4 Ekim 2016 Salı

Nazlı Ozan ile Söyleşi

Merhaba;
Konuğumuz Raslantı -  Aşkı İtaliano’nun yazarı Sevgili Nazlı Ozan  

    
Nazlı’cığım öncelikle söyleşiyi talebimi kabul ettiğin için çok teşekkür ederim. BTÇSS sorularına hazır mısın? (Bir Tutam Çilek Seçme Sınavı) 

*Kesinlikle hazırım. Yarışmacı arkadaşlara başarılar diliyorum :)


1- Nazlı Ozan kimdir önce seni tanıyalım… 


30’larında. Evli ve bir kız çocuğu annesi. Annelik, iş, ev ve eş üçgenin yanı sıra aynı zamanda okuma ve yazma aşığı biri. Bence buradan sonrasını başkalarına sorman gerekirdi sevgili çilek.  Şimdi şöyleyim böyleyim demek bana yakışmaz.  :)


2 – Nazlı’cığım iyi bir okuyucu olduğunu biliyorum. Belli bir tarzın var mı yoksa ne bulsam okurum diyenlerden misin? 


Evet. Kesinlikle iyi bir okuyucuyum. Her ne kadar ayırt etmeden okumaya çalışsam da Klasikler ve çağdaş edebiyatı çok daha fazla seviyorum. Onun dışında her tarz okumaya çalışırım. Ama bunu da abartmam. İlla ki her şeyi seveceğim ya da okuyacağım diye bir derdim yok.

3- Hayatta okumam dediğin bir yazar veya kitap var mı? 


Şöyle bir durdum ve kaşlarımı çattım ama sanırım yok. Okuyup anlamaya ve empati kurmaya çalışırım. Sevmiyorsam zorlamam ve bırakırım. Ön yargılı bir insan değilim.

4- Başucu kitapların nelerdir?


Kaç tane sayabiliyoruz :)  Şöyle bir düşeneyim hemen. Aslında bu dönem dönem ve ruh halime göre de değişiyor. Ama en son listem; J.m Darhower - RUHUNDAKİ CANAVAR. Özellikle bu çünkü oradaki dilini, anlatımını ve bana hissettirdiklerini çok seviyorum. Jane Austen - Aşk ve Gurur, Emily Bronte -Uğultulu Tepeler.Dostoyevski Suç ve Ceza



5-Kitaplarını okumaktan en keyif aldığın yazarlar kimlerdir?


Klasikler dışında, Albert Camus, Milan Kundera, Paulo Coelho, Maeve Binchy, Stephen King, Agatha Christie, daha da böyle uzar. 



6- Yazmaya ilk ne zaman başladın? 


Ortaokulda günlük tutmaya başlamıştım. Sonrasında yine o dönem konularına göre denemeler yazmaya başladım. Lisede ilk roman denememi yazmaya çalıştım J) Çalıştım diyorum çünkü hala kendisi yarım duruyor. :) 

7-Hayallerinin arasında kitaplarının basılacağı, fuarlara katılacağın, imza günün olacağı ve okurları tarafından çok sevilen bir yazar olmak var mıydı? 


Kesinlikle yoktu. Bazen hala bakıp da “vay be,” diyorum. Hayatın sizin için neler planladığı gerçekten sürpriz. Ama artık biliyorum ki hiç beklemediğiniz şeyler mucizeymiş gibi gerçekleşiyor. Yeter ki siz ona bir adım atın ve inanmaktan vazgeçmeyin. Hayaller gerçekleştirilmek için var öyle değil mi?


8- En büyük hayalin olan Bir Tutam Çilek ile söyleşi kısmını şu an gerçekleştiriyoruz. Ne hissediyorsun :) :) :) :) :) 


Mutlu. :)   Önemsenmek ve sevildiğini bilmek güzel. Bir de bu çilek bana böyle tatlı ve güzel sorular hazırlamışken.:) 



9- Ah Aşkı İtaliano Roberto. Evde kalmış bir okur olarak isyanım var… Böyle karakterler yazıyorsunuz bizim çıta göğü deliyor koca bulamıyoruz… Roberto nasıl ortaya çıktı? 


Roberto. Roberto. Ah!  Ne desem bilemedim şimdi. Yani onun hakkında o kadar şey yazmama rağmen itiraf ediyorum ki kendisi çok başka. Bunun için sanırım erkeklerin daha çok aşk romanı okuması gerekiyor. Kadınlar ne ister diye soruyorlar ya. İşte yazılı kaynak. Açıp okuyun J Roberto Rossi’yi ayrı bir kitap olarak yazmak aslında hiç aklımda yoktu. İlk kitabımdaki karakterlerimi balayına İtalya’ya gönderince bir yakışıklı İtalyan yazayım dedim ve Roberto ortaya çıktı. Artık nasıl yazmışsam okurlarım ve özellikle bir arkadaşım bu adamı öylece ortada bırakamazsın dediler. Çünkü onu kalbi kırık bir şekilde yazmıştım. Madem öyle tamam dedim ve böylece AşK-ı  İtalyano’nun temelleri atılmış oldu.

10-  Aslı bizim grubun delisi… Kaç kişiden esinlendin Aslı’yı yazarken. 


Yazarken çok fazla fark etmemiştim ama Aslı’da aslında birçok insanın karışımı var. Ben, sen, biz, siz, onlar J Olmak istediğimiz, hayallerinin peşinden giden ve güçlü bir kız Aslı. O yüzden onu çok seviyorum.
(Bu arada bizim grup dediğim Nazlı Ozan Hikâyeleri Faceebook grubu)



11-Karakterlerin için muhtemelen gerçek hayattan birilerinden birkaç özellik almışsındır mesela Enrico, Buğrul veya Angela? Kimler senin ilham perilerin. (Burak tek başına bir soru karakteri o yüzden biraz sabır) 


Aslında karakterleri yazarken ilham almak demeyelim de hissederek yazıyorum. Yani önce karakteri oluşturup sonra ona göre bir rol biçiyorum. Emin ol etrafımda Enrico ve Buğrul gibi tipler yok J Burada kahkahalarımı serbest bırakıyorum izninle. Angela da aynı şekilde gerçekten genel birisi yok. Kızlar genelde birçok karakterin toplamı.


12- Hiç görmediğin İtalya’yı yazmak nasıldı? Ardından yazdığın yerleri gidip görmek…  Ne hissettin?


İşte en güzel soru. İtalya’ya olan ilgim lise’de Maeve Binchy’nin ‘İtalyanca Aşk Başkadır’ kitabıyla başladı ve daha sonra Ferzan Özpetek filmleri ile devam etti. Onların aile ilişkileri, bize benzemeleri ve yuvarlak masanın etrafında oturarak yaptıkları sohbetleri yansıtan hayatla iç içe sohbetleri beni etkiledi. Eğlenceli, tatlı ve hayatı seven insanlar. Kalemimle birlikte onlara daha da yakınlaştım. Daha gitmeden bütün sokaklarında dolaştım ve havasını hissetmeye çalışarak kitabımı yazdım. O kadar çok video ve araştırma yapmıştım ki İtalya ile ilgili birçok şeyi biliyordum ve sanki orada gibi hissediyordum.
Ve sonra…
Kitabımla birlikte yazdığım yerlere gitmek inanılmaz bir duyguydu. Her sokak, her durak, her bir yapıyı sanki karakterlerimle birlikte yeniden gezdim. Anlatılmaz yaşanır denir ya. Gerçekten yaşadım ve mutluyum J La Dolce Vita :)

(Hatta bizim için de ‘Aşk Çeşmesi’ne’ para attı belki de AŞK bizi İtalya’ya davet ediyordur. Ayrıca ’İtalyanca Aşk Başkadır’ benim de Maeve Binchy’nin kalemi ile tanışıp hayran olduğum kitaptır. )


13-Yeni kitap “Plaza Kızları” hazırlıklar ne aşamada ne zaman kâğıt kokusu ile buluşacak.


Plaza Kızlarını bitirdim. En kısa zamanda olmasını istiyorum bende ama bakalım.

14- Beklenen soru yeni yayınevin belli oldu mu?

Bilmem oldu mu? :)  Kaçamak cevaplar vereyim.

(Heyecanla açıklamanı bekliyoruz)

15-Wattpad de kitap okuyor musun? Mesela kimleri okursun?

Eskiden ilk kayıt olduğum zamanlar da sadece okuyordum. Sonra yazmaya başlayınca kesintiye uğradı. Düzenli olarak okumuyorum artık. Sadece çok yakın arkadaşlarımın hikâyelerine göz atıyorum fikir vermek amaçlı o kadar. Çünkü; kâğıt kokusuyla okumak başka.

16- Yazmak isteyenlere önerin nelerdir… 

Anlatacak bir şeyleri olduğuna, yazarak rahatladığını düşünenlere, yazmak beni mutlu ediyor diyenlere söyleyeceğim tek şey canınız ne istiyorsa onu yapın. Hiç kimse mükemmel değil. Başlangıçta ne yazdığınızın bir önemi yok. Yazmaktan çekinmeyin ama bol bol da okuyun.  İyi bir okuyucu olmadan iyi bir yazar olunamayacağına inananlardanım.



17- Blog takipçilerime ve okuyucularına son sözün nedir…

Bu güzel, içten ve tatlı söyleşiye bayıldığımı söylesem yeterli mi J Gerçekten çok teşekkür ederim benim için zevkti. Okuyan herkese de sevgilerimi gönderiyorum.

(Samimiyetin, tatlı dilin, arkadaşlığın, güler yüzün için teşekkür ederim)  

Nazlı’cığım,
Okuyucun bol, yolun açık olsun…
Sevgiler
Çilek Kız


Sürpriz sen sorular bitti sandın ama bitmedi… Birkaç okuyucundan soru istedim işte ilki. 

Görümceciğim Esma Yağmur ve Soruları,

1-Yazarken olmazsa olmazları var mıdır? Mesela nasıl bir ortamda olunca kendini kaybedip sayfalarca yazar?

Olmazsa olmazım yok. Her durumda yazabilirim. Hatta ses ve gürültünün olması beni etkilemez. Aksine o anda o gürültüden soyutlanarak yazının içerisine girerim. Çok sessizliği sevmiyorum sanırım.

2-En büyük ilham kaynağı nedir?

Her şey. Kitaplar, filmler fotoğraflar, kişiler, hikâyeler… Yazmaya başladıktan sonra her şey benim için bir ilham kaynağı açıkçası.

3-Yazarken müzik dinler mi?

Kesinlikle dinlerim. Ama bu da yazacağım bölümün niteliğine göre değişir.

Eltişim İlknur Çillioğlu ve sorusu; :)

1-Kitap ne zaman çıkıyor, Fuara yetişir mi? Fuara gelecek misin?
İlknur’u kocaman öpüyorum ve sevgilerimi gönderiyorum. Sanırım o anladı J

Nevra Mutlu Karataş’ın Sorusu ve dip notu; :)
1-Burak karakterini oluştururken ne düşündün ve kimden ilham aldın?
Aman Tanrım! Nevra J Açıkçası etrafımda Burak gibi bir kuzenim olmasını ister miydim pek emin değilim ama onu çok seviyorum. Evet, Burak’a benzeyen birkaç arkadaşım vardı ve şimdi düşününce sanırım ona çok benzediğini fark ettim J

Dip not: Yanlış anlaşıla olmasın Nevra artık Burak’ı çok seviyormuş… (Ben Nevra’nın yalancısıyım…)



Hiç yorum yok:

Yorum Gönder