30 Nisan 2016 Cumartesi

Ayşe Ayhan Söyleşisi

Merhaba; Bu ayki konuğum Sevgili Ayşe Ayhan, Aşk Nerede kitabını bu ay #kitapagaciromantikkitaplarkulubu olarak okuduk… Şimdi sıra yazarı ile keyifli bir söyleşide…

Sevgili Ayşe; söyleşiyi talebimi kabul ettiğin için çok teşekkür ederim…

1- Ayşe Ayhan, kimdir önce seni tanıyalım…

1989 Ankara doğumluyum. Gazi Üniversitesi Matematik bölümü mezunuyum. Dört senedir de İstanbul’da bir meslek lisesinde matematik öğretmenliği yapmaktayım. Küçüklüğümden beri çok kitap okuyan, kitaplarla, kahvelerle yapılan keyfe, o anların huzuruna müptela bir insancığım işte.



2- Takip ettiğim kadarı ile çok iyi bir okuyucusun… Belli bir tarzın var mı yoksa ne bulsam okurum diyenlerden misin?
Ne bulsam okurum demem. Bu açıdan evet, belli bir tarzım var. Ama benim tarzım her tür kitabın tadını almak. Uzak durduğum türler var elbette ama çok kısıtlı. Ben fantastik okumam ya da aşk kitabı okumam demek yerine fantastik, aşk, distopya, klasik vb. hepsini okumaya çalışırım. Her tür içerisinde bir tarzım vardır mesela. Evet, aşk kitabı okurum ama her aşk kitabını da okumam. Daha çok yazar ayrımı yaparım kısacası.



3-Kitaplarını okumaktan en keyif aldığın yazarlar kimlerdir?
Marc Levy benim en sevdiğim yazardır. En sevdiğim kitap onun kitapları arasından olmasa da tüm kitaplarını aynı hayranlıkla okuduğum için her zaman zirvededir benim için. Her tarzdan yazabildiği için de idolümdür bir bakıma. Onun dışında Markus Zusak, Diana Gabaldon, Neil Gaiman ve Haruki Murakami okumaktan çok keyif alırım.



4- Birazda senin yazma tutkuna geçelim… Neden Wattpad?

Wattpad benim tercihim değildi. Amacım orada çok okunup kitap çıkartmak değildi açıkçası. Öyle de olmadı zaten. Hiçbir hikâyem orada çok okunmadı. Wattpad yazarlarının kitapları basılmadan önce oraya yazmaya başlamıştım. Yazmak hep istediğim bir şey olsa da bu seviyeye geleceğimi düşünmemiştim. İnsanların fikirlerini almak istedim. Çünkü ne yazarsam yazayım bana saçma geliyordu. Aşk Nerede? Bitirip yayın evlerine yolladıktan sonra yayınladım. Yazdığımı bilen birkaç insan okumak istiyordu çünkü.



5- Wattpad’e yazarken istediğin okuyucu kitlesine ulaşamamaktan korktun mu?

Korkmadım çünkü ulaşamayacağımı biliyordum. Hem kullanıcı yaş aralığı olsun, hem de o yaş aralığına hitap eden hikâyeler açısından bir “wattpad yazarı” profiline uymadığımın farkındaydım.



6-Wattpad ‘de yazdığın hikâyenin basılacağını, imza günün olacağını, okur söyleşisi yapacağını hiç düşündün mü?  
Yazmaya başladığımda arkadaşıma “Bu kitap basılacak. Ben de fuarda imza gününe gideceğim.” demiştim ama bunu kendini beğenmişlik ya da büyük bir inanç içerisinde söylememiştim. Aslında pek ihtimal vermemiştim.

Buradan blog takipçilerime küçük bir duyuru, Sevgili Ayşe ile Kitap Ağacı Romantik Kitaplar Kulübü olarak mini bir buluşma düzenleyeceğiz Ankara’da… Detayları İnstagram hesabımdan takip edebilirsiniz (@ysmn978)



7-Gelelim birazda kitap karakterlerine… Neşe, herkesin hayatında olan en iyi arkadaş… Peki, sen gerçek hayatta Neşe misin yoksa Hande mi?

Neşe de değilim Hande de. Evet, Neşe’ye nazaran Hande içinde benden daha çok şey var ama bu Hande olduğumu da göstermiyor. Çünkü ne zaman tıkansam kendimi kullandım. “Şu an ne yapıyorum? Kahve içiyorum. O zaman Hande de kahve içsin.” şeklinde. Neşe’ye gelirsek hiç bu kadar ete kemiğe bürüneceğini sanmıyordum. Benim etrafımda Neşe gibi birisi yok belki de ben arkadaşlarım için Neşe’ye en yakın insanımdır ama bunu da pek sanmıyorum. Neşe her kızın istediği deli dolu, çılgın ve ne olursa olsun hep yanında olan arkadaş modeli sadece.

Neşe = Ben ama ben çabuk kırılıyorum… Neşe kadar güçlü değilim…



8-Ve Hande, hepimiz onun gibi platonik bir aşk yaşamış hayatımızı 
etkileyecek kararlar vermişizdir? Peki, senin Kubilay'ın var mıydı?
Benim Kubilay’ım çok, bir değil, iki değil.  Kubilay bir simge aslında, sadece sevgili, eş, âşık konumu için kullanmadım onu. “Kubilay” , kadınların gururlarını hiçe saymış, onları yüz üstü bırakmış, sadece kendini düşünen erkek müsveddelerinin bir simgesi. Bu sevgili olur, koca olur, baba olur, amca olur hiç fark etmez.



10- Ah Eric, Maço, dağ adamı, nezaketsiz ve yaralı biz kadınlar onun gibisini istemeyiz ama gider ona aşık oluruz… Eric karakterini nasıl yarattın… Kimden esinlendin?
Eric karakteri için biraz farklı düşünüyorum. Aslında yazdıktan sonra fark ettim ki kendimden esinlenmişim. Çünkü Eric benim ve belki de birçok kadının istediği, beklediği ama asla bulamadığı bir erkek tipi. Eric benim ütopyam. Her zaman, her yerde doğru şeyi yapan, doğru sözleri söyleyen bir erkek kesinlikle ütopyadır.

Evet, hanımlar ne yapmıyoruz kitap karakterlerini okuyup onlara benzeyen kişileri bekleyip çıtayı yükseltmiyoruz… Onlar yazarın hayal gücü sadece…




11- Hikâyenin büyük bir kısmı İsviçre’nin Lauterbrunnen köyünde geçiyor… Daha önce İsviçre’de bulundun mu?
İsviçre’de hiç bulunmadım. Sadece internette gezinirken arkasında şelale olan Hotel Staubbach’ın bir fotoğrafına denk geldim. Ve birden tüm hikâyeyi o an kabataslak kafamda oluşturdum. Daha sonraları çok araştırdım ama yine de en küçük bilinmeyenler bile hikâyeyi yavaşlatıyordu. Neyse ki İsviçre’yi, Lauterbrunnen’i görmüş çok değerli bir yazarla Kemal Tümerkan’la karşılaştım bu sayfaları gezinirken. Ve sağ olsun hava durumu gibi en saçma sorularıma bile cevap verdi.




12- Kitabının geçtiği yeri gidip görmek, orada bir süre yaşamak ister misin?
Kesinlikle isterim. Benim için çok değerli bir yer oldu.

Bende gelsem belki Eric gerçektir…



13- Biz bu eğlenceli aşk kalemini çok sevdik, ikinci kitap projen var mı?
Aşk Nerede? 2 için hiç düşünmemiştim aslında. Ben hemen yıllardır istediğim tarihi fantastik olan Saray Kadınına başlamak istemiştim. Sonra okurların yönlendirmesiyle tekrar Eric ve Hande’yi evlendikten sonra yaşadıklarını yazmayı düşündüm. Hatta her şey belliydi, biraz başlamıştım bile. Ama sonra fark ettim ki bir şeyi fazla uzatmanın gereği yok. Bu aynı kitabı tekrar etmekten başka bir işe yaramayacak. Eric ve Hande kitabı kapandı. Şimdi hızla Saray Kadınını yazıyorum. Eric ve Hande olmayacak demek Aşk Nerede ikincisi gelmeyecek demek değil. Çünkü bir oteller serisi yapmaya karar verdim. Saray Kadınından sonra hemen ona başlayacağım. Farklı bir otel, farklı karakterler, farklı olaylar ama yine bir romantik komedi. Otel yine belli ve yine bir anda karşıma çıktı. Bu yüzden çok güzel şeyler ortaya çıkacağını düşünüyorum.

Tarihi romanlar ilgimi çekmiştir her zaman Saray Kadını’nı heyecanla bekliyorum. Ayrıca kendi adıma Aşk Nerede 2 olmaz ama oteller serisi ilgi çekici bir projeye benziyor heyecanla yeni oteli ve yeni aşkı bekliyorum…




14- Blog takipçilerime ve okuyucularına son sözün nedir…
Kitabımı okumuş olanlara çok teşekkür ediyorum. Okumuş ya da okuyacak olanlar için umarım yazdığım belki de bu klişe hikayenin içinden asıl anlatmak istediğimi görmüşlerdir ya da göreceklerdir.

Romantik kitaplar kulübünde kitabı okuyan herkesten olumlu eleştiri aldım… Teşekkürler alıyorum bu kitabı seçtiğim için…



Sevgili Ayşe, Yolun açık olsun… Umarım daha çok yazarsın bizde okuruz…









29 Nisan 2016 Cuma

"AŞK NEREDE?"







AŞK NEREDE? 
“Kitap Ağacı Romantik Kitaplar Kulübü” Nisan ayında Sevgili Ayşe Ayhan’ın "AŞK NEREDE?" Kitabını okudu…



Kitap çok eğlenceli romantik komedi film tadında… 


        Hande, yıllardır platonik aşkı Kubilay’ın Reklam Ajansında Kreatif Direktör olarak çalışmaktadır… Bir sabah Kubilay’ın bugün ikimiz ile ilgili bir kararı toplantıda paylaşacağım demesi ile hayal dünyasında düğünlerini yapar… Odasına gittiğinde Kubilay’dan gelmiş olan çiçek ve “Yeni Hayatımıza…” yazısı bu düşüncelerini kesinleştirir…


        Patronu Kubilay her yıl tüm çalışanları ile tatile gider bu yıl tatil programlama görevini Hande’ye vermiştir ama verdiği görevi unutmuş, asistanı Serpil’e de aynı görevi vermiştir. Hande, sevdiği adam ve arkadaşları ile AŞK şehri Paris için program hazırlar… Ama Serpil İsviçre’nin Lauterbrunnen köyünde şelalenin yanında bulunan dünyaca ünlü Hotel Staubbach için program yapmıştır.

        Toplantı saati geldiğinde Hande heyecanla Kubilay’ın sağına oturur, Asistanı sarı çalı Serpil’de soluna… Ve Kubilay açıklar Ankara’da yeni açacağımız şubenin Genel Müdürü Hande Ayseven… Hande şok, Hande hüsran, Hande yer yarılsa da içine girse… Kubilay konuşmaya devam etti... Diğer yanında oturan Serpil’i ellerinden tutarak ayağa kaldırdı ve biz nişanlandık dedi… 


          Ve asıl macera bundan sonra başlıyor…  Hande hayatının en büyük hatasını yaptığını anlıyor, gerçek aşkı Eric ile tanışıyor… Bu yaşına kadar ertelediği Master’ı yapmak için ilk adımı atıyor… 



Kahkaha atarak okuduğum, zaman zaman gözlerimin dolduğu bir hikâye idi… Sizde benim gibi uçak yolculuklarında okumayın kahkahalarınız yüzünden diğer yolcular tarafından deli damgası yiyebilirsiniz…



Bu arada kitaptaki favori karakterim “Neşe” hayatınızdan “Neşe” gibi dostlarınız eksilmesin



Sevgili Ayşe, yolun açık olsun…
Sevgiler; Çilek Kız 

14 Nisan 2016 Perşembe

Kalbime Fısılda - Dilek Taygun




Merhaba;
Son okumasını yaptığım kırık bir aşk hikâyesi olan “Kalbime Fısılda” kitabının yorumu ile geldim…
Ünlü, başarılı, zengin ve yakışıklı iş adamı Ömer ATAY gücüne güç, parasına para katmak için dedesinin vasiyetinde yazan şartı kabul eder…  Hiç görmediği, tanımadığı taşrada yaşayan Buket SAY ile evlenecektir…

Buket SAY yaşlı annesi, babası ile birlikte kendilerine ait küçük çiftlikte yaşıyordur… Bir akşam gelen iki adamın babasına verdiği bir mektup sonrası zor bir karar onu bekliyor… Ya Ömer ATAY ile evlenecektir, ya da babası hapse girecek ve küçük çiftlikleri ellerinden alınacaktır… Ve Buket o gece kararını verir artık Buket ATAY olacaktır…

Buket için Ömer’le evlenmek ölmeden mezara girmektir… Ömer kalpsiz, ruhsuz adam peki Buket’le evlendikten sonra, onu öptükten ve kokusunu duyduktan sonra buz tutmuş kalbi eriyecek mi gerçek aşkı öğrenecek mi?


‘ İnanmaz gözlerle karşımdaki adama bakıyordum. Bir insan ancak bu kadar duygusuz olurdu. Yumruk yaptığım ellerimden birini kalbinin üzerine koydum. “Burada olan şey sadece bir et parçası.” Ömer’in dudakları alayla kıvrılmıştı. “Bunu anlaman ne hoş!”
Bir şey söylemedim. Elimi kalbinin üzerinden çekecekken Ömer’in eli izin vermedi. “Buket… Ben kendi karanlığımda kaybolmuş bir adamım ve sen benim karanlığıma bir ömür mahkûmsun.”  ‘

Eğer sende okuyup bu aşkın şahidi olmak istiyorsan bu kitabı hemen al… Kitap çok yakında raflarda yerini alacak…

Sevgiler;
Çilek Kız…

13 Nisan 2016 Çarşamba

Bir Kadın Nasıl Büyür - Stephanie Evanovich




Merhaba ;
Evet bu aralar okuyamayan daha doğrusu basılı kitap okuyamayan ben geldim. 20 Mart’ta Kitap ağacı Romantik kitaplar kulübü olarak Stephanie Evanovich’in Doğan Kitap’tan çıkan, Bir Kadın Nasıl Büyür isimli kitabını okuduk.


Eşini yeni kaybeden oldukça kilolu Holly ile Ünlü isimlerin kişisel spor danışmanı Logan Toronto’dan New Jersey’e dönerken bussines sınıfın dolu olması sebebi ile ekonomi sınıfın dar koltuklarda yan yana otururlar. Holly’nin uçak korkusunu hisseden Bay Karizma hemen sohbete başlar ve yaptığı işten bahsedip kartvizitini verir… Ve bir sonraki perşembeye birlikte çalışmak için randevu verir.


Spor ile vücudu şekle giren Holly’den en yakın arkadaşı Beysboll Star’ı Chase ve eşi Âmânda ‘ya bir proje diye bahseder Çirkin Ördek Yavrusunun Kuğu olma projesi ve onları tanıştırır… Amanda’nın Holly’e yakınlık göstermesi ve dostluk kurması Logan için tehlike çanlarının çalması demek…


Amanda’nın önderliğinde dış görünüşünde değişiklik yapan Holly, Loganı etkisi altına almıştır… Bir ders sırasında salonda sevişen çift… Artık düzenli olarak buluşup birlikte paylaşım yapıyorlar ama bu buluşmalar Holly’nin evinde oluyordur… Bu zamana kadar mankenler ve modeller ile olan Logan vermesi gereken en zor kararı verir ve Holly ile sosyalleşmeye başlar partilere, yemeğe, maçlara ve sinemaya el ele giderler… Holly artık herkes tarafından kabul görmüş Logan’ın sevgilisidir. Ama birçok kişinin Çirkin Ördek Yavrusunun Kuğu olma projesinden haberi vardır hatta en olmaması gereken Nathalie’ni n bile… Nathalie çok ünlü bir manken ve Logan’ın yatak partneridir ama aynı zamanda âşıktır ve Logan için tehlike çanları çalmaya başlar…


Kitap normalde sade ve hoş bir dille yazılmış ama çeviriden dolayı ve düzeltme hataları vardı… Keyifli kafa dağıtıcı bir kitap arıyorsanız kesinlikle tavsiye ederim…


Sevgiler ;
Çilek kız

23 Mart 2016 Çarşamba

Bahar Okuma Şenliği 2016



Merhaba; 
Hezimet ile sonuçlanan bir kış okuma şenliği sonucu kendimden utanarak , 
Bahar okuma şenliği listemi hazırladım ... 
Umarım bu şenlik yüzümün akı ile çıkarım.... 



http://pinucciasbooks.blogspot.com.tr/2016/03/bahar-okuma-senligi-2016.html



Kurallar:

·                     Etkinlik 21 Mart günü başlıyor ve 20 Haziran 2016’da sona erecek (21 Mart'tan önce başladığınız veya 20 Haziran'dan sonra bitirdiğiniz kitaplar kapsam dışı kalacak. Tarihlere dikkat!)
·                     Etkinliğe 21 Mart 2016 – 20 Haziran 2016 tarihleri arasında canınızın istediği vakitte katılabilirsiniz.
·                     Okuduğunuz her bir kitabı aşağıdaki kategorilerden sadece birine saydırabiliyorsunuz. Ancak, etkinlik devam ederken kategoriler arası okuduğunuz kitapların yerlerini değiştirebilirsiniz.
·                     Kategorilerin tamamını okumak zorunda değilsiniz. Puanlama sistemimiz esnek. Yapılabilecek en yüksek skor diye bir şey yok. Amaç okuyabildiğimiz kadar çok okumak.
·                     Toplamda 22 kategori var. Canınız hangi kategoriden istiyorsa onu okuyun. Amacım esneklik sağlayarak katılımcıları belli türde kitaplar arasına sıkıştırmamak ve katılımcı sayısını artırmak.
·                     Okuyacağınız her bir kitap 10 puan değerinde. Son 5 kategoride ekstra puanlar var.
·                     Hiçbir kategori için sayfa sınırlaması yok.  
·                     Bir kategori için birden fazla kitap okuyarak daha fazla puan kazanamazsınız. Örneğin bir yasaklanmış kitap okuyanlar 10 puan kazanacak ama iki yasaklanmış kitap okuyan 20 puan kazanamayacak. 
·                     Bir kitabı birden fazla kategoriye saydıramazsınız. Örneğin hiç okumadığınız bir yazardan bir yasaklanmış kitap okuyup 10+10=20 puan kazanamazsınız. 
·                     Katılmak için blogunuzun olması veya okunan kitapların yorumlanması zorunlu değil. Katılmak isteyen herkesin burayayorum bırakması gerekiyor.  Blogu olan katılımcılar bloglarında, blogu olmayan katılımcılar da blogu olan katılımcılarla iletişime geçerek hangi kategori için hangi kitapları okumayı planladıklarını duyurabilirler. 
·                     7 Mayıs'ta  bir yayın yaparak kimin ne okuduğunu soracağım ve sıralamaları buradan duyuracağım. O yayınımın altına yorum bırakarak hangi kitapları okuyarak kaç puana ulaştığınızı bildirebilirsiniz.
Puanlama Sistemi:
·                     Yukarıda da belirttiğim gibi her kitap 10 puan değerinde.
·                     Ekstra puanlı kategorilerde, okunması gereken tüm kitapları okumayı tamamladığınızda ekstra puanları da almaya hak kazanıyorsunuz.
·                     Güncelleme tarihi itibariyle okuduğunuz toplam sayfa sayısı dört basamaklı bir sayıysa ilk iki hanesi, beş basamaklı bir sayıysa ilk üç hanesi toplam puanınıza eklenecek. 
·                     ÖRNEK PUANLAMA: Diyelim şenliğin sonuna geldik. Katılımcı ilk 10 kategoriden birer kitap okudu. Bir de son kategoriyi tamamladı. Yani katılımcı toplam 14 kitap okudu. Diyelim ki toplamda da 9.695 sayfa okudu. Bu katılımcının alacağı puan:
o                  Okunan kitaplardan: 14*10=140
o                  Son kategoriyi tamamladığı için ekstradan 40 puan
o                  9.695 sayfa okuduğu için 96 puan
o                  Toplamda 140+40+96 = 276 puan
·                     Sıralamaları bu puanlara göre yayınlayacağım. Umarım kafanızı çok karıştırmadım.


Kategoriler: 
1. Kategori (10 puan): Olayların bahar mevsiminde geçtiği veya baharı, çiçekleri, börtü böceği çağrıştıran bir kitap.

İlkbahar Rüyası – Kristin Hannah – Pegasus Yayınları – 469Sayfa


2. Kategori (10 puan): Bir çizgi roman veya manga veya foto roman.


3. Kategori (10 puan): Yaşanmış bir savaşı anlatan bir tarih kitabı veya olayların yaşanmış bir savaş döneminde geçtiği kurgusal bir roman.


4. Kategori (10 puan): Anti-kahraman bir karaktere sahip bir kitap. (Öneriye ihtiyacınız varsa goodreads sayfalarına 
buradan veya buradan ulaşabilirsiniz)


5. Kategori (10 puan): Evde okunmayı bekleyen veya elinizde olmasa da okumak isteyeceğin 10 kitaptan kurayla belirleyeceğin bir kitap.

Pasaklı Tanrıça – Sophie Kinsella – Artemis Yayınları – 419Sayfa


6. Kategori (10 puan): Yasaklanmış bir kitap.

1984 – George Orwell – Can Yayınları – 350 Sayfa

7. Kategori (10 puan): "Kadın" temalı bir kitap.

Kadın – Yılmaz Özdil – Kırmızıkedi Yayınevi – 324 Sayfa

8. Kategori (10 puan): İşlenen suçun cinayet olmadığı polisiye/gerilim türünde bir kitap.

Devlet Sırrı – Osman Aysu – Ephesusu Yayınları – 504Sayfa


9. Kategori (10 puan): Gilmore Girls listesinden bir kitap. 


10. Kategori (10 puan): Normalde okumayacağınız veya uzak duracağınız türde bir kitap.

Üç Cisim Problemi – Cixin Liu – İthaki Yayınları – 412 Sayfa


11. Kategori (10 puan): Mektup veya anı veya biyografi veya otobiyografi türünde bir kitap.

Hayatım – Agatha Christie – Altın Kitaplar – 623 Sayfa



12. Kategori (10 puan): Kitap Ağacı'nın aylık kitaplarından veya herhangi bir Kitap Ağacı Kulübü tarafından Bahar Okuma Şenliği sırasında okunacak bir kitap.

Aşk Nerede? – Ayşe Ayhan – Agapi Yayınları – 396 Sayfa
(Kitap Ağacı Romantik Kitaplar Kulübü Nisan Kitabı)


13. Kategori (10 puan): Basılı tek bir kitabı olan bir yazardan bir kitap.
Yalnızlık Cesaret İster – Merve Deniz – İndigo Kitap – 444 Sayfa




14. Kategori (10 puan): Hayvanların ana karakterlerden biri olduğu bir kitap.

Hayvan Çiftliği – George Orwell -  Can Yayınları – 152 Sayfa



15. Kategori (10 puan): Genç yetişkin türünde bir kitap.

Küçük Hırsız – Sena Yavuz – Martı Yayınları – 416 Sayfa


16. Kategori (10 puan): Olayların Güney Yarımkürede geçtiği bir kitap.

Bir Çift Yürek – Marlo Morgan – Klan Yayınları – 244 Sayfa
(Benim başucu kitabım bu şenlikle 3. Kez okuyacağım Avusturalya’da geçiyor)


17. Kategori (10 puan): Kendi ülkesinde yaşamayan / yaşamamış bir yazardan bir kitap.



18. Kategori (Her kitap 10 puan, 3 kitabı da okuyana ekstradan 20 puan, toplam 50 puan): Olayların geçtiği yerin kitabın isminde yer aldığı üç kitap.
Kış Bahçesi – Kristin Hannah – Pegasus Yayınları – 512 Sayfa

Hollow Malikânesi Cinayeti – Agatha Christie –Altın Kitaplar -335 Sayfa

Kalbimde Bir Yara Bozcaada – Tolga Aydoğan – Minval Yayınları – 223 Sayfa



19. Kategori (Her bir kitap 10 puan, tüm kitaplar okunursa ekstradan 30 puan, toplam 60 puan): Kapağındaki baskın rengin kırmızı ve mavi ve yeşil olduğu birer kitap. (Her renkten bir kitap okumanız gerekiyor).

Aşk Tanrıçasının Yemek Okulu – Melissa Senate –Martı Yayınları -372 Sayfa (Yeşil)

Evrene Fısıldanan Dilek – Karen Mcquestion – Aspendos Yayınları – 336 Sayfa
(Mavi)

Karmakarışık – Emma Chase – Ephesus Yayınları – 433 Sayfa
(Kırmızı)



20. Kategori (Her bir kitap 10 puan, tüm kitaplar okunursa ekstradan 20 puan, toplamda 60 puan): Şimdiye kadar hiç kitabını okumadığınız dört yazardan birer kitap. Yazarların ikisi Türk, ikisi yabancı, ikisi kadın, ikisi erkek olmalı.

Tek – Hakan Nordik – Doğan Kitap – 445 Sayfa
Mino’nun Siyah Gülü – Hüsnü Arkan – Kırmızıkedi Yayınevi – 252 Sayfa
Günahlar ve İğneler – Karina Halle – Novella Yayınları – 399 Sayfa
Karanlık Yalanlar – Alessandra Torre – Yabancı Yayınları – 333 Sayfa



21. Kategori (Her bir kitap 10 puan, tüm kitaplar okunursa ekstradan 40 puan, toplamda 80 puan): Ölmeden Önce Okunacak 1001 Kitap Listesinden dört kitap. (Listeye 
buradan erişebilirsiniz)




22. Kategori (Her bir kitap 10 puan, tüm kitaplar okunursa ekstradan 40 puan, toplamda 80 puan): Kendinizin belirleyeceği bir temaya uyan dört kitap.

KADIN YAZARLAR’IN KİTAPLARI
Sana Anne Diyebilir miyim? – Didem Bilaş – Eftalya Yayınları – 644 Sayfa
Paluri – Öykü Odabaş – Postiga Yayınları – 574 Sayfa

Andon Ustanın Saatleri – Feyza Aksan – Lâl Kitap – 400 Sayfa

Kayıp Hayaller Atölyesi – Beth Hoffman – İndigo Kitap – 427 Sayfa 

17 Mart 2016 Perşembe

Yalancı Su Böreği (Çilek Usulü Sodalı Börek)




Yalancı Su Böreği (Çilek Usulü Sodalı Börek)


Malzemeler;
6 Adet Yufka
200 gr Lor Peynir
100 – 200 gr Rendelenmiş Taze Kaşar Peyniri (Miktarı isteğe göre, ben bol seviyorum)
Yarım Bağ Maydanoz

Hamuru Islatmak İçin;
1 Su bardağı sıvı yağ
1 Su bardağı soğuk süt
1 Şişe Soda
4 Yumurta


Yapılışı;
Önce derin bir kapta Lor Peynir, Rendelenmiş Kaşar Peyniri ve ince kıyılmış maydanozumuzu harmanlıyoruz biraz tuz ve arzuya bağlı olarak pul biber. Böreğimizin şerbeti için derin bir kapta yumurtalarımızı çırpıyoruz ardından süt ve yağı ekleyip bir süre daha çırpıyoruz ve ardından sodayı ekleyip karıştırıyoruz…

Önceden yağladığımız tepsiye yufkamızı serip hazırladığımız şerbetten bir kepçe alıp yufkanın her yerini ıslatıyoruz. Geriye kalan 5 yufkayı dörde bölüyoruz her kat için 4 parça kullanacağız…4 parçayı tepsiye yerleştirip tekrar ıslatıyoruz ve 4 parça daha serip önce ıslatıyor ardından iç harcımızı yayıyoruz… Ve kalan 4’e bölünmüş 3 parça yufkayı önce yufkaları yayıp sonra ıslatarak devam ediyoruz… Yufkalar bittikten sonra kalan şerbeti en üst kata döküyoruz ve yufka şerbeti emsin diye böreğimizi dilimliyoruz…

Önceden 180 derece ısıttığımız fırınımızda üstü kızarana kadar pişiriyoruz… Fırından çıkardığımız böreğimizi soğuk su serpip hafif ıslattıktan  sonra bez bir örtüye sarıp 15 dakika dinlendirip, servis edebiliriz…  Şimdiden Afiyet Olsun

Sevgiler ….

9 Mart 2016 Çarşamba

Patatesli Yalancı Kol Böreği…



Bu bloğu açarken yemek tarifleri yazacaktım… Ama bir türlü yazmaya fırsatım olmadı belki de tembellik yaptım bilinmez. Resimde gördüğünüz böreği dün gece yaptım. İlk kez patatesli fırında börek yaptım. Daha önce sigara böreği yapmıştım.  Ve geçer not aldı sizinle paylaşayım dedim

Patatesli Yalancı Kol Böreği…
Malzemeler ;
6 Adet Orta Boy Patates
1 Adet Orta Boy Soğan
5 Adet Yufka
Yarım Bağ Dere Otu
Tuz, karabiber, pul biber
Soğanı kavurmak için göz kararı margarin.

Hamuru Islatmak İçin ;
Yarım su bardağı Süt
Yarım su bardağı sıvı yağ.

Üzeri İçin;
2 yumurta
Çörek otu, Susam


Yapılışı;
Patatesleri haşlamak üzere ocağa alıyoruz. Soğanları küçük küçük doğrayıp az yağda kavuruyoruz. Haşlanan patatesleri soyup rendeliyoruz. Patateslere göz kararı tuz, karabiber ve pul biberi ekleyip harmanlıyoruz. Kavrulan soğanların üzerine patateslerimizi ekleyip 5 dakika karıştırarak kavurmaya devam ediyoruz. Ocağı söndürüp biraz daha karıştırdıktan sonra ayıklanıp ince kıyılmış dereotunu ekleyip birbirine harmanlıyoruz.
5 adet yufkayı ortadan ikiye kesiyoruz. Yufkayı tek tek alıp bir kâsede karıştırdığımız süt ve sıvıyağ ile ıslatıyoruz. Yufkanın geniş köşesine iç harcımızı koyup rulo yapıyoruz. Rulo haline gelen yufkamızı kendi etrafında sarıp, gül şeklini alması ile tepsimizin ortasına yerleştiriyoruz. Geriye kalan yufkalara da aynı işlemi yapıp ortadaki gül şeklimizin etrafına sarıyoruz. Yufkalarımız bittikten sonra
2 yumurtaya 1 yemek kaşığı süt (tercihe göre) ekleyip çırpıyoruz. Fırça yardımı ile böreğimizin üzerine kızarması için sürüyoruz. İsteğe göre susam ve çörekotu (ben çok sevdiğimden bol kullandım) serpip önceden ısıtılmış 200 derece fırında 30 dakika (Üzeri kızarıncaya dek) Pişiriyoruz. Denedikten sonra yorum bırakırsanız çok mutlu olurum. Şimdiden ellerinize sağlık.

AFİYET OLSUN!
Sevgiler;