7 Haziran 2017 Çarşamba

Blogerlar Buluşması









Geç kalmış bir yazı ile yine buradayım. 30 Nisan 2017 de Yaşama Açılan Pencere'nin Ankara'da düzenlediği blogerlar buluşmasındaydım. 7 harika bloger ve yazar Tolga Aydoğan  ile tanışıp kitaplar  hakkında çok keyifli bir sohbet gerçekleştirdik.  Etkinliği düzenleyen ve katrılımcı blogerların adresleri aşağıda. Ben biraz o keyifli pazardan bahsedeyim size,

Sevgili Elmas ve Sevgili Şafak  sayesinde bir araya geldik. Nilüfer bu etkinlik için kızı ile Eskişehir'den gelmişti. Ben bir önceki gün Antalya'dan ev sahiplerimiz Elmas ve Şafak İstanbul'dan...

Kitaplardan, yayınevlerinden ve yeni nesil yazarlardan konuştuk. Ve yeni nesil yazarlardan Sevgili Tolga Aydoğan'ın katılımı ile yazarla sohbetimiz başladı. Benim en sevmediğim şey yazar söyleşisinde kitabını okumadan onunla kitapları ve kendisi hakkında sohbet etmektir. Tolga Bey ile de bu şekilde başladı sohbetimiz. Yazma tutkusunu, yazdığı dizileri ve kitaplarını konuştuk.  Kısa ama oldukça keyifli bir sohbet oldu. Yayınevinin bizlere hediyesi olan kitaplarını imzalattık.
Bu buluşmaya sponsor olup bize hediye kitaplar gönderen yayınevlerinede ayrıca teşekkür ederim. Hediye kitapların fotoğrafları aşağıdadır...  Böyle keyifli bir buluşma organize ettikleri için  Sevgili Elmas ve Sevgili Şafak'a çok teşekkür ederim. Günün daha güzel geçmesini sağlayan Sevgili Tolga Aydoğan ve Sevgili Bloger arkadaşlarıma tekrar tekrar teşekkür ederim Tekrar görüşmek ve sohbet etmek dileğiyle.

Sevgiler
Çilek Kız,


Etkinliği düzenleyen blog:
 http://www.yasamaacilanpencere.com/

Ev sahibi bloglar;
http://www.elmaspiriltilari.com/

http://www.safagindunyasi.com/


Katılımcı Blogerlar,

https://kozmokitap.blogspot.com.tr/

http://sonsayfasiask.blogspot.com.tr/

http://ugurbocegininkitapligi.blogspot.com.tr/

http://kzlgezegen.com/

http://nypdsena.blogspot.com.tr/





6 Haziran 2017 Salı

Son İstasyon - Tolga Aydoğan




Kitap Adı        : Son İstasyon
Yazarı              : Tolga Aydoğan
Yayınevi          : Minval Yayınları
Türü                : Öykü

Puan                  : 5/4 **** 



Uzun bir aradan sonra son okuduğum kitabın yorumu ile burdayım... Biz 15 Mayıs'ta fidan olarak okumaya başladık ama seyahatlerim ve yoğunluğumdan dolayı bugün bitirebildim... 9 Öyküden oluşan harika bir kitap öykü severler bu kalemle tanışmalı... Beni bilenler bilir öykü çok nadir okurum ama bu kitapla yeni öykülerede şans vermem gerektiği gerçeği ile yüzleştim. 

Yazarla tanışıp kitabı hakkında daha önce sohbet etme imkanım olduğundan kitabı büyük bir merakla aldım elime. Bu sefer okumam biraz yavaş oldu ama özümseyerek okudum  Kitaba adını veren 'Son İstasyon' en favori öyküm. Eğridir tren istasyonunda iki farklı zamanda iki farklı hayat. Sanırım savaş yıllarındaki istasyon beni daha çok sardı.

 Okurken en çok eğlendiğim öykü 'Ne Güzel Olmuş Di' Mi Sabiha'
Yüksel Bey yıllarca TBMM'de Milletvekili Özel Kalemi olarak çalışıp emekli olmuştur. Klasik her erkek gibi emekliliğinde bocalar. Çalışmadığı için bir işe yaramak ister bunuda evdeki küçük  tamirat, mutfak veya bahçe işleri ile yapar. (Yıllardıreline tornavida almadığından sağlam olanıda bozar.) Yaptığı işlerin sonunda hep bir taktir ya da onaylama bekler. 

Ne Güzel Olmuş Di' Mi Sabiha?

Evet, Yüksel çok güzel olmuş aferin.' diye okurken yakınlarınızdaki birilerinden mutlaka bir şeyler bulacaksınız. 


Bu arada canımı en çok yakan hikaye eski senarist Efruz Sami'nin öyküsü 'Hikâyemiz Burada Bitiyor.' Dünyanın ne kadar acımasız, insanların ne kadar vefasız olduğu can yakıcı bir şekilde anlatılıyor. 


Bana sorarsanız bu kitabı alın okuyun, bu kaleme şans verin. Ben tanışmak için geç kaldım ama siz kalmayın...


Sevgiler;
Çilek Kız

16 Nisan 2017 Pazar

Bay Mükemmel ile tanışmak ister misiniz?





Kitap Adı        : Mükemmel Serisi – Bay Mükemmel
Yazarı             : Aşkın Nur Karataş
Yayınevi           : Parola Yayınları 
Türü                : Erotic Romance

Puan                  : 5/5 *****

Merhaba,
Yine bir seyahat ve tadı damağımda kalan “BAY MÜKEMMEL” kitap yorumumla geldim… Öncelikle yazarın sıkı bir fanıyım o yüzden o ne yazsa okurum beğenmezsem kendisine bunu açık yüreklilikle söylerim… Eleştiriye açık biri olması günümüz yazarlarında nadir bulunan bir özelliktir. Benim sevdiğim ve okuduğum yazarların böyle olması sanırım benim şansım…
Size bir sır vereyim mi? Serinin ikinci kitabı Bayan Mükemmel de çok yakında raflarda yerini alacak…


Öncelikle Bay Mükemmel için Grinin Elli Tonu’na benziyor diyenlere bir çift sözüm var… Evet, iki ortak özellik var kitabın ana erkek karakterlerinin zengin birer dominant oluşu ve kızımızın bakire oluşu… Bunun dışında hiçbir benzerlik yok her iki kitabı okumuş biri olarak bunu açık ve net söyleyebilirim.


Nazenin Mimarlık Fakültesi son sınıf öğrencisidir… Ailesini küçük yaşta kaybetmiş, hayatı tek başına sırtlamış yalnızlığını ev arkadaşı dostları Eylül ve Burcu ile paylaşan narin, ürkek, güzeller güzeli bir kızdır. Antalya’da garsonluk yaptığı otelde sakarlığı ve dalgınlığı ile Alp Ataman’ın dikkatini çeker.  Alp’in ortağı ve arkadaşı Handan ile girdiği iddia sonucu Nazenin’in hayatına dâhil olması ve onu kendinin yapması...


 Yaşadıkları sadece sex miydi? Tutku, şehvet, şefkat ve aşk bu ilişkinin neresindeydi? Okurken elinizden bırakamayacaksınız. Bence bu kitaba bir şans verin…


Ayrıca instagram hesabımda Bay Mükemmel için çekiliş yapıyorum katılmak isterseniz koşullar @ysmn978  de


Sevgiler,
Çilek Kız Yasemin.   



31 Mart 2017 Cuma

Wattpad'in Sevilen Yazarı Aslı Özden'i tanıyalım mı?



Herkese Merhaba uzun bir aradan sonra yeni bir söyleşi ile buradayım. Artık bol bol kitap yorumu ve söyleşi ile sizinle olacağım…

Sevgili Aslı, söyleşi talebimi kabul ettiğin için çok teşekkür ederim demek isterdim ama sana emrivaki yaptım. Öncelikle inceliğin için teşekkür ederim emrivaki mi hiç tereddütsüz kabul ettiğin için. 
Kabul edilmeyecek hatun musun kuzum sen? Ayrıca seninle söyleşi yapma onurunu bana da verdiğin için çok teşekkür ederim.
(Bal yazarım… Teşekkür ederim)

1- Aslı Özden kimdir? Blog takipçilerim ve okuyucularına kendinden bahseder misin?
 Aslı Özden… 29 mayıs1982 doğumlu, 17 yıldır eşine âşık bir eş. 15 ve 13 yaşında iki erkek evladıyla arkadaş olan bir anne.  Üç kız kardeşin en büyüğü. Diğer ikisi okuyup öğretmen olmasına rağmen 18 yaşında liseyi bitirdikten sonra okumayı değil evliliği seçen bir kadın. Yazdıklarını okuyup beğenen okuyucularla beslenen bir yazar. 

2- 2 Erkek evlat annesi, eş ve yazar olarak bize bir gününü anlatır mısın?
Sanırım bütün kadınlar gibi koşuşturmaca ile güne başlıyorum. Malum titiz bir eş ve oldukça dağınık iki delikanlının arasında kalmak beni oldukça yoruyor. Geleni gideni eksik olmadığı için -bir arkadaşım 'senin otel' diye hitap eder evime- çoğu zamanım mutfakta geçiyor günüm. 

Yaz günleri sabah bir saat yürüyüş yapmaya özen gösteririm. Spor, müzik ve kitap vazgeçilmezlerim arasında.  


3- Aslı’nın iyi bir okuyucu olduğunu biliyorum. Neler okursun belli bir tarzın var mı yoksa ne bulsan okur musun?
 Ne bulsam okurum diyemeyeceğim. Kesinlikle bana bir şeyler hissettirmeli. İlk bir kaç sayfayı okuduğumda kurgunun içerisine girmişsem o kitap bitene kadar gözüme uyku girmez. Romantik, tarihi kurgu, fantastik kısacası içinde aşk ve tutku olan kitaplar tercihimdir.

4-En sevdiği 3 kitap nedir herkesin okuması gerekli diye düşündüğün?
 Kuran'ı Kerim.
Alaca Karanlık serisi
Çile
Kimliksiz
Zoraki Gelin
Duygu

Ben üç dedim ama kitap canavarı aslım altı adet önermiş. Aslı diyorsa okuyun azizim

5- Okumaktan asla sıkılmam dediğin 3 yazar ismi lütfen. 
Necip Fazıl Kısakürek
 Fatih Murat Arsal
 Selvi Atıcı 
 Işılca

6-Peki, Wattpad de kitap okumayı seviyor musun? 
 Yazarken okumak biraz sıkıntı oluyor ama takip ettiğim yazarlar var. Merakla bölüm bekleme heyecanını bende yaşıyorum yani.


7- Wattpad de okuyup bizlere önerebileceğin hikâye var mı? 
 Oldukça fazla zaten bununla ilgili sayfama ayrı bir çalışma ekledim. Acaba Ne Okusam? Başlığı altında sevdiğim okuduğum hikâyeleri takipçilerime öneriyorum.

( Aslı’yı wattpad de takip etmek isterseniz @Aslzden )

8- İşte söyleşinin en heyecanlı kısmı, gelelim senin yazma tutkuna… İlk ne zaman yazmaya başladın? 
 İlk olarak 14-15 yaşlarında şiirle başladım yazmaya. Sonra araya evlilik ardından peş peşe iki çocuk girince uzun bir süre uzak kaldım. Daha sonra sevgili kardeşimin sayesinde kitap okumaya başladım. Lisede edebiyat hocamızın bir sözü vardı. ‘Okuma aşkıyla bir kez tanışırsanız, kendinizi durduramaz kalemi elinize alır ve bir daha bırakamazsınız,' diye aynen bende öyle oldum. 

9- Yemin raflarda okuyucu ile buluşmak üzere, neler hissediyorsun? 
 Yemin konusundaki heyecanım dorukta. Sanki ilk bebeğim gibi. Elime alıp kokusunu içime çekeceğim anı sabırsızlıkla bekliyorum. 

Umarım kitabımı alıp okuyanlarda Yasemin ve Özgür'le birlikte kurgunun içinde yaşamış gibi hisseder... 

10-Yasemin’in (adaşım) hikâyesini yazarken neler hissettin, Kitap olacağını düşünür müydün?
 Yasemin’e yazdığım çok güçlü bir karakterdi. Bir yemin uğruna herkesi ve her şeyi karşısına alabilen, bütün benliğini ortaya koyabilen bir kadındı. Onu yazarken çok eleştiri almama rağmen çokta sevildiğinin de farkındaydım. Ve kitap olacağını düşünmedim yani ilk olacağını düşünmedim. Hep Sertaç ve Ada'nın ilk basılacağını hayal etmiştim. Ama kısmet ‘Yemin’miş. 

11-Özgür’cüğümün yaşadıkları, yazarken o duyguyu verebilmek seni zorladı mı? 
  Yazarken adeta yazdığınız kişiliğe bürünüyorsunuz. Onun gibi düşünüyor onun gibi davranıyorsunuz. Tabii yine de zorlanmadım desem yalan olur. İllaki tatlı zorlukları oldu.


12-Kitap hem Yasemin’in hem de Özgür’ün ağzından anlatılıyor. Erkek ağzından yazmak nasıldı. 
  Üç erkekle birlikte yaşıyor olmanın da etkisiyle çok zevkliydi Özgür'ün ağzından yazmak...


13- Kitabın hazırlık sürecinden biraz bahseder misin? 
   Bambaşka bir duygu yaşıyorsunuz. Yani  hayallerimin elle tutulacak olması bile aşırı heyecan veriyor bana. Ve bu sürece girerken ekibimin mükemmelliğini benim en büyük şansım. Okuyucuya en iyisini vermek için çok yardımcı oldular. İyi ki varsınız Yasemin, Zeynep ve Ebru...

14- Ve gelelim İmkânsız Aşk serisine… Biraz bize Ada’dan, Kerem ve Kenan’dan bahseder misin? Bu kurgu nasıl oluştu… (Okumak isteyenlere sırası ile İmkânsız Aşk Töre, İmkânsız Aşk Yara, İmkânsız Aşktan Kaçış) (Benim favorim Kerem ve Hale’nin hikâyesi İmkânsız Aşk Yara) 
  Okuma aşkıyla yanıp tutuşurken bir kaç töre hikâyesine denk geldim ama aradığım zevki vermedi bana sonra ben aldım elime kalemi. ‘İlk ve tek yazacağım’ diyerek başladığım yola okuyucunun ısrarıyla Kerem ve Kenan'ın hikâyeleriyle devam ederken şimdi 6. Hikâyemi yazıyorum. 


15- Benimsin Aydan ve Alex’in hikâyesi aslında İmkânsız aşk serisinin 4. Kitabı. Hikâye okuyucularının isteği ile yazdın yazarken bir şeyler eksik gibiydi… Haksız mıyım? 
Hikâyelerimde çok sık kullandığım bir cümle var.  "Asla asla deneyeceksin'' diye. Asla yazmam dedim yoğun ısrarla yazmak zorunda kaldım. Ama istediğim duyguyu veremediğimin farkındayım. Sonuç olarak haklısın duygu eksikliği var. 



16-Benimsin şimdi Tayfun ve Filiz ile devam ediyor… Kendi adıma Alex ve Aydan’dan daha çok sevdim bu çifti bizi ilerde neler bekliyor ipucu verir misin?
 Bu ikili hiç aklımda yokken çıktı ortaya. Bölümün başına geçmeden ne olacağını tahmin etmem imkânsız o anki duruma göre değişiyor. Bazen bir yoruma takılı kalıp hikâyeyi değişik şekillendire biliyorum. Ama mutlu son yakındır. 



17-Mucize… Ne sorsam bilmiyorum ama kurgusu güzel, özel bir hikâye gelecek bölümlerde neler olacak?
  Gelecek bölümlerde; Soner ve Oğuz'un kozlarını paylaştığı 'yok artık' diyeceğiniz bölümler olacak. 



18- Yazdıklarının dizi ya da film olmasını ister miydin?
  Bir gün olacak. Ben görür müyüm bilmiyorum ama hissediyorum.


19- Geleceğe dair hayallerin nelerdir? Bir Tutam Çilek ile söyleşi kısmı tamam… 
 Yarına dair hayalleri olmayanlar nefes alan ölülerdir bence. Benim hayallerim kitaplarımım hepsinin kâğıt kokusuyla buluşup milyonlara ulaşması...

20- Blog takipçilerime ve okuyucularına son sözün nedir…
  Asla hayallerinizden ve okumaktan vazgeçmeyin...

Sevgili Aslı,
Okuyucun bol, yolun açık olsun… 
Sevgiler,
Çilek Kız Yasemin, 
Çok çok zevkliydi bende teşekkür ediyorum.

Şimdi gelelim okuyucularının sorularına… 
Zeynep Alkanat – Neden başka bir ülke değil de İtalya?

 Melek için yakışıklı bir babaya ihtiyacım vardı. Malum İtalyan erkeklerini bilmeyen bir araştırsın derim. 

Zeynep Alkanat – Aşkı bu kadar yoğun anlatman eşine duyduğun aşk mı? 
 Tek kelimeyle evet, eşime 15 yaşında âşık oldum. O gündür bu gündür hiç eksilmeden Allah'ıma şükürler olsun aşkı yaşıyorum. Bana verdikleriyle birlikte onu çok seviyorum. 

Allah herkese böyle bir aşk nasip etsin.

Huriye Çelik – Yazdığın karakterlere gerçek hayattan bir örnek var mı? (Sertaç için esinlendiğin kişiye talibim) 

  Hurişim Sertaç isminin asıl kahramanı da üzgünüm bir hayal ürünü. Bunu ilk defa açıklıyorum Sevgili Selvi Atıcı'nın ilk yazdığı "Neden" adlı hikâyesini okuyan varsa bilir, psikopat ruhlu Sertaç'ı. Hikâyenin sonunda öldüğü için günlerce üzüldüm. Ve Sertaç yaşamalı dedim kendimce böylece Ada ile birlikte yaşamaya başladı. 


Tuğba Özcan- İlk hikâyeni kaç yaşında yazdın? Her hangi bir platformda yayınladın mı? 
  
  İlk hikâyem İmkânsız Aşk TÖRE, 32 yaşında yazmaya başladım ve  wattpad ve Facebook da hâlâ yayında. 


Seninle Tek Kelime Oyununa Hazır mısın? 
(Yazdığım Kelimenin Karşısına Senin için İfade Ettiği Anlamı Tek Kelime ile Yazar mısın?)

Yemin - Heyecan
Editör-Yasemin Şahin
Güroğlu -Özgür 
Mimar -Yasemin 
Basketbol- İkizler (Kerem /Kenan)
Fenerbahçe -Tutku
Evlat - Cennet kokusu
Sertaç - Aşk 
Çilek -(reçel dermişim) Tabii ki Yasemin 
Töre- Göz bebeğim 
İkiz - Hale (çok istedi ama ikiz sahibi olamadı )
Taksi- Eylül 
Oğuz -Ahsen 
Mucize - Bölüm yazmam gerek 
Yasemin- Şans


26 Mart 2017 Pazar

Seksi Numara Kitap yorumu...






Kitap Adı           : Seksi Numara (+18 olan hayatın kendisi)  
Yazarı                : Melis Ben
Yayınevi            : Deniz Altıyayınları
Puan                  : 5üzerinden / 7 *******


Nerden başlasam, nasıl anlatsam bilmiyorum… Bildiğim tek şey bu kitap ergenlere ders niteliğinde okullarda okutulmalı. Biliyorum hepiniz salt porno bir kitap olduğunu düşünüyorsunuz. Ama hayır öyle değil evet sevişme sahneleri var, Erhan ile Melis’in ateşli sahneleri.  Melis önce karşısındaki kadına saygı duymasını öğretiyor. Kadın isterse bedenini satsın, isterse eğitimci, isterse sıradan bir işçi olsun saygı duyulmak zorunda. Ayşe, Fatma, Melis ya da çocuk, ergen, genç, yetişkin kadın cinsel meta değildir. Önce o kadının ruhunu doyurmalısın sonra bedenini…

Kitaptan birkaç paragraf…

Sayfa 10
Evlenmek için erkeğe ehliyet vermeliler bence. Kadına nasıl dokunulur, hangi düğmelere ne zaman basılır, ne zaman dudaklar, ne zaman dil konuşturulur. Hepsi için tek tek puan verip geçemeyeni anasının evine geri göndermeliler. Yoksa başka bir ana kuzusu yatakta benim gibi canı yanmış, çaresiz ve doyumsuz kalır.
Sevgiyse sevgi, saygıysa saygı, güvense güven. Ee? Hani mükemmel evlilik için bunlar yetiyordu? Yalanmış lan. Bildiğin yalanmış. O kriterlerin arasına ten uyumunu koymayı ya unutmuşlar ya da bilerek saklıyorlar.

Sayfa 14
Haddini bilen adama erkek derim ben. Kadını ezmeyene. Ağalık, babalık, patronluk taslamayana… Eşitim olduğunu bilecek; sadece fiziksel güç anlamında ondan zayıf olduğumu, ama ruhen onu kat kat aşabileceğimi de yüreğinde hissedecek.
Sayfa 25
Kadınız, kadın. Telefon seksine bile sadık kalma dürtümüz var. Normal mi?
Sayfa 36
Bir erkeğe bakarken ne çok beğeni kriterimiz var, farkında mısınız? O olmasın, bu olmasın, bunu yapmasın, bunu demesin… Adamı olduğu gibi kabul etme olgunluğuna sahip değiliz. En azından ben değilim. Ama beyler size bir sır… O çorap beyaz olursa benim bütün ateşim sönebilir.
Sayfa 41 :
Bir gün bir kızım olursa, ona diyeceğim ki, ilk öpücükte seni uçurmayan birinden bir bok olmaz arkana bakmadan kaç. Kim bilir kaç kadın herhalde sonra uçacağım diye düşünerek kanatlarını baba evinde bırakıp evlendi. O kanatları bir kez bırakınca da uçmak sadece bir hayal olarak kaldı…


Bunlar sadece tadımlıktı gerisi kitapta alın okuyun ve tartışalım…  

25 Mart 2017 Cumartesi

Plaza Kızları kitap yorumu












Kitap Adı           : Plaza Kızları  
Yazarı                : Nazlı Ozan
Yayınevi            : Arunas Yayıncılık
Puan                  : 5/5 *****


Yağmur, Bilge ve Sezen bence mahşerin üç atlısı olmaya aday sıkı dostlar.
Yağmur: Güzelliği, havası ile erkeklerin başını döndüren… Egosu göklerde başkarakterimiz…
Bilge: Güzel ama güzelliğinin farkında değil. Bir kere aşk acısı çekmiş, aşka tövbeli Jüliet…
Sezen: Şıp sevdi, patavatsız sarışın güzelimiz… Bir gizemli Bay Ya ’ya vuruldu…
Buğrul: Başarılı, yakışıklı, buzdolabı gördüğü ilk günden beri Yağmur’a âşık.  Başkarakterimiz…
Burak: Özgüven göklerde, yakışıklı, sevimli, kızların göz bebeği Bilge’nin deyimiyle Çakma Romeo’muz.
Bay Ya: Sadece çok yakışıklı ve adının ilk iki harfini biliyoruz… YA Sezen’in gizemli aşkı, bu kitapta çok bahsedilmeyecek… Nazlı’nın üçüncü kitabını bekleyin…

Güven ve bağlanma sorunu olan Yağmur son sevgilisi Barış’tan ayrılmaya karar vermiştir. Akşam yemeğinde buluştuğu Barış’a sorun sen de değil bende demeye hazırlandığında, Barış tarafından terk edilir bir de üstüne birlikte çalıştığı rakibi Seçil ile aldatılmıştır…

Yağmur’un aylardır hazırlandığı sunumu Cuma günü yapacaktı ve terfi etme hayalleri vardır. Ama bir gece önce şirket eğlencesinde Barış’ın, Seçil’e evlenme teklifi ile yerle bir olur… İçer içer ve içer… Sabah bilmediği bir odada güne gözlerini üzerinde sadece iç çamaşırları ile açar. Banyodan gelen su sesi ile ben ne yaptım der. Apar topar giyinip banyo kapısını açtığında oldukça hoş kaslı bir sırt. Ama kim bu adam, gece o odada neler yaşandı ve macera başlasın…

Daha fazla yazıp size ipucu vermeyeceğim okuyun efendim okuyun.

Bitti ama bitmesin diye yavaş yavaş okudum.  Tadı damağımda kalan bir aşk okudum. BUĞRUL gibi seven adamlar çoğaltılsın, sadece kitap karakteri olarak hayallerimizi süslemesin. Nazlı bana göre yerli Sarah Jio çok güzel aşk yazıyor ben onun kaleminden akan aşkı çok keyifle okuyorum.
Bu hikâyede sadece aşk yok, sağlam dostluklar, eski sevgililer, ihanetler, entrikalar ve kötü kadında var… Ay o Seçil’i verin elime kafasını duvara sürtüp kıvılcım çıkarayım… “Sevgilim” sıfatı hiç bu kadar güzel yazılmamıştı. Roberto’ya “Cara,” Buğrul’a “Sevgilim,” kelimesini söylemek çok yakıştı.  Hayatın grisi pembe olsun derseniz Nazlı Ozan okuyun okutturun derim. Mutlu sonları ve mutlu son yazanları sevin, sarılın…

Sevgiler,
Çilek Kız…


Kitaptan birkaç diyaloğa ne dersiniz?
Sayfa 296…
Bilge;
Belki de tüm kadınların sorunu buydu. Hayata ve erkeklere fazla iyimser bakıyorlardı…
Sezen;
Ne olmuş yani? Bizim kaderimizdeki karşılaşmada bu şekilde yazılmış. Ayrıca biraz olumlu düşünsen ne olur.
***
Sayfa 306
Buğrul;
Bazı karşılaşmalar felaketmiş gibi görünse de,  asla tahmin edilmeyecek güzel başlangıçlara sebep olabiliyordu.
***
Sayfa 357
Bilge;
Ben…
Burak;
Sen… Benim Juliet’imsin. Söz veriyorum seni üzmeyeceğim Bilge. Lütfen bize bir şans ver…
***
Sayfa 368
Burak,
Ah Enrico… Aslı’nın evde kalmış arkadaşlarından bize sıra gelir mi sanıyorsun?
(Ah Burak ben bu oyunu bozarım bize evde kalmış dedin ha…)
***
Sayfa 370
Aslı,
“Aleyna, Aslı, Dilan, Duha, Duhan, Duygu, Emine, Esma, Esra, Hilal, İlknur, Kübra, Merve, Nermin, Yasemin…” Oh be! Sonunda bitti. Meğer etrafımda ne kadar çok bekâr kız varmış benim.




13 Şubat 2017 Pazartesi

“KENDİ DÜŞEN AĞLAMAZ” kitap yorumu



Uzun bir aradan sonra bir günde bitirdiğim Sevgili Ayşegül Çiçekoğlu’nun “KENDİ DÜŞEN AĞLAMAZ” kitap yorumum ile buradayım…


Kitap Adı           : Kendi Düşen Ağlamaz
Yazarı                : Ayşegül Çiçekoğlu

Yayınevi            : Müptela Yayınları  
Puan                  : 5/5 *****


Alize Hıfzızade bir yaşındayken annesini kaybetmiş babası Nurettin Hıfzızade tarafından bir dediği iki edilmeden büyütülmüş şımarık, umursamaz, bencil bir kızdır.

Bir gece arkadaşları ile eğlendiği gece kulübünde babasının nefret ettiği yan yalıda yaşayan kendisinden 8 yaş büyük Sinem ile evleneceğini duyduğunda apar topar kulübü terk ederek eve gider. Babası ile girdiği kavgayı kaybetmiştir babası Sinemle evlenecektir. Ama Alize ne yapıp edip buna engel olacaktır…

Öncelikle aldığım bir kararı burada sizlere açıklayayım Ayşegül Çiçekoğlu’nun hikâyelerini wattpad üzerinden okumayacağım. Kitap olmasını bekleyip kitap olarak okuyacağım…
Böyle bir kalemin yazdıkları kesinlikle kitap olarak kâğıt kokusu ile okunmalı. Ben bu kalemle tanışmak içi çok geç kalmışım.

Kendisinin tüm kitapları kitaplığımda var ama ilk olarak okumaya Affet ile başladım. Affet ne kadar dramsa Kendi Düşen Ağlamaz o kadar eğlenceliydi.

Okur Yorumu:
Alize’nin oto tamircisi Serkan ile tanışması. Babasının Sinem ile yapacağı evliliği engellemek için Serkan ile evlenmesi. Serkan’ın ailesinin kendi yalılarındaki müştemilattan daha küçük olanı gecekondusunda onlarla yaşamaya başlayıp, kaynana zulmüne katlanması. Amacı önceleri babasının evlenmesine engel olmaktı ama sonraları basit, sıradan bir tamirci olan Serkan’a âşık oldu ve ondan ayrılamadı.

Herkesin 10 gün sonra gider dediği Alize tam 7 ay boyunca bu hayatı yaşadı…

Serkan’ın öküzlükleri o kadar eğlenceliydi ki işte yontulmamış bir Türk erkeği dedim. Eminim okurken çoğunuz Serkan’a saydıracaksınız ama yapmayın ben bayıldım.

Okurken Romantik Komedi tadında bir film izledim sanki. Bu arada sadece güldürmedi bazı yerlerde ağlattı. Özellikle Alize’nin anne özlemi ve cadı kaynanası Şaziye’ye ‘sizi gördükçe iyi ki annem yokmuş dedim’ dediği kısımlar…

Efendim hayat yeterince gri, haberleri izledikçe, gazeteleri okudukça griler siyaha dönüyor… Eğer sizde hayatınızda canlı bir pembelik istiyorsanız bu kitabı okuyun.


Sevgiler,
Çilek Kız