1 Ocak 2017 Pazar

Huriye Çelik ile Yılın ilk söyleşisi...




Merhaba;
Yeni yılın ilk konuğu Sevgili Huriye Çelik biz ona kısaca Huriş’ciğim diyoruz.
Huriş’ciğim öncelikle söyleşiyi talebimi kabul ettiğin için çok teşekkür ederim.
(Sıkıysa kabul etmeseydin… Seni sosyal medyada rezil ederdim
J ) En kazık soruları sana hazırladım Hazır mısın?
Evet, sosyal medyaya rezil olmamak için söyleşi teklifi mi tehditi mi belli olmayan bu konuşmayı kabul ettim. J Daha bugüne kadar hiç kazık soruya denk gelmedim, bakalım seninkileri kendime göre eğip bükebilecek miyim? J Bismillah...

1- Huriye Çelik kimdir? Ben seni tanıyorum ama Blog takipçilerim ve okurlarına kendinden bahseder misin?

Okurlarına demek biraz büyük durdu üzerimde. Galiba en iyisi o sulara hiç girmemek.
Konuşmayı seven biriyim ama kendinden bahset deyince tedirgin oldum.
Sene 1993 Almanya’nın güzide şehirlerinin birinde dünyaya gözlerimi açmışım. Sonrasında hayatım ayni şehrin ekseninde saçaklandı. Hayatımdaki en heyecanli aktivite sanırım sabahin kör saatinde Üniversiteye gidip, gecenin başka bir kör saatinde eve gelmek.
Böyle anlatınca negatif bir algı oluşmasın, yaşadığım yeri seviyorum…


2-Huriş’im bize Almanya’da bir günün nasıl geçiyor anlatır mısın? 
(Okulda olduğun ve tatil olduğun gün olarak iki farklı başlıkta anlat lütfen.)

Soruları önceden okuyarak ilerlemediğim için biraz bahsetmişim aslında. Heidelberg Üniversitesinde Pedagoji bölümünde okuyorum. Vaktimin çoğu okulda geçtiği için boş zamanlarımı da kaliteli geçirmeye özen gösteriyorum.
Okul veya iş olmadığı günlerimde daha çok okuyorum ama dinlenmeye özen gösteriyorum. Kendime, arkadaşlarıma ve aileme vakit ayırıyorum.

3- Huriş’im senin iyi bir okuyucu olduğunu biliyorum neler okursun? En çok hangi tarz okumayı seversin.

Kitaplarda tarz aslında benim çokta karar verebildiğim bir şey değildir. Hani “Ne bulsam okurum” derler ya, aynen öyleyim. Elimde her konuya uyacak kitap bulmak mümkündür. Yeri geldiğin de klişeleşmiş romantikliğin dibine vurabildiğim gibi, yeri geldiğinde bol istatistikli, bol sıkıcı terimli araştırma yazıları okuyabiliyorum. Genelde toplu taşıma araclarında okumaya fırsatım oluyor. Bu nedenle çantamda her zaman bir kitap veya e-kitap bulmak yüksek ihtimal. Etrafta adımın çıktığını bile söyleyebilirim.  
Anlayacağın “yemek seçmem” der gibiyim, kitap seçmiyorum.
Gerçi gerilim tarzı kitaplardan uzak durmaya çalışıyorum, gece rüyalarımı süslemeleri çok hoş bir durum değil. J

4-Peki en sevdiğin beş yazar ama nedenleri ile…
En sevdiğim yazarlar…  Zor bir soru oldu, biraz düşüneyim…
Belirli bir sıralama olmaksızın sayıyorum.
Zülfü Livaneli – Her yazdığının tadı farklı geliyor bana. Anlayacağın içinde bulunduğumuz toplumu öyle bir eleştiriryor ki, ancak anlamak isteyenler anlıyor.
Sabahattin Ali – Naif ve yalın dilini çok seviyorum. Öykü okumakta zorlanan beni dize getiren kisidir.
Fjodor M. Dostojevski – Kitaplarındaki karanlık tarafları seviyorum. Düşünmeye itiyor insanı.
İskender Pala – Son dönemlerde tanışıp diline uslubuna hayran olduğum bir yazar. Ilgi alanımı tetikleyen romanlar yazmasının yanı sıra Türkçemizi tanıtan ve anlatan derlemeleri de cezb edici.
Jane Austen – Listeye bir kadın yakışırdı. O kadın da Austen olmalıydı.

5 - Peki en sevdiğin beş kitap ama nedenleri ile…
6 yaşından beri okuyan birine sorulabilecek bir soru mu bu Yasemin’im?
Yine de bir sıralama gözetmeden yazmaya çalışıyorum:
Kur’an-ı Kerim - ...
Jane Austen – Gurur ve Önyargı: Aşkı farklı anlatan bir hikâye. Kitabı iki kere okuyup, filmini ve dizisini izlemişliğim vardır.
Fjodor M. Dostojevski – Yeraltından Notlar: Okurken sinir olmuş, yeter artık bitsin demiştim. Simdi kitabı açıp altını çizdiğim cümleleri sık sık okuyorum.
Livaneli – Serenad: Ele aldığı konu ve icinde barındırdığı tarihi gizeme hayran kalmıştım. Iki günde yazılıp basılmadıgı o kadar belli!
J. K. Rowling – Harry Potter Zümrüdüanka Yoldaşlığı: Gençliğimin serisi. İlk çıktığı zamanlar gece yarıları metrelerce kuyruk olurudu kitapçının önü. Tabii yaşımız ufak, harçlık el kadar olunca halk kütüphanesine düşüp sıra gelmesini beklerdik. Hey gidi günler hey... Yeni nesil bilmez... J

6- Başucu kitabın var mı? Varsa hangisidir?
Sorular gittikce zorlaşıyor mu ne? J
O kitap moralime ve içinde bulunduğum ruh haline göre değişiyor. Şu an ders kitapları yığılı ve hiç iç acıcı bir görüntü değil.
7- Okuduğun kitapta neler seni kitaptan soğutur?
Bu soruya çok güldüm... Bariz göze çarpan yazım hataları diyeyim. J
Sonra mantık hataları ve ne yazık ki antipatimi kazanmış bir yazarın kitaplarını okumuyorum.

8-Elektronik kitap ve Wattpad de okuduğunu biliyorum peki sence kâğıt kokusu mu, elektronik kitap mı?
Tabii ki kâğıt.  

9-Wattpad de okumaktan hoşlandığın bizlere önere bileceğin yazarlar ve kitaplar var mı?
Ay ben kesin birilerinin ismini unutacağım bu soruda.
Uzun zamandır takip ettiklerim: Dörtgözkedikiz, Valeria_Kim_Young, esratuana, NurayErgen, mineselen, Aslzdn, yudumunhikayeleri, Nevinturgut,  muz1el2gun, SezenYldz, asknnur…

Ve ben unutulmuşum peki Hurişim…

10-Ve gelelim senin yazma tutkuna… İlk ne zaman yazmaya başladın?
Güzel soru...
Klişe olayım. Her zaman yazan biri oldum. Insan içine cıkarmaya yeni cesaret ettim.

11- “EKSEN” Koray ile Yasemin’in büyük aşkı ama Doruk ve Burçin araya kaynak yaptılar… (Tamam, tam tersi olmuş olabilir ama bence Ana karakterler Koray ve Yasemin) Ben biliyorum ama bilmeyenler için yazmaya nasıl karar verdin?
Evet, Koray ve Yasemin’in büyük aşkını yazıyorum ama nedense araya Burçin ve Doruk kaynadı. J
Her an aklıma bir fikir gelip genelde toz bulutu olarak havada asılı kalır ama bu defa Sözde Nişanlı kitabında okuduğum Sarp karakterinin hikâyesinden esinlendim. O nasıl gelişti onu da bilmiyorum ya. Çıkış noktası bu oldu.

(Bu arada Hikâyedeki Yasemin’in benim. Huriş’ciğim beni yazıyor Koray’cığıma sulananı oyarım)

12-Eksen’i yazarken en keyif alarak yazdığın sahne hangisi oldu?
Burcin’in car car ötüp, Doruk’a papuç bırakmayan hallerini yazmayı seviyorum. Bu huyu biraz ben gibi J

13-Eksen bir gün dizi ya da film olursa başrolde kimlerin oynamasını istersin?
(Yasemin’i ben oynayacağım orası kesin.)
Eksen bir gün film veya dizi olmasın. Sadece okuyanlar değerini bilsin. J Böylede havalıyım bak bak…

14-Mats ve Yavuz’un olduğu bölüm ağla ağla içim çıktı. O duyguyu nasıl yansıtmayı başardın, yazarken ne düşündün? Hem bu Yavuz’da kim?(Ben biliyorum ama okuyuculara sen söyle)
O bölümü yazarken bende ağlamış olabilirim. Tam hatırlamıyorum. Ama duyguyu geçiremeyeceğim diye çok korkmuştum. Ama öyle olmadı.
Yavuz bakalım kimmiş.

15-O parmak sahnesi, okuyan herkes hissetti. Bir iddia sonucu yazdın ama içindeki ELJ’de çıktı… Çevrenden nasıl tepkiler aldın? (Annen HariçJ )
Çevremde beni tanıyan hiç kimseye okutmayarak tepkileri en aza indirgedim. J Sanırım bu sohbeti de duyurmayacağım, kimler kimler var saldırıya hazır bilmiyorsun. J

16- Blog takipçilerime ve okuyucularına son sözün nedir…
Basta söylediklerimi geri aliyorum. Cevapla cevapla bitmedi, daha ne anlatayım. Boyum 158, Kilom 51.

Bu keyifli sohbet için teşekkür ediyorum. Son olarak: OKUYUN, OKUTTURUN

Hurişim,
Okuyucun bol, yolun açık olsun…
Sevgiler
Çilek Kız Yasemin,


Ama dur daha bitmedi sırada Ş.A.G. Kızlarının soruları var… Hazır mısın?
Korkuyorum.

·        Bu kitabı ben yazmalıydım dediğin bir eser var mı? (Senin duygularını yansıtan)  Müzeyyen’den.
Mükemmel Takıntı

·        En çok neyi yazarken zorlanıyorsun? Nurcan’dan
Hisler ve duygular. Onları okuyucuya geçiremezsem kurgunun eksik kalacağını biliyorum ve bu beni tedirgin ediyor yazarken.


·        Dövmeli Avukatımı ne zaman yazacaksın? Tuğba’dan
Spoiler verme yavru ceylanım.


·        Senin için ne anlam ifade ediyorum? Tuğba’dan
Ahanda sevgili tribi yiyorum J



·        Bu hayatta kendini mutlu etmek için ne yaptın? Sezen’den
Hâlâ ölmedim. Ama bunun beni mutlu mu yoksa mutsuz mu etmesi gerektiğine karar veremiyorum.

Şaka bir yana, kendime hediye alınca mutlu oluyorum. Böyle hic haberim yokmuş gibi falan hediye paketi yapiyorum.
J
(Ben de kendime internetten kitap siparişi verip hediye paketi yaptırmaya ve içine not yazdırmaya bayılıyorum J )

·        Çeviri olmayan kitapları okumak ile çeviri kitapları okumak arasında fark var mı? Aşkın Nur’dan
Hımm… Açıkçası bilmiyorum. Yabancı yazarları Türkçe okumuyorum. Bundan çok önce böyle bir hata yapmıştım ve sonuç beni tatmin etmemişti. Ve işin asli bazı kitaplar Almancaya daha çabuk çevriliyor, beklemek anlamsızlaşiyor.

·        Hangi kitap karakterini hayatına almak isterdin? Elif’ten
Mr. Darcy.


·        Itır Balkanlı hamile kalacak mı? Beyza’dan
Kalmayacaksın canım, şunu her platformdan sormaktan vazgeç. J


·        Grup denince aklına gelen ilk şey? Nuray’dan
İçimden gelen gülme isteği…


Okurken seni içine çeken Dünya’yı unutturan bir kitap oldu mu? Damla’dan
Çok var. Ama aklıma ilk gelen kitap olarak Harry Potter diyelim. Birer günde bitirmiştim sanirim.


Asla vazgeçmem dediğin 3 hobin var mı? Esra’dan
Yemek yemek, konuşmak, okumak.


·        Yazmaktan en keyif aldığın karakter hangisi oldu? Esra’dan
Aslında Burçin’i yazmayı seviyorum ama en çok Jasmin’i yazmayi sevdim. J


·        Yazdığın veya Okuduğun hangi karakter olmak isterdin? Aslı Özden
Sherlock


·        Yazarken olmazsa olmazın? Aslı Özden
Beyin… Bence çok önemli


·        Âşık olmak için trafoya mı ihtiyacın var? (Aslı Gürışık)
Aslında olabiliyorum. Niye böyle bir şey dediniz anlayamadım Aslı hanımcığım. J

·        +18 yazarken kızarıyor musun? Valeria Kim Young
Senin kadar.


Seninle Tek Kelime Oyununa Var mısın?
Türkiye                     : Tek kelime biraz hafif kalır
Tuğrul                       : Vuhuuuu
J Enişte
Doruk                        : İlk göz ağrım
Burçin                       :
Geveze
Balkanlı                     : NURCAN    
Brockohurn                : Aman Allah’ım didim
J
Çilek                          : DOST!
Alex                            : VALERIA KIM YOUNG
Şeytan Azapta Gerek : Ben buraya destan yazabilirim...
Aslı Özden                : Sertaç
Ankara                      : Yolların denize çikmasa da seviyorum seni Angara.
Kitap Ağacı               : Bazenler
Itır Beyza                  :
Ah, ah...
Elti                              : Elif’im
Kaynana                   : Rocco
Su                               : H2O
Koray(Eksen)          : Hey yavrum hey
J
Şifacı                          : Uçak
Leopar Donlu Ömer: O kim?
J

BAŞIMIZ SAĞ OLSUN TÜRKİYE'M




2017'den hepimizin beklentisi önce Ülkemiz sonra Dünya için barıştı... Dün gece acılar ile geçen 2016 yı senden kurtulduk 2017 güzellikler getirecek düşüncesi ile eğlenerek kutlayan insanlar öldürüldü.  Bence bugün 01.01.2017 değil biz hâlâ 2016 yılındayız. Ateş düştüğü yeri yakıyor Allah ailelere sabır versin... 

BAŞIMIZ SAĞ OLSUN TÜRKİYE'M  

21 Aralık 2016 Çarşamba

Işılca...

Merhaba;

Bu yılın son konuğu Sevgili Işıl Şenyüz yani hepimizin bildiği adı ile IŞILCA…
Sevgili Işıl Şenyüz öncelikle söyleşiyi talebimi kabul ettiğin için çok teşekkür ederim.


1- Işıl Şenyüz kimdir? Bize biraz kendinden bahseder misin?

Bekâr bir kız çocuğu annesi, kendi kurallarına göre yaşayan hayal ettiğin kadardır her şey cümlesini ilke edinen kendi halinde biriyim.


2-Işılca’nın 24 saatini bize anlatır mısın?

Yirmi dört saat yetmiyor ki anlatayım. Sabah erken başlıyor. Gün boyu hayat koşuşturması her çalışan annede olduğu gibi gece geç saatlere kadar devam ediyor. Klasik yani.



3-Işıl Şenyüz iyi bir yazar olmanın dışında iyi bir okuyucu mudur? Hangi tarz okumayı sever.
(Kendi adıma en çok romantik kitapları severim… Ama aynı zamanda ne bulsa okuyan bir oburum)

İyi bir okuyucu olduğumu söyleyemeyeceğim ama fantastik kitaplar favorim.


4- Işılca’nın başucu kitabın var mı?

Hayır yok....


5-Kitaplarını okumaktan en keyif aldığın yazarlar kimlerdir?

Yazar ismi vermiyorum.


6- Ve gelelim senin yazma tutkuna… İlk ne zaman yazmaya başladın?   

On sene önce hayal ettiğin kadardır her şey cümlesiyle başladı.


7- Peki klavyeyle mi yoksa kâğıt kalemle mi yazmak?

Tabii ki klavye.


8- Modern Çağ Masalı ve Türk Masalı kitap serilerinin adı? Neden seri ismi olarak ‘Masal’ seçtin?

Bence günümüz hayatı o kadar gerçekçi, acımasız ve hüzün dolu ki masalların mutlu sonlarına ihtiyaç olduğu için ‘masal’ dedim sanırım.


9- Modern Çağ Masalı Köle kütüphanemde okunmayı bekliyor en yakın zamanda okuyacağım. Masalın devamı gelecek mi?

Köle benim için apayrı bir kitap olarak kalacak. O benim ilk göz ağrım. 2017 Ekim gibi raflarda yerini planlanıyor.


10- Ve gelelim en sevdiğime… Türk Masalı Serisini nasıl yazmaya kara verdin? Duygu ve Develeri…  (Bu arada ben seriyi tersten okudum… Önce Bekir, sonra Ali’m, ardından Duygu ve final Sedat ile oldu… )

Planlı bir şekilde yazmak bana göre değil. Bir okuyucum neden hikâyelerimde Türk karakterler kullanmadığımı sordu. Bende neden olmasın diyerek yazmaya başladım ve ortaya Bir Türk Masalı serisi çıktı. Hoş seri olarak planlanmamıştı ama Duygu çok sevilince devamı geldi.


11- Duygu… okurken ona çok kızdım, çok güldüm ve onun için ağladım. Duygu’yu yazarken sen neler hissettin?

Ay ne aptal kız dedim bazen... Bazen onunla gülüp onunla ağladım... Çok kızdım ama bir baktım ki Duygu’da benden çok şey var. Bizden çok şey var. Duygu bildiğin yurdum kızı...



12- Ali’m… küçüğüm çektikleri ve çektirdikleri diye ikiye ayrılmalı bence. Ama en çok çekti. Ali gibi düşünüp yazmak zor muydu?

Planlı hiçbir şey yazmıyorum ama şunu rahatlıkla söyleyebilirim ki Ali’nin isyanı, hayat kaosu ve o bıçkın tavrı aynı ben. Yani Ali sanırım serinin en kolay yazılan karakteriydi.


13- Bekir ya da Laz oğlu, serinin ilk okuduğum kitabı. Laf aramızda en çok onu sevdim.  Sanırım senin isteğin seriyi Bekir ile bitirmekti yanılıyor muyum?
(Açıkçası ben Bekir’de Sedat’ın Duygu’sunu okudum. Duygu’ya olan âşkı, özlemi, hasreti… hepsini Bekir’in gözünden çok severek okudum)

Bir Türk Masalı bir seri olarak başlamadı aslında Duygu kitabı ile yazıldı ve bitmişti ki bitiremedik. Karakterler öyle sevildi ki seri dörde tamamlandı.


14-Biz okurlar doyumsuzuz maalesef… Seri kitaplar bitmesin istiyoruz. Kendi adıma Elli Ton serisi bittiğinde nasıl ya devamı olmalı diye düşündüm. Grey Çıktığı gün koşarak gidip aldım ve hemen okudum. Ama sonuç benim için büyük bir hüsran. Beklentimi karşılamadı. Ama bunda suçlu yazar değil ona bu baskıyı yapan biz okurlarız.

Okurlar baş tacı. Onlar her zaman haklı ve mutluluk onların hakkı...

 Ben de SEDAT en az 1000 sayfa olmalı diyen okurlardandım. Ama seni düşünmedik yazmak isteyip istemediğini sormadık. Peki, Sedat’ı yazmayı gerçekten istedin mi?

Hayır, istemedim ve bence kesinlikle yazılmamalıydı ki her çıkardığım kitabın yorumlarında, gittiğim her imza da “Sedat ne zaman?”  sorusu beni kırmaya başlamıştı. Sanırım yazıp kurtulmak istedim...


15- Bir Türk Masalı için dizi ya da film teklifi gelse senaryolaştırılmasını ister misin?

Kaliteli bir projeyle harika olabilir. Neden olmasın...


16-  Bir erkek gibi düşünüp yazmak seni zorluyor mu? Örneğin Ali, Bekir veya Sedat gibi düşünüp yazmak… Günlük hayatına yansıyan yönleri oldu mu?

Ataerkil toplumun getirileri ile büyümüş biri olarak özlemini duyduğum erkek hayali ağzından yazmak zor olmuyor. Hayal ediyorum ve istediğim erkek karakteri satırlara döküyorum. Hayal ettiğim kadar her şey...


17-Ve gelelim Wattpad kısmına… Yazdıklarını ilk wattpad’de mi okuyucuların beğenisine sundun?

Hayır. Benim Wattpad’te yazmaya başlamadan önce basılı KÖLE adlı kitabım bulunmaktaydı. Facebook’ta da hikâyelerimi yayınlıyordum. Bir yazar arkadaşın beni wattpad’ten haberdar etmesiyle orada yazmaya başladım.


18- Mizah yazmayı düşünüyor musun? (Titanlar Masaj salonunda okurken gülmekten gözümden yaş geldi ama senin yazdığın kısım erotik romans kapsamında EL James ile kapışır J )

Mizah apayrı bir yetenek, hiç düşünmedim. Aşk yazmaktan sıkılırsam olabilir.


19- Blog takipçilerime ve okuyucularına son sözün nedir…

Hayal ettiğin kadardır her şey...

Sevgili Işılca,
Okuyucun bol, yolun açık olsun…
Sevgiler
Çilek Kız Yasemin,

Sürpriz bazı okurlarından sorular…

Sevgili Tuğba Özcan’ın soruları…

·         Daniel Tarazaga’ya Duygu’yu İspanyolca olarak göndermiştiniz, Sedat’ı da göndermeyi düşünüyor musunuz?

Kitabın o kısmıyla asistanım Nergis Bilgi ilgileniyor. Ona sormak lazım...

·         “Cihanda Aşk” isimli bir kitap yazdığınızı söylemiştiniz ne zaman yayınlamayı düşünüyorsunuz?  

İlerleyen senelerde planlar arasında ama tam tarih veremiyorum.


Sevgili İlknur Çiloğlu’nun soruları…

·         Sedat’ı neden iki kitap olarak yazmadınız? Duygu’dan öncesi ve Duygu’dan sonrası diye.

Güzel fikirmiş... Niye benim aklıma gelmedi ki...



·         Mucize diye bir hikâyeniz varmış. Herkes çok övüyor kitap olacak mı?

Zamanı geldikçe ve tabii okurlar beni yaşattıkça her hikâyemi kitaplaştırmak istiyorum.


·         Yapılan yorumlara cevap vermemenizin özel bir nedeni var mı?

Özel bir nedeni yok. Sadece zaman sorunu yaşıyorum. Bazen oturup saatlerce yetebildiğim kadar cevap veriyorum ama her zaman o vakti ayıramıyorum.



Sevgili Demet Akpınar Cellat’ın soruları
…
·         Sevgili Işılca her karakterin ayrı sevildiği Bir Türk Masalı ve Bir Tarih Masal'dan sonra Bir gerilim ya da polisiye yazmayı düşünüyor musun?

Sonu mutlu biten her şey yazabilirim ama gerilim hariç sanırım.


Duygu'yu yazarken seri olarak mı düşündün yoksa okuyucunun ilgisine göre develerinde hikâyesini yazmayı uygun gördün?

Seri fikri aklımın ucundan geçmedi. Yoksa daha organize daha planlı bir seri ortaya çıkabilirdi. Okuyanların ısrarları seri olma yolunda beni sürükledi diyebiliriz.


Sıra ikinci sürprizde aşağıda yazdığım kelimelerin senin için ifade ettiği anlamı tek kelime ile karşısına yazar mısın?


Diyarbakır   : Çok uzak...
İzmir          : Baş tacı...
Duygu          : Aha da ben...
Evlat           : Ömür
Aile             : Can olmak
Daniel Tarazaga: Bipppppppp
Çilek           : Yasemin J         
David Gandy: hu huuuuu
Çorba          : Hüsnü baba        
İstanbul      : Cennet
Prens           : Yaşasın Edward aşkım o benim yaaa
Laz oğlu       : Suskun kral
Aslı             : çen çen çen
Nergis        : Tinkirbell
Işılca          : O da kim?
Yazar          : Yazamaz
Kitap           : Her şey

Masal          : Mutlu son


1 Aralık 2016 Perşembe

Çilek Kız Yasemin'i tanıyalım mı?

Hepinize merhaba, ben Elif Beyza Odacı, Yasemin’e sizin adınıza soruları ben sordum umarım keyifle okursunuz.
Öncelikle söyleşi teklifimi kabul ettiğin için çok teşekkür ediyorum kayınvalideciğim.
Rica ederim tatlım. Teklif senden gelince kabul etmemek olmazdı.


Aralık ayı blog söyleşi konuğunun kendin olması konusunda ne hissediyorsun? Öncelikle bu benim ilk söyleşim ve evet biraz acemi cesareti oldu sorularım kusurlarım olursa şimdiden mazur görün.
Açıkçası heyecanlıyım. Bakalım gelinciğimde kaynanası kadar başarılımı söyleşi konusunda…


Evet, o zaman hazırsan başlayalım.
Hazırım, gelsin sorular.

1- Söyle bakalım Yasemin namı diğer Çilek kız kimdir?

38 yaşında, bekâr ve turizmciyim. Şu an bu söyleşiyi de Antalya’dan iş seyahati dönüşü bavul hazırlarken yapıyorum. Blogerım, aynı zamanda Mortena yayınlarında kurgu editörlüğü, son okuma, yayın koordinatörlüğü yapıyorum. Kitap Ağacı Romantik Kitaplar Kulübünün Modreatörüyüm. Geri kalan zamanda da bir şeyler karalıyorum. Kesinlikle yazar değilim sadece yazan taraftayım.


2-Peki Çilek kız ne okur?

Çilek kız her şeyi okur polisiye, gerilim, tarihi aşk… Yasemin sadece şiir, felsefe ve psikoloji kitapları okumaz. Bu arada en çok pembe kitapları severim. Hayat zaten yeterince gri pembe kitaplar ile mutlu oluyorum… Ayrıca yanlış anlaşılmasın psikolojik gerilim okurum ama hastaları üzerinden para kazanan psikologların kitaplarını okumam.

3- Okumaktan keyif aldığın yazarlar kimler?

Ben yıllarca klasikleşmiş Türk yazarlar dışındaki yazarların kitaplarını okumadım. Okuduklarım Hıfzı Topuz, Sabahattin Ali, Ayşe Kulin, Ahmet Ümit, Osman Aysu, Armağan Tunaboylu, Buket Uzuner gibi belli bir kariyerde olan yazarlardı. Ama sonra bir kalemle tanıştım Sevgili Deniz İrfan Buğday Kokusu ve Yedi Sekiz kitaplarının yazarı. Onu okuduktan sonra yeni kalemlere şans vermem gerektiğini anladım.

Agatha Christie, Sarah Jio, Danielle Steel, Debbie Macomber, Judith Mcnaught, Jean-Christophe Grange ve Marlo Morgan benim en sevdiğim yazarlardan bir kaçıdır.

 

Okurken iyi ki şans vermişim dediğim yeni yazarlar; Jennifer Royce (Tarihi aşk romanları muhteşem), Dilek Taygun(Zor aşkların kalemi), Esra Tok(Töre kitaplarını sevdiren yazar), Nazlı Ozan, Merve Duman, Tuğçe Sargın, Ayşe Ayhan, Didem Bilaş (Romantik komedi kalemleri efsane) Berrin Karapınar, Ayşegül Çiçekoğlu ve Özge Erkin.

 

Aşkın Nur Karataş Türk yazarlarında erotik romans yazabileceğinin canlı kanıtı…


Kitaplarını kâğıt kokusu ile okumayı beklediğim yazarlar ise; Aslı Gürışık, Aslı Özden, Huriye Çelik, Müzeyyen Elmas, Nurcan Balkanlı, Nuray Ergen, Sezen Yıldız, Valeria Kim Young ve Zeynep Sipahioğlu var.



4-Başucu kitabın var mı? Varsa hangisidir?

O kadar çok ki ama en sevdiğim ve bu yıl üçüncü kez okumak istediğim Marlo Morgan’ın Bir Çift Yürek kesinlikle her insan ömrü hayatında bir kere okumalı.



5-Takipçilerine önereceğin 5 kitap nelerdir?
·        Kuranı Kerim ve Nutuk – Gazi Mustafa Kemal Atatürk
·        Hıfzı Topuz ve Sabahattin Ali’nin tüm kitapları
·        Bir Çift Yürek ve Sonsuzluğun Mesajı – Marlo Morgan
·        Ömrümden Uzun İdeallerim Var – Suna Kıraç
·        Abim Deniz – Can Dündar
   


6- Wattpad’de okuduğun yazarlar var mı?

İnsanlar belli bir yaştan sonra huy değiştiriyor. E-book bile okumayan ben şu sıralar sıkı bir wattpad okuyucusuyum…
Kimleri okuyorum,
Aslzden İmkânsız aşk serisi okunmalı(İlk okuduğum töre kitabı Aslı’nındır sonrası iflah olmadım) Bu arada İmkânsız Aşk serisinden Yara benim için özeldir.
 
(Benim için de kaçış çok güldüm okurken )  
Asli1909 Tüm kitapları ama özellikle kâğıt kokusu ile okuyacağım Hikâyenin diğer yarısı.
Esratuana’nın tüm kitaplarını wattpad’den takip ediyorum. Özellikle Mazi serisinin Günahkâr ve Masum’u.
Dortgozkedikiz’ın Kedi Kız ve Sözde Serisi (Nişanlı, Evli, Arkadaş ve Çapkın)
Asknnur’dan Bay Mükemmel serisi ve Hırçın… Soğuk kitap oldu kâğıt kokusu ile okuyacağım.
Nurayergen0133 Kumanın savaşı (Kuma hikâyelerini sevmeyen ben bu kitabı çok sevdim neden bilmiyorum) Lizge ve Ansızın gelen
Muz1el2gun’ün Mükemmel takıntı 
HurisC’nin Eksen’i (Orada ki Yasemin benim Koray’ıma yaklaşanı yakarım)
Kupavalesiningelini’nin Aşk Sözleşmesi ve Tek gecelik ışıltı KIRMIZI… Kalemini çok güzel kullanıyor
Mineselen İdeal Gelin Adayı Projesi1 ve 2, Hayalin Yetmez (Yakında kitap olarak kâğıt kokusu ile okuyacağım)

Ddmbls, Kesinlikle yazdıkları sitcom olmalı Mizah yapabilen ender kadınlardan
Cansuueroglu – Yasak Mabed ve Buzul Korku
Yeni ve daha acemi yazarımız SezenYldz ne yalan söyleyeyim ben bu kadar iyi bir hikâye ve kalem beklemiyordum. Ama yazdıklarını okudukça bizim kızda ne cevherler varmış diyorum. Betimleme ve yazım dili öyle damardan vuruyor ki dilerim kitap olur. Kitap kokusuyla okumayı çok isterim.


7 - Yazmaya neden başladın?

Yazmak aslında hayatımda hep vardı. Benim için kendimi ifade etmek konuşmaktansa yazarak daha kolay.
Ama kitap yazmayı soruyorsan senin de bildiğin gibi bu iş aslında bir şakayla başladı sen yazmazsan ben yazarım muhabbeti ile. Sevgili dortgozkedikiz Nurcan’ın(Küçük Eltimin)(Kendisine tekrar teşekkür ederim karakterlerini benimle paylaştığı için) Sözde Nişanlısında Tamer Kaya vardı biz onun yalnız kalmasını istemedik. Eltişimde sağ olsun kıyamadı ve Sözde Evli’deki Gülden Çelik ile çöplerini çattı. Ama bizim istediğimiz bitmedi +18 bir bölüm istedik. Ben yazamam kocaman insanlara dedi. Sen yazmazsan ben yazarım dedim ve yazdım. Sözde Olgun böyle başladı.
Şu an 67 bin okuma ve harika yorumlar ile gidiyor Sözde Olgun. Yakında hepinize güzel bir sürpriz ile final olacak. Olumsuz eleştirilerde aldım ama diyorum ben yazar değilim sadece yazmayı seven biriyim.
Bu arada eski sevgilim benim yazmam gerektiğini ileride iyi bir yazar olacağımı söylerdi ama ben yazmaya cesaret edemezdim… Sizin de gazınız ve desteğiniz ile yazıyorum şimdi…
Aslında her şeyiyle bana ait olan bir kurgum var. Cesaret edip yazmaya başlarsam bir gün herkes yazdıklarımı kâğıt kokusuyla okuyacak.


8-Yazmanın sendeki yeri nedir?

Nefes almak, yemek yemek gibi, yaşamak için zorunlu bir ihtiyaç. Aslında en büyük hayalim yazmanın dışında 20’li yaşlarımın başından beri (Ben gibiyken yani) küçük bir Ege kasabasında bir kafe açmak. Her şeyiyle benim ilgilendiğim bir yer. Küçük şirin, sessiz kitap okunabilecek huzurlu bir ortam. (Bu arada buluşma sözünü de aldım)



9- Sözde Olgun’da yaşamından bir şeylerde bulabiliyoruz diyebilir miyiz?

Aslında hayal ettiğimi yazıyorum. Tamer hayalimdeki sevgili ben de onun gibi sevgisi, saygısı, tutkusu olan bir adam istiyorum. Tamer ve Gülden’in yaşadığı aşk yaşamak istediğim aşk.


10-Sence gerçek aşk var mı?

Aşk kadınına sorulacak soru mu bu Elif’im? Aşk vardır ve insan bir kere âşık olur. Ondan sonra yaşadıkların sevgi, saygı, tutku, arzu ve sadakattir.  


11-Neden bir tutam çilek ve neden blogerlık?

Aslında bu soru neden çilek olmalı. Aşk kadınıyım ve bana göre aşk bir meyve olsaydı kesinlikle çilek olurdu. Çilek’i o kadar seviyorum ki dövmesini bile yaptırdım.
Neden blogerlık soruna gelirsek, dedim ya yazmak benim için nefes almakla eş değer.
Arkadaşım Sinem’in bloğu vardı, ben de blog açmak istiyorum yapabilir miyim dedim? Bir gün iş yerime ziyaretime geldiğinde yine blogdan konuşurken bana blog adın ne olsun dedi? Bir Tutam Çilek dedim, her şeyden bir tutam bahsedeyim.
Baktı ve Birtutamcilek adı boş alabiliyorum diyerek aldı. Ama blog bir süre öyle kaldı sonra tasarımcı Gonca ile konuştum o da sokak kedilerini beslemek için 15 kilo kedi maması karşılığında blog tasarımımı yaptı ve ben de yazmaya başladım.


  
12-Son olarak okurlarına ve takipçilerine ne söylemek istersin? (Bu arada bu söyleşi senin bloğunda yayınlanacak okuyucuların ve takipçilerin seni daha yakından tanısın diye)
Öncelikle yazdıklarıma değer verip okudukları ve beni takip ettikleri için hepsine çok teşekkür ediyorum. Takipte kalsınlar sürprizlerim devam edecek. Eğer beni sosyal medyadan da takip etmek isterlerse.
İnstagram ve wattpad = @ysmn978
Twitter= cilek978



Ve sevgili Elif sana da çok teşekkür ederim bu keyifli söyleşi için.

Uzun zaman önce deli cesareti hadi seninle de ben söyleşi yapayım dediğimde kabul ettiğin için ve bana bu sözümü unutturmayıp bu söyleşiyi yaptığımız için, bu söyleşi benim için ilkti ve sana çok teşekkür ederim çok keyif aldım. Zaten Yaseminimle konuşmak ayrı bir keyif, arada buluşma sözünü alınca keyfinden yenmeyen bir konuşma oldu.


Peki, sürpriz sorulara hazır mısın?
Bunu beklemiyordum gerçekten sürpriz oldu. Herkese çok teşekkür ederim…  

En son kendin için ne yaptın?(Muzo)
En son sinemaya gittim çok oldu ama “Senden Önce Ben” filmine.

Bu hayatta en çok istediğin şey ne? (Nuray )
Amerika’ya gidip Seattle’da yüzen evlerde yaşamak(Sarah Jio-Gündüzsefası)


Hayatında yaptığın hiç pişmanlık duymadığın en güzel hatan nedir?(Damla )
Bana göre hata değil ama birçok kişi hata diyor. Yeğenlerimin adını enseme dövme yaptırmak. Ve tabii ki çilek dövmem.


Eğer mümkün olsaydı hangi kitap karakterini hayatına katmak isterdin?(Aslı Gürışık)
Gözyaşı çetesinden Tuğrul (Gözlerinden ateş çıktığına eminim ama aşığım kuzum), Sözde Nişanlı Koray, Eksen Koray daha yazmayayım bence…

Kendini 3 kelime ile anlat desem? (Aslı Gürışık)
Çilek, Türk kahvesi ve çılgın

Şeytan azapta gereke bir şarkı armağan etsen bu ne olurdu? (Aslı Gürışık ve Elif Beyza Odacı)
Yonca Evcimik’ten Bandıra bandıra ye beni der susarım…

Hangi kitabın sonunu değiştirmek isterdin? (Huriye)
Senden Önce Ben… Will ölmemeliydi.

Hangi Kitap karakteri olmak isterdin? (Tuğba)
İşte beklediğim soru kaynanacığımdan… Marlo Morgan’ın Bir Çift Yürek kitabında ki ana karakter Gezgin Dil’in yerinde olup Aborjinler ile bir ay yaşamak isterdim.

Kelime oyunumuza hazır mısın peki?
Tuğrul                             :  Güç
Asaf                                :   Çocuk
Koray                              :   Adam
Jasmin                             :   Çılgın
Olgun                               :  Tamer ve Gülden
Elif                                   :    birtanecikk  
Hayat arkadaşı                 :   Yok
Watt pad                           :  Yenilik
Şeytan azapta gerek         :  Sevdiklerim
Bıyıklı abla                      :   Erotizm düşmanı
Hamilelik                         :   Nasip
Çiftlik                               :  Tuğrul
  



15 Kasım 2016 Salı

Nuray Ergen Söyleşisi

Merhaba;
Kasım ayının ilk konuğu LİZGE’nin yazarı Sevgili Nuray Ergen. Kendisine benimle bu keyifli söyleşiyi yaptığı için çok teşekkür ediyorum.
Bu arada söyleşimizi Sevgili Nuray ifadeler (Emojiler) ile renklendirmiş ama maalesef blogda çıkmadığından sildim onları.


Sevgili Nuray,
Sorularıma hazır mısın?  (Sana bir sır vereyim ben uğurluyumdur söyleşi yaptığım birkaç kalem söyleşi yayınlandıktan kısa bir süre sonra kitap anlaşması imzaladılar. Darısı başına)
Asıl ben teşekkür ederim. İnşallah dediğin gibi olur da bende kitap kokusu ile buluşurum canım âmin.

1- Önce seni tanıyalım Nuray Ergen kimdir?  Bize kendini anlatır mısın?
Mersin/Erdemli doğumluyum. 30 yaşında, evli ve iki kız çocuğu annesiyim. Çiftçi kızıyım ve bir ablam, bir de erkek kardeşim var. Güzel sanatlar fakültesi el sanatları bölümünü okudum ve 9 yıldır evliyim.

2-  Kitap okur musun? Eğer okuyorsan belli bir tarzın var mı, yoksa ne bulsan okur musun?
Kitap okumaya bayılırım. Siyasi olmayan her kitabı okurum yeter ki olsun. Ama tarihi aşk ve romantik kitapların da yeri ayrıdır hani.

Tarihi aşk seviyorsan sana Jennifer Royce öneriyorum okuyunca çok seveceksin…

3-Kitaplarını okumaktan en keyif aldığın yazarlar kimlerdir?
Judith McNaught,Julie Garwood,G.A.Aiken,ve Julie Quinn bayılırım bu yazarları okumaya

4-Wattpad de okuduğun kitap, takip ettiğin yazar var mı?
Aslında birçok kitap okuyorum burada isimler çok yani bende. Ama illaki cevap vermem gerekiyorsa Aşkın Nur Karataş ve kitapları…

Sevgili takipçilerim Aşkın ile yaptığım söyleşiyi blogda bulabilirsiniz. Aşkın’ın ilk kitabı Soğuk ‘Kartanesi ve Mücevher’ çıktı.


5- Yazmak senin için ne anlam ifade ediyor?
Aslında bunu anlatmak çok zor, yazdığım zaman tüm sıkıntılarım gidiyormuş gibi hissediyorum hele ki yorumları okuduğumda işte o zaman diyorum ki iyi ki yazıyorum.


6-Neden wattpad? 
Güzel soru… Öyle yerlerde bulundum ki kitap alsam dahi gelebilecek yerler değildi. Sonra burayı keşfettim. Güzel hikâyeler okuduğum kadar, bana uymayan hikâyeler de okudum ve dedim ki ben neden yazmayayım... Sonuç olarak buradayım



7-İlk kitabın, “KUMANIN SAVAŞI” normalde Kumalıkla ilgili kitapları okumam. Ama senin kalemini sevdiğim için keyifle okudum. Ah Azra’mın yaşadıklarına okurken ağladım. Kuma hikâyesi yazmak zorlamadı mı seni?
Aslında zorlanmadım ama farklı bir şey yazmak için elimden geldiği kadar çabaladım. Kumanın savaşı benim ile göz ağrım. Yeri bambaşka.


8- Ama Cihan Ağanın aşkı… Her kadın öyle bir aşk hayal eder… Bu aşkı gerçekte yaşayan kim?
Bu aşkı yaşayan tabii ki hayal dünyam, her kadın böyle sevilmek, değer görmek ister ve eminim ki böyle insanlarda vardır. Ama Cihan Ağa hayal dünyamdaki bir karakter.

Sevgili yazarcığım bana oradan bir Cihan Ağa sar lütfen nikâh salonuna gideceğiz.

9-“LİZGE” ile seni tanıdım ve severek okudum kitabını Ama ben yine 2. Kitap ile başlamışım okumaya J Lizge, Timur Ağanın kızı mı?
Bu soruyu sevgili okurlarım dan da duydum aslında. Fakat Lizge Timur Ağanın kızı değil. Ayrıca Teşekkür ederim benim hikâyelerimi okumaya değer gördüğün ve olumlu olumsuz yorumlarını esirgemediğin için.


9-Baran nasıl güzel bir aşk adamı oldu öyle. Gitti Öküz Baran geldi Romantik Baran… Baran senin hayalinde yarattığın biri mi yoksa gerçekte var olan biri mi?
Baran ağa aslında hep romantik bir adamdı. Fakat yaşadıklarından dolayı bunu dışa pek yansıtamamış. Adam haklı aslında bir yönden.


11- Baran kızlarım diyor ama lütfen ters köşe yap erkek olsun.  Bu Baran Ağa ve Cihan Ağa’nın kız çocuk sevgisi gözlerimi yaşarttı. Sorum neden kız çocuk bu kadar çok istiyor Baran? (Bölümde verdin ama buraya da yaz istedim) 
Çünkü Baran ağa karısına deli gibi âşık bir adam... Hiç yaşamayacağına inandığı şeyleri Lizge ile yaşadı işte bu yüzden kız çocuk merakı. Hatta ilk önce sana söyleyeyim bebişler erkek…
İşte bu… Ay çok sevdim Lizge’ye âşık iki erkek daha.


12- Gurur, okumanın öküzlüğü almadığının canlı kanıtı eminim yazarken zorlanmamışsındır… Nilay ve Gurur için ayrı bir hikâye olacak mı yoksa burada kalacak mı?
Onlar bu hikâyenin yan karakterleri. Gurur ciddi anlamda senin de dediğin gibi öküzün teki ama romantik öküz. Onlar için ayrı bir hikâye olmayacak ama bu çifti Nazlı’nın hikâyesinde elbet göreceğiz.


13-Ve sıra Nazlı’nın hikâyesinde…  Azra’nın kızı Nazlı… Biraz ipucu verir misin?
Sen sorarsın da ben vermem mi? Nazlı asi bir karakter olduğu gibi yufka yürekli bir kadındır. Lafını esirgemeyen bir tip ve hayali uğruna mesleğini bile bir kenara fırlatan güzeller güzeli bir kadın... Ve öyle bir karakter var ki karşısında aşk deyip sürekli dalga geçtiği şey başına gelecek. Öyle güzel âşık olacak ki umduğunu bulacak mı hep birlikte göreceğiz?

14-Selim’ciğim arsız çapkınım… Bizi yazmaya ne zaman başlıyorsun? Biraz anlatsana neler olacak bizim hikâyemizde?
Anlatayım mı? Sen iste yeter ki… Selim karakterim biliyorsun ki yan karakterdi ama öyle ilgi gördü ki bende şaşırmadım değil hani. Biliyorsun Selim senin de dediğin gibi arsız bir çapkın ama emin ol onunda yaşadığı bazı şeyler vardır… Vallahi Nazlı’dan sonra gelecek bölümler.

15-Yazdığın erkek karakterler hepimizin hayalindeki baba, eş, abi, evlat. Siz böyle yazdıkça çıta yükseliyor… Sence yazdığın erkek karakterlerin benzerleri gerçek hayatta var mıdır?
Mesela Selim karakterim gerçek hayatta vardır ve çok iyi bir arkadaştır kendisi… Baba karakterlerim de genelde kendi babamdan yola çıkarak yazdım… Tabii burada eşimin hakkını da yememek lazım.

16- Yazdıklarının kitap olması, imza günün olması gibi hayallerin var mı? 
İlk yazmaya başladığım zaman dedim ki elli kişi okusa yine bana yeter... Ama şu an dört yüz binlere doğru yol aldım gidiyorum… Tabii ki bende her yazar gibi böyle bir hayale sahibim... İnşallah bir gün bu duyguyu bende yaşarım ve okurlarımla tanışma fırsatım olur…

17-Blog takipçilerime ve okuyucularına son sözün nedir…
Takipte kalsınlar ve bu muhteşem söyleyişi kaçırmasınlar.

Sen şimdi bitti sandın ama bitmedi seninle küçük bir oyun oynayalım mı?

Benim yazdığım kelimenin karşısına senin için ne anlam ifade ettiğini tek kelime ile yazar mısın?
Baran                        : Aşk
Lizge                         : Sevmek
Aşiret                        : Gelenek
Kuma                        : Acı
Anne                         : Her şey
Demir Ağa                : Adam gibi adam
Aile                           : Tek gerçek
Seksi çamaşırlar       : Yani pek ilgi alanım değiller (Lizge’nin İlgi alanı)   
Aşk                           : Eşim
Bebek                       : Mucize
Çilek                         : Meyve (Yanlış cevap doğrusu Yasemin olmalıydı)
Down Sendromu      : Önyargı
Moda                        : Yakışanı giymek
Lüks                         : İsraf
Nilay                        : Çılgın
Alp Ataman             : Gerçek üstü varlık
Sosyal Medya          : Olması gerektiği kadar


Sevgili Nuray,
Öncelikle bana ve sorularıma katlandığın için çok teşekkür ederim.
Okuyucun bol, yolun açık olsun.
Sevgiler
Çilek Kız


Senin de yolun açık olsun... Benim için harika bir deneyimdi. Ve tekrardan Teşekkür ederim her şey için…