Gabaldon’un Yabancısı da başucuma aday diyebilirim.

7- Elif sıkı bir hayvan sever… Buradan Blog takipçilerime ve okuyucularına söylemek istediğin bir şeyler var mı?
O kadar çok var ki! Birkaç sayfa yazı bile çıkabilir. İnsan kendi hayvanı olunca anlıyor. Küçükken kedilerden nefret eden korkan biriydim. Panik atak var bende ve evde yalnız kalma korkum vardı. Bu yüzden annem bana arkadaş olsun diye Van kedisi getirdi. Bu şekilde kedi sever oldum. Sonra sokaktan terkedilmiş bir yavruyu evimize aldık.
Türkiye’de hayvan sever olmak aşağılayıcı bir tanım gibi. Her gün kesinlikle çok kötü bir olay hayvan sever sayfalarında dolaşıyor. İnsanlar çok duyarsız. Toplumsal olarak saçma inanışlar var. Sadece gözlerini kapatıp sokakta yaşayan bir kedi veya köpek olduklarını düşünmelerini istiyorum. Çalışma imkânı yok ki kendinizi besleyecek yiyecek alasınız veya barınmak için bir ev… Çaresizsiniz, konuşma imkânınız yok. Size zarar veren birçok insan da cabası.
Mevsim çok soğuk geçiyor. Ben bu yüzden kış mevsimini hiç sevmem. Hele ki kar ile mutlu olan kesime mutlulukla bakamıyorum. Aklımda bambaşka şeyler dolaşıyor. Geçen sene bir yazar onların kürkleri var korur gibisinden laf etmişti bana. Maalesef kürkleri koruyamadığı için buz tutup ölen hayvanlar var. Bu algıya da çok sinir oluyorum. Son söz olarak bir kap mama ve bir kap su koymalarını rica ediyorum.

(Elif’ciğim bu duyarlılığın herkese örnek olmalı… Onlar Allah’ın dilsiz kulları.) 


8-Wattpad de okumaktan hoşlandığın bizlere önere bileceğin yazarlar veya kitaplar var mı?
Aslında wattpad’a okumak için değil de yazmak için kayıt oldum. Pek fazla kitap okuduğum söylenemez ama ilk okuduğum kitap Deli. Zaten yazarının da keşfedilmemde payı var. Yazmaya odaklandığım için pek okumuyorum maalesef.

9-Ve gelelim senin yazma tutkuna… İlk ne zaman yazmaya başladın?  
10 yaşındaydım. Bir derste öğretmenimiz bir hikâyeye yazmamızı istemişti. Sayfalar dolusu yazdığımı ve çok keyif aldığımı hatırlıyorum. Bir sene sonra ise kompozisyon yazdım. Onu da hikayeleştirerek yazmıştım. Öğretmenim çok beğendiğini söylemişti. Bu diğer yıllar da devam etti. Kompozisyon veya deneme iyi yazdığımı ve keyif alarak yaptığımı görünce daha küçük yaşlarda bir gün bende kitap yazmalıyım diye düşündüm. Hatta araştırdım ama çok zor olduğunu görünce belki emekli olunca yazarım diye düşündüm. Wattpad’i keşfettiğimdeyse neden hayalimi gerçekleştirmeyeyim ki dedim.

10-  Hayatımı Değiştir ve Hayatımı Değiştir ADA’m kâğıt kokusu ile raflarda okuyucusu ile buluştu. Neler hissediyorsun?
Aslında çok garip. Hele ki annem veya kardeşim benden kitapçılarda yazar olarak bahsettiklerinde hala utanıyorum. Kendi kafanızda oluşan o dünyanın kâğıt ile birleşip somut bir hal alması çok güzel. Hele ki okuyuculardan gelen mesajlar çok mutluluk verici. En güzel tarafı bu diyebilirim.

11-Hayatımı Değiştir, Deniz Ada ve Nihal’in hikâyesi, kendi adıma çok severek okudum. Peki, sen yazarken neler hissettin?
Bu kurgu dört beş senelik aslında. Hayal dünyasına girmeyi çok seven tiplerdenim. Mutlaka etrafımda etkilendiğim olaylardan veya objelerden bir senaryo şekillenir. Bu yüzden korktuğum zamanlar da oldu. Acaba aşırıya mı kaçıyorum diye. Hayatımı Değiştir ise çok farklı, çünkü bazı bölümlerde kafamda oturan şekli değil de ruh halimi yansıtan daha duygu dolu bölümler yazdım. Sinirliysem sinirli üzgünsem üzüntülü bölümler yazdım. Yeri geldi ağladığım da oldu.


12-Ve serinin 2. Kitabı ADA’m yazarken zorlandın mı? (Bana göre seri kitap yazmak zordur ya ilki kadar beğenilmezse diye…) Henüz serinin ikinci kitabını okumadığım için yorum yapamayacağım ama en yakın zamanda okuyup yorumumu bildireceğim.
Hayır, çünkü tek kitap olarak yazmaya başladım. Bu kadar fazla kelime olduğunu düşünmüyordum. Herkesin aksine Word de yazmıyorum. Bu yüzden kelime sayımı da bilmiyordum açıkçası. Düzenleme aşamasında ilk kitaba göre çok fazla kelime olduğunu gördük ve ikiye bölmeye karar verdik. Sadece ilk kitaba göre daha duygu yoğunluğu olarak baskın. Yazdıkça kaleminizin de geliştiği gibi bir gerçek de var.

13-Serinin 3. Kitabını Wattpad de yazmaya devam ediyorsun ve ben de sıkı bir AÇELYA takipçisiyim. Nasıl gidiyor? Açelya kitap olacak mı?
Açelya’yı yazmayı bir okuyucum tavsiye etmişti. Yoksa farklı kitaplarım da vardı. Düşününce güzel olabileceğini hissettim. Bir şekilde kurgu kafamda şekillendi. Yazmaya başladım ve ikili arasındaki gerilim hoşuma gitmeye başladı. Hayatımı Değiştir sözleşmemden dolayı kitap olma ihtimali var ama daha net değil.

14-Ben tam bir Derya Hazinedar yandaşıyım, Açelya’ya çok kızıyorum… Bir adamın aşkı bu kadar sınanmaz diye… Bu aşk için nereden ilham aldın?
Aslında ilham kaynağım ne pek bilmiyorum. Hayatımı Değiştir de karakter özellikleri belliydi. Ben tam bir taraf değilim. İkisinin de haklı veya haksız tarafları var.

15- Hazinedarların Sultanı Nur Hanımın son bölümdeki Açelya ile konuşması yazarken o duyguya nasıl girdin?
Annem ile iyi bir iletişimim var. En iyi arkadaşım diyebilirim. O çok fazla nasihat verir ve onun düşüncelerine çok güvenirim. Bu da size bir olgunluk veriyor. Nur’un düşüncelerini hem ben o olsam ne düşünürdüm diyerek yazdım, hem de olgun düşünmeye çalıştım. Sadece oğlunu değil de karşı tarafı da düşünen bir kaynana olsun istedim.


16-Ve gelelim serinin son kitabı LEVENT (Bir Jinekoloğun Hikâyesi)… Bir erkeğin hem de çapkın bir erkeğin duygularını yazmak seni zorluyor mu?
Levent benim favori karakterim. Ben okuyucu olarak çapkın erkekleri çok seviyorum. Yanlış anlaşılmasın. Önceden çapkınken, hayatının aşkını bulup ona adeta tapan erkeklerden bahsediyorum. Erkeğin görüşünden yazmaya ilk Deniz ile başladım. Bazı okuyucularım Deniz yumuşak kalıyor falan demişti. Olabilirdi sonuçta beynim bir erkek gibi düşünmüyor. Yazın bir kampanyadan Emma Chase’in Karmakarışık kitabını aldım ve anlatımına bayıldım. Mükemmel bir erkek görüşü vardı. Bana da ilham vermiş oldu. Bazen zorlanıyorum bazen ise akıp gidiyor. Levent’i yazmayı çok seviyorum.


17-Levent’i okurken Türkiye’de erkek jinekologların yaşadığı sıkıntıları o kadar güzel yazıya dökmüşsün ki, kendi adıma aaaa ne kadar doğru diyerek okudum. Bu konu hakkında nasıl bir araştırma içine girdin? İnternetten mi yoksa direk bir Doktor ile mi konuştun?
Araştırma yaptım. Keşke birebir konuşabileceğim biri olsaydı ama yoktu. Çok iyi bir gözlemciyim. Annemde her kadın gibi bu bölüme muayene oldu. Onun doktoru da erkekti. Hastane ortamında gözlem yapmak benim için bir keyif. Kadınları ve doktor hakkındaki konuşmaları dikkatle dinlemiştim. Birçok kadın doktor olmasına rağmen erkek doktorun çok fazla hastası vardı. Bilgisinin yerinde olduğu ve iyi biri olduğunu söyleniyordu. Levent’i yazmadan önce internet araştırması yaptım. Bir gazetedeki yazı çok yardımcı oldu. İki üç erkek jinekoloğun yaşadıkları anlatılıyordu. Hatta yıpranma payı çok fazla olan bölümlerden biri olduğunu öğrendim. O yazı bana çok güzel bir rehber oldu. Ayrıca kadınların bilgi paylaşımı yaptığı forumları da okudum. Eğer tıp gibi ağır bir konu yazıyorsanız her kelimesinin araştırılması gerektiğine inanıyorum. Çok kutsal bir meslek. Bu yüzden bir doktoru yazdığım için muayene sahnesi de yazmam gerekiyordu. Youtube üzerinden ders anlatım videoları buldum. Bir muayeneyi anlatan hoca dikkat edilmesi gerekenleri sayarken erkek bir öğrenci neden bu kadar dikkat edeceğiz veya hassas olacağız gibi (orada hoca kadının gerekmediği yerlere dokunmayın mesela bacağına falan…)bir cümle kurdu. Çok kızdım ki video altında da çoğu kişi o öğrenciye kızgındı. Anladım ki, iyi bir doktor olmak için iyi bir etiğe de sahip olmak gerek. Ayrıca erkek jinekologların cinsel hayatı ile ilgili yazılar da okudum. Çok garip inanışlar var. Mesela gay oluyorlar sonradan gibi.


18-Levent ve Canfeda onların aşkını okumak için heyecanla bekliyorum? Bizi ilerleyen bölümlerde neler bekliyor bizar ipucu verir misin?
Spoi vermeyi ve almayı seven garip bir huyum var ama çoğu kişi benim gibi değil. Canfeda ve Levent’in ortak paydada buluşacağı şeyler olacak. Ayrıca Hayatımı Değiştir de olduğu gibi aşktan önce saygı sevgi ve karşılıklı toleransın yerleşmesini istiyorum. Bence aşktan çok daha önemli bir konu. Belki de âşık olmayacağımı düşündüğüm içindir. Bana çok imkânsız geliyor. Bu yüzden aşk romanı yazıyorum diye düşünüyorum. Aşkın beni bulmasını da isterim ama pek sanmıyorum.  

19-Geleceğe dair hayallerin nelerdir?
Çoğu yazar gibi film veya dizi olmasını istiyorum. Bence çok güzel. Karakterler bir şekilde canlanıyor gibi. Ayrıca bir sağlık bölümünde de okumak istiyorum. Başka tarzlarda yazmak istiyorum. Sokak hayvanlarına daha fazla yardımcı olmak istiyorum gibi birçok hayalim var.


20- Blog takipçilerime ve okuyucularına son sözün nedir…
Birincisi, kitap alırken kapağından daha çok arka kapak yazısına odaklansınlar. Ayrıca yayınevine göre de kitabı yargılamasınlar. Her yayınevine bir şans versinler. Ayrıca wattpad kitabı diye bir önyargının bulunmasını hoş bulmuyorum. Orası bize bir araç oldu. Okuyucularımızla paylaşma ve konuşma imkânı sağladı. Bu yüzden asla wattpad’in hakkını yiyemem. Her zaman belli bir değeri olacak benim için.
Sokak hayvanları için bir kap yemek ve su rica ediyorum.

Sevgili Elif,
Bu keyifli sohbet için tekrar teşekkür ederim.
Okuyucun bol, yolun açık olsun…
Sevgiler
Yasemin,
Teşekkürler bana fırsat verdiğiniz için J




Seninle Tek Kelime Oyununa Hazır mısın?
(Yazdığım Kelimenin Karşısına Senin için İfade Ettiği Anlamı Tek Kelime ile Yazar mısın?)

Kedi                   : Evlat
Doktor              : Hayalim
Hazinedar        : Güç
Avukat              : Savunma
Nazenin           : Hata
Jinekolog          : Mesleki Ahlak
Nihal                : Obsesif
Kardiyolog      : Deniz
A3                    : Kâğıt
Zenginlik         : Kalp
Aile                 : Değer
Çilek               : Mutluluk
Dâhiliye         : FMF
Deniz Ada      : Aşk
Aşk                 : Zor
Açelya           : İnatçı
Derya           : Otoriter