28 Ekim 2016 Cuma

Esra Tok ve Mazi

Merhaba;
Bu ayın konuk yazarı Sevgili Esra Tok,
Esra’cığım öncelikle söyleşi talebimi kabul ettiğin için çok teşekkür ederim. Sorularıma hazır mısın? 
Bu denli heyecanlanacağımı tahmin etmiyordum. Ben teşekkür ederim beni davet ettiğin için.

1- Esra Tok kimdir? Seni daha yakından tanıyalım…
Yirmi altı yaşında bir mühendis, iş hayatımda şu an kendimi dinlenmeye aldığım için sakin günler yaşıyorum. Elbette ilk kitabım çıktığı için fazlaca heyecanlı zamanlar. Ailemle İstanbul da yaşıyorum. Hem Çerkez hem Gürcüyüm. Bu nedenle fazla renkli ve çeşitli bir ortamda büyüdüm. Gülmeyi ve etrafımdaki insanları güldürmeyi çok severim. Kafama bir şey takmayan biriyimdir. Neşeli ve çok duygusalım.

2-Esra’cığım yazmanın dışında iyi bir okuyucu olduğunu biliyorum. Neler okursun? Belli bir tarzı var mıdır yoksa ne bulsa okur mu?
Evet, kitap okumak vazgeçilmezlerimdendir. Bu konuda ayırım yapmam zor. Ama genel olarak okumaktan zevk aldığım türler; tarihi kurgu, romantik ve fantastik... Klasikleri de okumayı seviyorum. Ama okuyamadığım tarz dersek, şu an da sadece Polisiye diyebilirim.

3- Başucu kitabın var mı, varsa nelerdir?
O kadar çok ki.  Ama öncelik verecek olursam biri, Jojo Moyes - Senden Önce Ben. İmkânsız aşkı bana derinden yaşatıp, gözyaşları içerisinde kitabı bitirmemi sağladı. Hala düşündükçe içim sızlıyor Will için. Diğeri, Michelle Zink – Kehanet. Fantastik kurgu da beni soluksuz bıraktı. İkinci kitabı Gardiyan’ı çok zor bekledim.


4-Kitaplarını okumaktan en keyif aldığın yazarlar kimlerdir?
Hangisinden başlasam. Ben bir yazarın kalemini beğenirsem, tüm kitaplarını alıyorum. Ortaokul dönemlerimden Bir Genç Kızın Gizli Defteri serisiyle kalbimi fetheden İpek Olgun, Canan Tan, Ayşe Kulin, Zülfü Livaneli beğenerek okuduğum değişmeyen isimler. Wattpad sayesinde tanıdığım ve tüm kitaplarını beğenerek okuduğum bir isim var; Burcu Büyükyıldız. Yabancı yazarlardan Michelle Zink, Stephenie Meyer, Wendy Hıggıns, Nicole Jordan, Victoria Alexander, Teresa Medeıros…


5- Wattpad de kimleri okursun?
Daha önce çok vakit geçiriyordum. Yazılan hikâyeleri takip edip, biri bitmeden diğerini kütüphaneye ekliyordum. Şimdi çok okuma fırsatım olmuyor. En son dortgozkedikiz, ysmn978, Valeria_Kim_Young, asknnur’un hikâyelerini okudum.

Esra’cığım, beni de yazarlar kategorisine dâhil ettiğin için çok teşekkür ederim. Ama yine diyorum ve hep diyeceğim yazmak değil okumak benim işim…

6- Bize yazma hevesini anlatır mısın?
Yazmaya başladığımda lise son sınıftaydım. Okul döneminde öyle güzel kompozisyon yazan bir öğrenci değildim. Kalıplara sığmayı sevmediğim içindir belki. Okumayı çok seviyordum ve sınıfta kitapları birbirimizle paylaşma önerisinde bulunan biriydim. Lise bitmeden ekranda olan bir diziyi hayranlıkla takip etmeye başladım ve onun için hikâyeler yazmaya başladım ilk olarak. Hatta sevgili babam bu konuda bana çokça kızmıştı o zamanlar. Ama durduramadı. Yazdıkça kendimi başka kurgularda, başka karakterlerle buldum. Bambaşka hikâyeler yazmaya başladım. Öyle de devam ediyorum.

7- Hayallerinin arasında yazdıklarının basılacağı, imza günün olacağı var mıydı?
Böyle bir hayalle kendime baskı yapmak istemedim aslında. Ben her zaman bir şeyi yürekten istediğinizde gerçek olacağına inanırım. Bende gerçekten istedim. Yazdıklarımın kâğıt kokusuyla buluşmasını ve hayata kalıcı bir iz bırakmayı istedim. Gerçek oldu

8- En büyük hayalin olan Bir Tutam Çilek ile söyleşi yapıyorsun ne hissediyorsun. (Şu Çilek kızı mutlu edecek bir şeyler karala tatlım)
İşte bu benim için bir hediye oldu…

9- Bir Karadenizli olarak Töre kitabı yazmaya nasıl karar verdin, özel bir sebebi var mı?
Benim yazmama vesile olan dizi töre unsurunu anlatan bir diziydi. Bende bu şekilde ilgilenmeye başladım. Gördüğüm, bildiğim kültürden çok farklıydı.  Elbette bir yaşam tarzını ya da kültürü anlamak o kadar kolay olmadı. Ama bolca araştırdım. Bulduğum ya da eriştiğim hayatları okudum, izledim.  Ve öyle yazmaya başladım. O andan itibaren de kendimi hiç yabancı hissetmedim. Benim kabullenemediğim kuma kavramı unsurunu elbette saf dışı bıraktım. Ben aslında töreyi ve doğu kültürünü hayal dünyama katıp, olmasını istediğim gibi yazdım.

10- Mazi ’de yer alan “Yedi aşiret” ciddi bir araştırmanın eseri olmalı nereleri kaynak olarak kullandın?
Mazi’yi yazmaya başladığım anda istediğim sıradan bir kurgu olmamasıydı. Bu yüzden Genco’yu yazmaya başladığım sırada güçlü bir birlik oluşturmak istedim. Sadece tek bir aşiretten oluşan bir hikâye olmasını istemedim. Bolca araştırma yaptım. İnternette pek çok sayfayı, aşiretleri ve tarihlerini inceledim. Yüzlerce aşiretten hala varlıklarını koruyan ve kendi içlerinde büyük topluluklar oluşturan aşiretler olduklarını gördüm. Hatta benim düşündüğüm gibi “Yedi Aşiret” gibi birlik olan aşiret topluluklarının günümüzde var olduğunu ve devam ettiğini gördüm. Bende böylece “Yedi Aşiret” ile yedi güçlü adamı ve aşiretlerini, birliklerini sağlamaları ve daha da güçlenmeleri için bir araya getirdim.


12- Genco Uluhan, Savaş Kahraman ve Bevar Kılıç okuyucuların hayallerini süsleyen erkekler. Bu karakterleri yaratım sürecin nasıl gelişti?
Üçü de birbirinden oldukça farklı aslında. Ancak ortak iki noktaları var. Aşkı dibine kadar yaşıyorlar ve çok yakışıklılar J Önce Genco’yu oluşturdum. Onu yazmaya başladığı an karakter kendiliğinden oluştu aslında. Genco, ince ruhlu bir adam. Sanatçı özelliği olan, hırslı ve hayatta istediği her şeyi elde edebilmiş bir adam. Daha sonra Bevar’ı yazdım. Çok öfkeli, hırçın ve puslu bir adam. Uluhan konağının yetimi olarak anılan, hayatta hep mücadele etmek zorunda kalmış biri. En son Savaş’ı yazdım. Savaş hırçın, inatçı ve yarım kalmış bir adam olarak çıktı hayallerimde. Kardeşini aramak için savaşan, bir yandan da annesini temize çıkarmayı çalışan bir adam.  

13- Amelya, Rojda ve Lalezar ağaların güçlü kadınlarını yaratım süreci nasıl gelişti?
Amelya’yı yazarken biraz zorlandım aslında. Yaşadığı tutsak hayat nedeniyle çok narin ve masum bir kadın olarak yazmaya başladım. Ama zamanla keşfettiği gibi çok güçlü ve fazlasıyla kıskanç bir kadın.
Rojda, yazmaya başladığımda bu denli üzerinde yoğunlaşmayı düşünmemiştim. Ama Savaş’ı yazdığım an onunla ilgili planlarım ve onun karakteri de kendiliğinde oluştu. Rojda, Amelya’dan farklı görünse de aslında ortak bir noktaları var. İkisi de kocalarını sahiplenen tutkulu kadınlar.
Lalezar… O en güçlüsü aslında. Küçük olmasına rağmen ilk aşkına sahip çıkacak kadar gözü kara bir kadın. Onu yazarken, bir kadında olması gereken en önemli özellikten yola çıktım: Cesaret.

14- Genco ilk Amelya’nın gözlerini gördü ve âşık oldu bu duyguyu yansıtmak senin için zor oldu mu?
Bazıları doğru bulmasa da ben ilk bakışta aşka inanıyorum. Kimse beni vazgeçiremez J Bu yüzden de Genco’yu yazmaya başladığım anda bu aşkın kıvılcımını o ilk bakışta atmaya karar verdim. O anı yazmak zordu, inkâr edemem. Yüzünü görmediği bir kadına sadece gözlerini gördüğü o kısacık anda tutulmasını yazmak en önemlisi de hissettirmek kolay değildi. Umarım başarabilmişimdir.

15- Seri 3 kitaptan oluşuyor Günahkâr Savaş ve Rojda’nın hikâyesi nasıl gidiyor yazmak? Bu arada OFLAZ benim yan gözle bakanı yolarım J  (Bu arada okurlarının isyanı bölüm çok geç geliyor) 
Günahkâr, şu an devam ediyor. Ancak Mazi’nin başladığı zamandan biraz daha geriye sardığım için hikâyede anlatılması gereken çok detay var. Aceleye getirmek istemediğim için de biraz fazla titizleniyorum sanırım. Geç gelmesinin nedeni de bundan…  Oflaz için mücadele büyük. Ama eminim sen rakiplerini yenersin çilek kız. 

16- Ve serinin son kitabı MASUM Bevar ile Lalezar’ın aşkı yeni başladı ama kurgu kafanda oturmuştur bize biraz ipucu versen…
İpucu mu? Olur mu ki? Şaka şaka J  Masum için biraz daha beklemek istiyordum ama çok istek olduğu için hemen başlattım. Biraz ağır gelecek bölümler bu yüzden. Bevar öfkeli ve hırçın bir adam. Bu yüzden Lalezar’ı oldukça zorlayacak. Gelecek bölüm Bevar’ın İstanbul’a kaçışını ve Genco’nun yanına gidişini okuyacağız. Ancak Lalezar onun peşini bırakmayacak gibi. Küçük bir oyunla sevdiği adamı peşinden hiç olmadık bir yere sürükleyebilir… Bu kadar yeter mi?


17-Blog takipçilerime ve okuyucularına son sözün nedir…
Çilek kız, öncelikle sana ve bana zaman ayıran herkese çok teşekkür ederim. Kitabımı okuyan ve Mazi ile beni evlerine misafir eden, kitaplıklarında yer ayıran tatlı okuyucularıma da buradan senin aracılığınla bir kez daha teşekkür etmek istiyorum. Onların desteğiyle hayallerim gerçek oldu. Daha yolun başındayız ve inanıyorum ki onlarla daha nice başarılarımız olacak. İlk kitabım ve heyecanım çok büyük. Umarım keyifle okumuşlardır. Olumlu ya da olumsuz geri dönüşlerini bekliyor olacağım. Çilek kız, daha nice kitap da buluşmak dileğiyle…


Sevgili Esra,
Okuyucun bol, yolun açık olsun…
Sevgiler
Çilek Kız




2 yorum:

  1. Muhtesem bir söylesi olmus. Esranin kaleminden Mazi'yi okumaktan cok zevk aldim, umarim diger hikayelerini de cok fazla beklemek zorunda kalmayiz. Bu arada Bevar Kılıç'a talibim :D

    YanıtlaSil